Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12262 E. 2023/1363 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12262
KARAR NO : 2023/1363
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/184 E., 2019/232 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki mera tahsis kararının iptali, mera özel sicilindeki kayıtların silinmesi ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinde görülen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili, davalı … vekil ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davanın konusu; … ili, … ilçesi, … Köyü 527 parsel 147100 m2, aynı yer 537 parsel 47000 m2 ve aynı yer 867 parsel 175800 m2 mera vasfıyla tam hisse ile kamu orta malı olarak tapuda kayıtlı taşınmazlara ilişkindir.

2. Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; … ili Mera Komisyonu’nun 14.03.2014 tarihli ve 629 sayılı kararı ile …, … mahallesinde yapılan mera tespit ve tahdit çalışmalarında 527,537 ve 867 parsellerin mera olarak sınırlandırıldığını, parseller üzerinde 3 hektardan büyük alanda eylemli orman olduğunu, taşınmazların eylemli orman olan kısımları için alınan mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek taşınmazın orman olan kısımlarının ifrazı ile devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların kadimden beri mera olduğunu hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; Mera Komisyonuna husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazların kadim mera olduğunu, tespit ve tahdit çalışmalarına süresinde itiraz edilmediğini,… Mahallesinde dava konusu taşınmazlarda dahil olmasına rağmen mera alanlarının ihtiyacı karşılamadığını, kamu yararı doğrultusunda mera olan yerlerin mera olarak kullanılmasına devam edilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.

4. Dahili Davalı … Büyükşehir Belediyesi vekili ;davanın esası yönünden reddi gerektiğini ve yasal hasım olundan vekalet ücreti yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/222 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi hükmü uyarınca memleket haritası, Amenejman planı ve hava fotoğrafları eşliğinde uzman ormancı bilirkişi aracılığıyla orman araştırmasının yapıldığı , bu yolla dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının duraksamasız belirlendiğinden rapor doğrultusunda davacı Orman İdaresinin, Hazine ve Köy (devren belediye) Tüzel Kişiliğine karşı açtığı davanın kısmen kabulüne, … ili, … ilçesi, … köyü, parsel: 527’de kayıtlı taşınmazın 08.04.2015 havale tarihli Orman Yüksek Mühendisi, Ziraat bilirkişisi, Fen ve Harita Mühendisi bilirkişilerine ait bilirkişi teknik heyet raporunda bir kısmının orman olduğu bildirildiğinden mahkememiz de bu kanaatte olduğundan raporda orman olduğu bildirilen ve rapor ekinde bulunan haritaya göre A2 harfi ile gösterilen 49656,42 m2 kısmının, mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline ,B2 harfiyle gösterilen 197443,58 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, … ili, … ilçesi, … Köyü, parsel: 537’de kayıtlı taşınmazın 08.04.2015 havale tarihli Orman Yüksek Mühendisi, Ziraat bilirkişisi, Fen ve Harita Mühendisi bilirkişilerine ait bilirkişi teknik heyet raporunda bir kısmının orman olduğu bildirildiğinden mahkememiz de bu kanaatte olduğundan raporda orman olduğu bildirilen ve rapor ekinde bulunan haritaya göre A3 harfi ile gösterilen 40410,83 m2 kısmının, mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, B3 harfiyle gösterilen 5289,46 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, C2 harfiyle gösterilen 1299,71 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına … ili, … ilçesi, … Köyü, parsel: 867’de kayıtlı taşınmazın 08.04.2015 havale tarihli Orman Yüksek Mühendisi, Ziraat bilirkişisi, Fen ve Harita Mühendisi bilirkişilerine ait bilirkişi teknik heyet raporunda bir kısmının orman olduğu bildirildiğinden mahkememiz de bu kanaatte olduğundan raporda orman olduğu bildirilen ve rapor ekinde bulunan haritaya göre A1 harfi ile gösterilen 160075,26m2 kısmının, mera tahsis kararının iptali ile, mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, B1 harfiyle gösterilen 2595,93m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, C1 harfiyle gösterilen 113128,81 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde(30.04.2015 tarihli) 867 parselin tamamının orman olduğu iddia edildiğinden fazlaya ilişkin talebin reddine, Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet noktasından reddine karar verilmiştir.

IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli ve 2015/15921 Esas, 2017/4161 Karar sayılı ilamı ile mahkemece; 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, davalı ilçe Belediye Başkanlığının yanısıra ilgili Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davaya katılımları sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma doğrultusunda … Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi hükmü uyarınca memleket haritası, amenejman planı ve hava fotoğrafları celp edilerek Orman Yüksek Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Harita Mühendisi, Fen bilirkişileri eşliğinde keşif yapılmış, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlendiği ve taşınmazların belirtilen kısımlarının orman vasfında olduğu anlaşıldığından davacı kurumun davalılar Hazineye izafeten Mal Müdürlüğü, Bergama Belediye Başkanlığı ve dahili davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne, … ili … ilçesi … Köyü, parsel: 527’de kayıtlı taşınmazın Orman Yüksek, Ziraat, Fen ve Harita Mühendisi bilirkişileri tarafından tanzim edilen 08.04.2015 havale tarihli bilirkişi teknik heyet raporu ekinde bulunan haritada A2 harfi ile gösterilen 49656,42 m2 kısmının, mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline,B2 harfiyle gösterilen 197443,58 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, … ili … ilçesi … Köyü, parsel: 537’de kayıtlı taşınmazın Orman Yüksek, Ziraat, Fen ve Harita Mühendisi bilirkişileri tarafından tanzim edilen 08.04.2015 havale tarihli bilirkişi teknik heyet raporu ekinde bulunan haritada A3 harfi ile gösterilen 40410,83 m2 kısmının, mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline, B3 harfiyle gösterilen 5289,46 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, C2 harfiyle gösterilen 1299,71 m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, … ili Bergama ilçesi … Köyü, parsel: 867’de kayıtlı taşınmazın Orman Yüksek, Ziraat, Fen ve Harita mühendisi bilirkişileri tarafından tanzim edilen 08.04.2015 havale tarihli bilirkişi teknik heyet raporu ekinde bulunan haritada A1 harfi ile gösterilen 160075,26m2 kısmının, mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinerek orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline, B1 harfiyle gösterilen 2595,93m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, C1 harfiyle gösterilen 13128,81m2 kısmının mera kaydının muhafazasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Mera Komisyon Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili, davalı … vekil ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle ;hükme esas alınan 08.04.2015 tarihli bilirkişi raporunun 867 parsel yönünden çelişkili tespitler içerdiğini, insan eliyle orman örtüsünün yok edildiği belirtildiği halde tamamının değilde kısmen orman olduğunun tespitinin doğru olmadığını , yine bu parsel yönünden bilrikişi raporunun 4. sayfasında hava fotoğrafının bulunmadığı belirtildiği halde eksikliğin giderilmediğini, bu parsel yönünden kurulan hükmün eksik olduğunu parselin eylemli orman olduğunu, tüm davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, ret sebebinin tek ve ortak olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle ;mahkemece yargıtay ilamı doğrultusunda … Büyükşehir Belediyesine husumet doğrultulmasının doğru olmadığını , Bilirkişi raporunun hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin 4 kişiden oluşmasının kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun 4. sayfasında dava konusu 867 parsele ilişkin hava fotoğraflarının olmadığı belirtildiği halde yargılama esnasında bu eksikliğin giderilmediğini, orman olduğuna karar verilen taşınmazların kadim mera olduğu özelliğinin göz ardı edildiğini, ortaya çıkacak sair nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın mera vasfıda olduğunu ve mera olarak halen kullanıldığını, bitişik orman arazisinden bu parsele atlama olmasının taşınmazın orman arazisi olduğu anlamına gelmediğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kısmen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera tahsis kararının iptali ile mera özel sicilindeki kayıtların silinmesi ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

