YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12270
KARAR NO : 2023/1740
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/330 E., 2019/25 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında yapılıp 24.07.2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
2. Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 4507 parsel sayılı taşınmaz, kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalması nedeniyle tesbit tutanağı düzenlenmeksizin ada ve parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılmıştır.
3. Davacı, zilyetlik iddiasında bulunduğu yaklaşık 3 dönüm taşınmazın, orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davalı adına tescil edildiğini belirterek, dava konusu 101 ad 4507 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli ve 2010/890 Esas, 2013/76 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.04.2014 tarihli ve 2014/1554 Esas, 2014/4108 Karar sayılı kararıyla, tapu kaydı koşulu aranmaksızın işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin kadim tarım arazisi olduğunun ziraat raporuyla belirlendiğini, 1975-1978 yıllarında önceki malik tarafından şeftali dikildiğini, bu yerin kayınpederi tarafından önceki malikten satın alınıp müvekkiline hibe edildiğini ve müvekkilinin sebze üretimi yapmak için hastalıklı, yaşlı ve sakızlanmış şeftalileri söktüğünü ancak araziyi sürerken orman muhafaza memurları tarafından tutulan suç ttutanağı ve açılan ceza davası ile bu yerin orman sınırlarında olduğunu öğrendiğini ceza alırım düşüncesi ile de üzerinde üretim yapamadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden …’dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.