Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12287 E. 2023/1369 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12287
KARAR NO : 2023/1369
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/8 E., 2019/39 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … Köyü 3100 parsel sayılı 2073,51 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tutanağın beyanlar hanesinde, … kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.

2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 3100 parsel sayılı taşınmazın 2/B madde uygulama tutanak ve haritasının zemine yanlış aplike edildiğini ve bunun sonucu olarak kullanım kadastro paftasının hatalı düzenlendiğini açıklayarak yapılan tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın 1981 yılından önce orman vasfını kaybeden yerlerden olduğunu ve taşınmazın 1991 yılında 2/B uygulaması yoluyla orman sınırlarına çıkartıldığını, fiili kullanım, zilyetlik veya zamanaşımı ile kazanılamayacağını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … duruşmadaki beyanında, taşınmaz üzerinde 1979-80 li yıllarda yaptırdığı ev bulunduğunu, halen bu evde oturduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine; taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2014 tarihli ve 2014/3759 Esas, 2014/5978 Karar sayılı kararı ile “…Hükme esas alınan orman bilirkişi raporu 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan çalışmaların kesinleşen 2/B alanı içinde yapılıp yapılmadığını belirleme noktasında yetersizdir. Somut olayda; dava, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro tespitinin iptaline ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması kesinleşmiş olduğuna göre, mahkemece; orman kadastro tutanakları ile 2/B ve Ek 4 üncü madde çalışmalarına ilişkin tutanak, belgeler ve haritalar ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazın 2/B kapsamında kalan kısmı ile orman alanında kalan kısımları, kesinleşmiş orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile kullanım kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek, dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle belirlenmeli, dava konusu taşınmazın orman alanında kaldığının tesbiti halinde davacının davasının kabulüne karar verilmeli, ancak dava konusu taşınmazın 2/B alanında kaldığı belirlenirse, bu sefer, dava konusu taşınmazın eylemli durumunun tesbiti için orman ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların yaşları, cinsleri ve sayılarını net olarak belirten rapor alarak, taşınmazın 2/B alanında kalan kısmın eylemli orman olup olmadığı saptanmalı, eylemli orman olması halinde davanın kabulüne, eylemli orman olmaması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli ve 2015/6129 Esas, 2016/2797 Karar sayılı kararı ile, “bozmaya uyulmasına rağmen, bozma kararının gerekleri yerine getirilmediği, davacı … Yönetiminin, kullanım kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazın 2/B madde uygulama tutanak ve haritasının zemine yanlış aplike edildiği ve bunun sonucu olarak kullanım kadastro paftasının hatalı düzenlendiği iddiasıyla dava açtığı; Dairenin bozma kararında da bu iddianın araştırılmasının istenildiği; ancak, hükme dayanak raporu hazırlayan orman bilirkişi tarafından davanın konusu ile ilgisiz olarak taşınmazın eski tarihli resmî belgelere göre orman sayılıp sayılmadığı yönünden rapor tanzim edildiği, bilirkişi tarafından kullanım kadastro paftasının, 2/B madde uygulama çalışmasının tutanak ve haritası ile zemine uyumlu olup olmadığı, uyumlu değillerse, bu uyumsuzluğun neden kaynaklandığı, kullanım kadastrosunda yanlış aplikasyon yapılıp yapılmadığı hususlarında görüş bildirilmemiş ise de, orman bilirkişinin raporuna ekli kullanım kadastro paftası ile orman tahdit haritasının aplikeli gösterimde, dava konusu taşınmazın 2/B poligonu ile tam çakışmadığı, dava konusu taşınmazın kısmen 2/B madde poligonu dışında kaldığının görüldüğü; oysa, kullanım kadastrosunun kesinleşmiş 2/B madde alanlarını kapsamakta olduğu, kulanım kadastro parselinin tamamının 2/B madde poligonu içinde yer almasının gerektiği; ancak, mahkemece bilirkişinin krokili gösterimindeki bu çelişkinin giderilmediği gibi davanın konusunu oluşturmayan bir hususta görüş içeren rapora dayanılarak hüküm tesis edilmiş olmasının isabetsiz olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2019 tarihli ve 2016/8 Esas, 2019/39 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli 3100 parsel sayılı 2073,51 m² miktarındaki taşınmazda 22.03.2019 tarihli fen krokisinde A harfi ile gösterilen 907,34 metrekare miktarındaki kısmın arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline; taşınmaz üzerinde bulunan evin Kazım oğlu 13.02.1953 doğumlu … (T.C. Kimlik no:…) tarafından yaptırıldığının tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine, B harfi ile gösterilen 1.166,17 metrekare miktarındaki kısmın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline; C harfi ile gösterilen 3,40 metrekare miktarındaki kısmın tescil harici bırakılan alan olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma kararına aykırı olarak düzenlenen, gerekçesiz ve denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın orman vasfı taşıdığını ve 2/B uygulamasının zemine yanlış aplike edilmesi suretiyle kullanım kadastrosunun hatalı yapıldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili ve … vekili temyiz dilekçelerinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilen bölümün orman vasfı taşımadığını ve 2/B kapsamında orman sınırlarına çıkarıldığını, bu bölümün 1981 yılından önce orman niteliğini kaybettiği gibi 2/B uygulamasının kesinleştiğini, bu yerin artık orman niteliğinde kabul edilemeyeceğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı, kullanım kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili ile davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davalı …’dan alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince taraflarca Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi