Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12351 E. 2023/1395 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12351
KARAR NO : 2023/1395
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/23 E., 2019/21 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 694 parsel sayılı 25.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1952 tarih ve 116 sıra numaralı tevzi tapu kaydına dayanılarak, çalılık niteliğiyle davalıların murisi adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı gerçek kişi adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Köyü 694 parsel sayılı taşınmazın 3116 sayılı Kanun’a göre yapılan orman tahdidinde kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, öncesi itibari ile orman olduğu halde maki tefriki yapılan alanda kaldığı gerekçesiyle tapu kaydı verildiğini, 1744 sayılı 6831 sayılı Kanun’un Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışmanın mahkeme kararı ile iptal edildiğini, yörede en son 2012 yılında 56 Nolu Komisyonca yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını, oysa ki taşınmazın eylemli durumunun da orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve taşınmaza vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

3. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman tahdidi, 1950 yılında maki tefriki, 1982 yılında arazi kadastrosu, 01.02.2013 tarihinde ilan edilip kesinleşen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde;davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Dahili davalı … mirasçıları duruşmadaki beyanlarında; açılan davayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve 2013/95 Esas, 2015/131 Karar sayılı önceki kararıyla, davacı … İdaresinin orman kadastrosu tespitine itiraz davasının kabulüne, dava konusu 694 parsel sayılı taşınmazın 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunca tamamının orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali ile taşınmazın tamamının devlet ormanı sınırları içine alınmasına ve tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi davasının bu davadan tefrikine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve 2013/95 Esas, 2015/131 Karar sayılı önceki kararı, davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarih ve 2017/9677 Esas, 2018/4644 Karar sayılı ilamıyla; “Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın ilk orman tahdit haritasındaki konumunun gösterilmemiş olması nedeniyle geri çevrildiği, dairenin geri çevirme kararı üzerine hazırlanan ek rapor içeriğinde; çekişmeli taşınmazın her bir orman kadastro çalışmasındaki konumu ile ilgili hiç bir açıklamanın yapılmadığı, her bir çalışmaya ait orman sınır noktalarının yazılı olmadığı, ilk orman tahdit haritasında numaralandırılmış küçük yuvarlak boşlukların ne anlama geldiğinin açıklanmadığı, bu nedenle raporun denetlenemediği, ayrıca geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde, çekişmeli 694 parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu bir kısım taşınmazların “Dedekoru Devlet Ormanı-1” sınırları içindeyken, 2013 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 6 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önce orman sınırı dışına çıkarıldığı; daha sonra 8 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile “Denizgören Özel Ormanı” olarak sınırlandırıldığı; daha sonra 02.01.2013 tarihli ve 15 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önceki tutanaklar iptal edilerek bu kez ekli listede yazılı- dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu- taşınmazların makiye ayrılmış ve iskanen tevzi edilmiş yerlerden olması sebebiyle orman sınırı dışında bırakılmasına karar verilmiş olduğunun anlaşıldığı, ancak sınır düzeltme tutanağı ekinde bu çalışmaya ilişkin bir harita bulunmadığı gibi; uzman bilirkişiler tarafından da gerek asıl; gerekse geri çevirme kararı sonrasında düzenlenen ek raporda çekişmeli taşınmazın, bu çalışmaların her birine ait birbiri üzerine çakıştırılmış haritalardaki konumunun ayrı ayrı gösterilmediği, bu doğrultuda çekişmeli taşınmaza ilişkin yapılan tüm orman kadastrosu, aplikasyon ve sınır düzeltme çalışmalarına ilişkin harita ve tutanakların dosyaya getirtilmesi ile ardından yapılacak keşifte; 3116 sayılı Kanuna göre düzenlenen orman kadastro haritası, 2012 yılında yapılan aplikasyon ve daha sonraki sınır düzeltme çalışmalarına ilişkin haritaların ölçeği, kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parseller ve değişik açı ve uzaklıkta en az 10-12 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun her biri üzerinde ayrı ayrı renklerle gösterildiği, denetime elverişli, müşterek imzalı rapor alınması, rapora göre taşınmazın kısmen veya tamamen 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ilk orman sınırı içinde kaldığının anlaşılması halinde; eğiminin yüksek ve eylemli orman olması nedeniyle, 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanunda (5653 sayılı Kanun) ve 17.08.1950 tarihli yönetmelikte maki komisyonlarının kesinleşmiş orman sınırı içinde maki tespit işlemi yapacağı konusunda hiçbir hüküm bulunmadığı, ormanların ve orman muhafaza karakteri taşıyan makiliklerin hiç bir zaman makiye ayrılamayacağı, ayrılmış olsa bile yasaya aykırı olarak yapılan işlemin yok hükmünde olacağı, H.G.K’nın, Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 tarihli ve 2002/1-19/97 sayılı kararında kabul edildiği gibi, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalan taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının hukuki değerini yitireceği, orman içinde kalan ya da orman sınırı dışına çıkartılan alanlarda tapu kayıtlarına değer verileceğine ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 45 inci maddesi Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli, 31/13 ve 14.03.1989 tarihli, 35/13 ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 sayılı kararları ile iptal edildiğinden, davalı kişilerin dayanacağı bir yasal yolun bulunmadığı, hak düşürücü sürelerin geçtiği, 56 numaralı Komisyonun yalnızca aplikasyon ve 2/B uygulaması yapmakla görevlendirildiği, aplikasyonun ilk tahdide aykırı olamayacağı düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusundan yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporları doğrultusunda davaya konu parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğu, orman bitki örtüsü ile kaplı olmadığı, 56 nolu orman kadastro komisyonunun bu parsele yönelik çalışmasının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporların denetime elverişli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanunun 1/e maddesi, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun), Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 22.03.1996 tarih ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri var olmadığına ve dava konusu taşınmazın tamamının kadastro tespitine dayanak 1952 tarih ve 116 sıra numaralı tevzi tapusu kapsamında kaldığının ve maki komisyonunca 5653 sayılı Kanuna göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığının sabit olması karşısında, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca tevzi tapusuna değer verilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.