YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12274
KARAR NO : 2023/869
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/668 E., 2019/279 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 130 ada 304 parsel sayılı 125,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalı …’un kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamı ile … ili … ilçesi … Mahallesi 397 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına hükmen tescil edildiğini, mahkeme kararı uyarınca 130 ada 304 parsel sayılı taşınmazın anılan orman parseli içinde kaldığını, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 parselin içerisinde yer alan 130 ada 304 parsel sayılı taşınmazın kullanıcı tespitinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, 130 ada 304 sayılı parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men’ine, muarazanıın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal’ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 130 ada 304 parsel numaralı taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi ve 11 inci maddesi gereği fiilen orman olduğu tespit edilen yerlerin talep üzerine Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edileceğini, davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tamamının 3 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanun’la değişik 2/B madde uygulamaları neticesinde orman sınırları dışına çıkarılarak 18.04.1990 tarihinde ilan edildiğini ve ilanın da kesinleştiğini, davacının kesinleşmiş komisyon kararlarını aksini iddia eder biçimde dava açmasının düşünülemeyeceğini, zira komisyon kararlarına karşı dava açma süresinin ilan tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre ile kısıtlandığını, yasada yer alan 10 yıllık istisnai dava açma hakkının da sadece tapulu gayrimenkul sahiplerine tanındığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2015 tarihli ve 2015/5951 Esas, 2016/877 Karar sayılı önceki kararı ile, … Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas , 2002/16 Karar sayılı ilâmının 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Orman Kanunu (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde uygulamasının iptaline ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmazın 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun’un (1744 sayılı Kanun) 2 inci madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararına karşı, davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/5951 Esas, 2016/877 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda; çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidi içinde iken 1976 yılında yapılıp kesinleşen 2 nci madde uygulaması sırasında IV poligon numarasıyla Hazine adına çıkarıldığının, 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) ile değişik 9 uncu maddesi uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemiyle, 1744 tahdit haritasındaki hatanın çalışma tutanaklarına göre düzeltildiğinin, önceki bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda düzeltme öncesi 2 nci madde haritasının esas alındığının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait düzeltme işlemine Orman İdaresi tarafından itiraz edilmediğinin, … Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararının çekişmeli yerle ilgili olmayıp, 3302 sayılı Kanun’un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan yerle ilgili olduğunun, çekişmeli yerin 2 nci madde ile çıkarıldığından anılan mahkeme kararının kapsamı dışında bulunduğunun belirtildiği, raporu hükme dayanak yapılmayan orman ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen ilk raporda ise; çekişmeli taşınmazın 3116 tahdidi içinde iken 1976 yılında yapılıp kesinleşen 2 nci madde uygulaması sırasında IV poligon numarasıyla Hazine adına çıkarıldığının, taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilâmıyla orman yapılan 397 sayılı parsel içinde kaldığının belirtildiği, Dairede, temyiz incelemesi yapılan çekişmeli taşınmaz ile aynı konumda bulunan 137 ada 309 sayılı parsele ilişkin yerel mahkemenin 2013/117 Esas, 2014/339 Karar sayılı dosyasında Orman İdaresinin sunduğu 05.06.2014 tarihli inceleme tutanağı ve ekli krokide IV nolu 2 nci madde poligonunda 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzeltme işleminin … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas, 2008/84 Karar ile 2007/213 Esas, 2008/82 Karar ve 2007/217 Esas, 2008/85 Karar sayılı ilâmlarıyla iptal edildiğinin belirtildiği, bu durumda taşınmazın 2 nci madde alanında kalıp kalmadığı yönünde duraksama olduğu, diğer taraftan Orman İdaresinin; çekişmeli taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilâmıyla orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 397 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığından özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürdüğü halde mahkemece çekişmeli taşınmazın anılan mahkeme kararlarının kapsamı içinde kalıp kalmadığı, çekişmeli yerle ilgili 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9 uncu maddesi uyarınca yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışmasının yerinde olup olmadığının, anılan çalışmanın iptal edilip edilmediğinin usûlünce araştırılmadan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler yöntemince giderilmeden sonuca gidildiği açıklanarak, 397 sayılı parselin tamamına ilişkin kadastro paftası, Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar sayılı