YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12420
KARAR NO : 2023/601
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/146 E., 2014/48 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Daire tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; dava konusu taşınmazlar … ili … ilçesi … Köyü 106 ada 30, 31, 84, 98, 111 parsel numaraları ile senetsizden tarla vasfıyla sırasıyla 1.434 m2, 869 m2, 1.123 m2, 9.869 m2 ve kargir bir katlı ev bulunan bağ vasfıyla 413 m2 yüzölçümlü olarak davalı … adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşerek de tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 106 ada 30 ve 31 parselin dere yatağında olduğunu ve uzun yıllardır kullanılmadığını, 106 ada 84 parselin bir kez sürülmüş olmasına rağmen üzerinde hiçbir tarımsal faaliyette bulunulmadığını, 106 ada 98 parselin üzerinde ise 3 yaşında bir bağ bulunduğunu, daha önce davalı tarafından kullanılmadığını, 106 ada 111 parselin üzerinde tek katlı bir ev bulunduğunu, 2007 yılında yapıldığını, bu tarihten önce davalının zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazların tapularının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kendisine ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2012 tarihli ve 2009/103 Esas, 2012/153 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların kadastro tespit tarihine kadar davalı ve bayileri tarafından malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (8). Hukuk Dairesinin 04.03.2013 tarihli ve 2012/9610 Esas, 2013/2642 Karar sayılı ilamıyla; “dava konusu 106 ada 30, 31 ve 84 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ekili dikili ekonomik değer taşıyan hiçbir şey barındırmadığı, kadastro çalışmalarından kısa bir süre öncesine kadar da çalılık niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan taşınmazlarda ekonomik amaca uygun kazanmayı sağlayan bir kullanımın varlığından söz edilemeyeceğinin sabit olduğu, bu doğrultuda davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, diğer dava konusu taşınmazlar olan 106 ada 98 ve 111 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise taşınmazların öncesinde niteliği ve bitişikteki taşınmazlarla ilgisinin sorulup belirlenmesi, köy orta mallarından olan harman yeri niteliğindeki yerlerden olup olmadığının, açma yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, davalının zilyetliğinin başlangıcı, intikal biçimi ve zilyetlik süresi ile zilyetliğin ekonomik amaca uygun şekilde sürdürülüp sürdürülmediğinin tereddüte mahal verilmeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması, salt bina ve eklenti inşa etmenin Dairece de benimsendiği üzere ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılamayacağının gözönünde bulundurulması, taşınmazların öncesindeki niteliği ile hali hazırdaki hakim niteliğinin tespiti bakımından uzman bilirkişilerden denetime elverişli, bilimsel esaslara dayalı rapor alınması” gereklerine değinilerek yukarıda belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 106 ada 30, 31 ve 84 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne, tapu kayıtlarının iptali ile davacı Hazine adına tesciline, 106 ada 98 parsel ve 111 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın ise mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, davalı ve bayileri ile birlikte kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili, 106 ada 98 ve 111 parseller yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 106 ada 98 ve 111 parseller açısından davalının kadastro çalışmalarından önce nizasız ve fasılasız olarak 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluşmadığını açıklayarak, anılan parseller yönünden hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 18 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.