YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12380
KARAR NO : 2023/1625
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/23 E., 2019/89 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği tahminen 10.000 – 12.000 m2 yüzölçümündeki tapusuz taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit ve dava tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre 1942 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna (1744 sayılı Kanun) göre 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2 nci madde uygulaması mevcut olup genel arazi kadastrosunun 18.03.1953 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2009 tarihli ve 2006/178 Esas, 2009/3777 Karar sayılı ilk kararıyla, fen bilirkişi rapor ve krokisinde sarı renge boyalı olarak gösterilen 6.426,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2009 tarihli ve 2006/178 Esas, 2009/3777 Karar sayılı ilk kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.06.2010 tarihli ve 2010/6350 Esas, 2010/9123 Karar sayılı ilamıyla; “… orman yönetimine husumet yönelterek yöntemince davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlanması ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü madde şartlarının araştırılması ayrıca imar ihya olgusunun hava fotoğrafları, memleket haritaları ile kadastro haritaları üzerinde topografik fotogrametri yöntemiyle inceleme yaptırılması suretiyle belirlenmesi,” gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
3. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/80 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, 20.11.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6.426,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
4. Bu hükmün, davalı Hazine ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.09.2017 tarihli ve 2016/1302 Esas, 2017/6719 Karar sayılı ilamıyla; “6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) gereğince … Köyü Muhtarlığının tüzel kişiliğinin kaldırılarak mahalle olarak bağlı olduğu ilçesinin belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmadığından, aynı Kanunla büyükşehir belediyesi sınırları il mülkî sınırları olarak belirlendiğinden ilgili … Büyükşehir Belediyesi’nin de taraf olması gerektiği açıklanarak, yöntemince taraf teşkilinin sağlanmasından sonra esas hakkında karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davacının dava konusu taşınmazı imar ihya ettiği, taşınmazı bir bütün olarak narenciye bahçesi olarak kullandığı, malik sıfatı ile zilyet olduğu ve zilyetliğinin dava tarihinden geriye doğru 20 yıl üzerinde olduğu, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu ve taraf teşkilinin de sağlandığı gerekçesiyle” davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun, 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 1744 sayılı Kanun, 4721 sayılı Kanun’ un 713 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin
temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.