dosyası, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas ve 2008/84 Karar, 2007/213 Esas ve 2008/82 Karar ile 2007/217 Esas ve 2008/85 Karar sayılı dosyaları, yörede 3116, 1744, 3302 ve 4999 sayılı kanun hükümleri uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm belgeler ve haritalar, eski tarihli memleket haritası ile 31.12.1981 tarihine yakın memleket haritası ve anılan memleket haritalarının yapımında kullanılan hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, aynı iddiayla çekişmeli 397 sayılı parselde orman rejimi dışına çıkarıldığına ilişkin çok sayıda dava olduğundan, tüm taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar sayılı dosyası, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas ve 2008/84 Karar, 2007/213 Esas ve 2008/82 Karar ile 2007/217 Esas ve 2008/85 Karar sayılı dosyalarına konu taşınmaz bölümlerinin kadastro paftası, orman kadastrosu, aplikasyon, 2 inci madde, 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar, düzeltme haritası, memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri (1/5000, 1/10000 ve 1/25000) eşitlenmek suretiyle denetime elverişli olarak ayrı renkli kalemler ile birbirleri üzerinde denetime elverişli şekilde müşterek imzalı rapor ve eki krokide gösterilmesi, 4999 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağının gözetilmesi, Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas ve 2002/16 Karar sayılı dosyası, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/216 Esas ve 2008/84 Karar, 2007/213 Esas ve 2008/82 Karar ile 2007/217 Esas ve 2008/85 Karar sayılı dosyalarına konu taşınmaz bölümlerinin neresi olduğunun, çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadıklarının, tapuya tescil edilip edilmediklerinin belirlenmesi, varsa tapu kayıt suretlerinin getirtilmesi, mükerrer tesbit ve tescil olup olmadığının tespit edilmesi, çekişmeli taşınmazın 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde taşınmazın eylemli durumunun tespit edilmesi, 6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanun ile değişik 11/5 inci maddesinde, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, Orman İdaresi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceğinin gözetilmesi, çekişmeli taşınmazın halen orman niteliği ile 397 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı olan ve 2 nci madde ile 2/B madde uygulamalarına konu edilmeyen bölümünde kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının iptaline karar verilmesi, tescil yönünde hüküm kurulmaması gerektiğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın fiili durumu, toprak ve bitki örtüsü itibariyle 31.12.1981 tarihi itibari ile 6831 sayılı Kanun’un 2 nci ve 2/B maddesi şartlarını taşıdığı, hali hazır durumu itibari ile ticari alan olarak kullanılmakta olduğu, eski hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu görüntüleri ve keşfen elde edilen verilerden “orman sayılmayan yerlerden” olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya, denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın … Kadastro Mahkemesi’nin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı kararı uyarınca orman sınırları içinde olduğunun tartışmasız olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi ve 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidinin 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleştiği, daha sonra 1976 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uygulamasının, 1981 yılında arazi kadastrosunun, 1989 yılında aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulamasının, 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile Değişik 6831 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca fennî hataların düzeltilmesi işleminin ve 2010 yılında da 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi gereğince kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır.
2. Hemen belirtmek gerekir ki, 4999 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemi, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olup, düzeltme işlemi kesinleşen tahdide aykırı olamaz. Başka bir anlatımla, kesinleşen tahdit hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam tarafından değiştirilemeyeceğinden, orman kadastro komisyonunun 6831 sayılı Kanun’un 9/2 nci maddesi hükümlerine uyulmadan yaptığı düzeltme işlemi geçerli olmayacaktır.
3. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında somut olaya bakıldığında; mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın yörede 1946 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan tahditte orman olarak sınırlandırıldığı, 1976 yılında yapılan aplikasyon, orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci maddesi uygulaması ve 1989 yılında yapılan aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulaması çalışmalarında durumunda değişiklik olmadığı, taşınmaz 397 sayılı orman parseli içinde iken 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yapılan fennî hataların düzeltilmesi işlemi ile 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları esnasında 397 parselden P IV poligonu ile çıkarılan bitişik 2/B parseline dahil edildiği, 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulamalarında çizim ve fenni hatanın bulunmadığı, 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemin hatalı olduğu anlaşılmakla, mahkemece tapu kaydının iptali yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.