3. Değerlendirme
Mahkemece yapılan araştırma inceleme yeterli görülmemiştir. Şöyle ki 21.11.2014 tarihinde yapılan keşif esnasında mahalli bilirkişiler dinlenilmemiş, harita, kadastro, ziraat ve orman Yüksek mühendisi tarafından ortak olarak hazırlanan bilirkişi raporunda ise 527 parselin A harfli kısmının devlet ormanına bitişik ve bu nitelikte olduğunu, B harfli kısmının ise eylemli orman olmadığı otsu bitkiler olduğu, parselin genelinin eğiminin %1-16 arasında olduğu taşınmazı toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 1964 yılı memleket haritasında parselin açık renkli olduğu ve yapraklı ağaç rumuzu olduğu, 2000 yılı memleket haritasında ise yeşil renkli bölümünün breli ve yapraklı ağaç, zeytin ve çalı rumuzunun olduğu zeytinlik kısım hariç orman sayılan yer olduğu parselin açık renkli kısmında yapraklı ağaç rumuzunun bulunduğu kısmen de ağaç ve çalı olmadığı 1971 tarihli hava fotoğrafı incelendiğinde taşınmazın bir kısmının bozuk orman, bir kısımın orman, bir kısmının ise münferit ağaç olan ancak orman vasfında olmayan yer olduğu, dava konusu 537 parselin A harfli kısmın devlet ormanı niteliğinde olduğu batı bölümünde dikimle tesis edilmiş zeytinlik olduğu B ve C harfli yerlerin ise eylemli orman olmadığı % 5-17 aralığında eğiminin olduğu ve taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 1964 yılı memleket haritasında beyaz renkli göründüğü, herhangi bir ağaç rumuzu bulunmadığı, 2000 yılı memleket haritasında taşınmazın tamamının yeşil renkli olduğu ibreli ve yapraklı ağaç ile zeytin rumuzunun bulunduğu taşınmazın bir kısımının bozuk vasıfta orman bir kısmının orman olduğu bir kısımda zeytinliklerin bulunduğu kalan kısımlarda ise orman , çalılık ve münferit ağaç olmadığı , dava konusu 867 parselin ise A harfli kısmının eylemli orman olduğu , bu ormandan açma yapılarak zeytin ağaçları dikildiği, B ve C harfli kısımların eylemli orman olmadığı, taşınmazın %1-11 eğimli olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, iki ayrı memleket haritasında da taşınmazın yeşile boyalı bölümünde ibreli ve yapraklı ağaç, zeytin ve çalılık rumuzunun bulunduğu, yeşile boyalı bu kısmın devlet ormanı devamı niteliğinde olduğu, 2000 yılı yeşile boyalı kısmının zeytinlik hariç orman devlet ormanının devamı niteliğinde olduğu, açık renkli bölümünün kısmen çalı kısmen ağaç ve çalı olmadığı , zeytin , meyve bahçesi ve yerleşim yerinin ormandan açma olduğunun kabul gerektiği dosya kapsamında getirilen 1971 yılı hava fotoğrafı sınırları içerisinde olmadığından hava fotoğrafı incelemesi yapılamadığı belirtilerek taşınmazların bulunduğu … köyünde 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre seri bazda yapılmış orman tahdit çalışması olduğu taşınmaza 2/ B uygulaması yapıldığına dair dosyada belge olmadığı, 527 ve 537 parsellerin orman sınırları dışında olduğu 867 parselin ise tahdit haritasına girmediği dolayısıyla orman sınırları dışında oluğu belirtilmişse de taşınmazın bulunduğu yerde dosya kapsamında yapılmış olup olmadığı anlaşılmayan şayet varsa orman kadastro ve 2/ B çalışmasına ilişkin belgeler getirilmek suretiyle yeterli bir çalışma yapılmamış, 867 parsele ilişkin hava fotoğrafları getirilmemiş olup 1964 yılı memleket haritası ile 2000 yılı memleket haritasında arasındaki çelişkiler giderilmemiş, diğer parsellere ise 1971 yılı hava fotoğraflarına binaen rapor tesis edilmişse de 1964 yılı memleket haritasına altlık olan hava fotoğraflarından yararlanılmamış olup bundan ayrı usulüne uygun mera araştırması da yapılmamıştır.

O halde mahkemece; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapılmış ise orman tahdidine, aplikasyon ve 2/B çalışmalarına ilişkin tüm işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirilerek yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirilerek, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, yine keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

Ayrıca Mahkemece; çekişmeli taşınmazlara ilişkin tahsis kararı ve krokisi getirtilerek dosyaya ikmal edildikten sonra mahallinde, 3 ziraat mühendisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ya da harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti ve taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, dava konusu taşınmazların orman ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirlenmeli, taşınmazların kadim mera olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı; dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların her yönden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli; hava ve uydu fotoğrafları üzerinde bilirkişilere bilimsel yöntemlerle (hava fotoğrafı ve memleketi haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi ve hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle) inceleme yaptırılmalı tahsis edilen veya bırakılacak meraların orman bütünlüğünü bozup bozmadığı da belirlenmeli ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde mera ve orman ayrımı yapılmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.