Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12488 E. 2023/1619 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12488
KARAR NO : 2023/1619
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/570 E., 2019/1052 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan Kahramanmaraş ili … ilçesi … Mahallesi 4862 ada 139 parsel sayılı 3.667,36 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yapılan 22/A çalışmaları neticesinde 3.838,95 m2 olarak davalı adına ilana çıkartıldığını, taşınmazın orman içi açıklık olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu için zilyetlikle iktisap edilmeyeceğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1994 yılında yapılıp 10.06.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu mevcut olup, 01.12.2000 tarihinde yapılan kadastro tespit ile çekişmeli taşınmazın … , … , …, … , …, … , … adına tespit edildiği ve 3402 Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesine göre düzeltme işleminin 2013 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/94 Esas, 2016/472 Karar sayılı kararı ile taşınmazın mevcut haliyle tarımsal kullanım bakımından imar ve ihya yönünden ve zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olduğunun ziraat bilirkişi raporunda belirlendiği, eski kadastro çalışmaları sırasında tespit edilen sınırların o tarihteki teknolojik koşullar sebebiyle gerçek sınırlara uymadığı, taşınmazın şahıs komşusu olmadığı, alanlarının aynı kalmak şartıyla yalnızca kayma işleminin 22/A çalışmaları neticesinde düzeltildiğinden bahisle davacı Hazinenin davasının reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2016/12688 Esas, 2019/1511 Karar sayılı ilamı ile, orman içi açıklığı niteliğindeki yerlerin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olması nedeni ile zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunun kapatıldığı, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı, bu durumun yüksek yargı emsal kararlarında da düzenlendiği (YHGK’nin 10.12.1997 tarihli ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 tarihli ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 tarihli ve 2003/20-665/614 sayılı kararı) ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Kahramanmaraş ili … ilçesi … mahallesi 4862 ada 139 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; orman bilirkişisinin raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporun kendi içinde açık çelişkiler içerdiğini, raporun esas kısmında dava konusu yerin orman olmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen sonuç kısmında dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiğini, raporun çelişki içermesine rağmen karara dayanak teşkil etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil davasında dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olup olamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.