Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12497 E. 2022/9479 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12497
KARAR NO : 2022/9479
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmazın Tescili

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişisi raporunda, 1958 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmaz içerisinde 0,5 – 1 mt boylarında çalılar gözüktüğünün, 1986 tarihli hava fotoğrafında ise kısmen beyaz, kısmen de yeşil renkli çalılık alanda orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, ancak rapor ekinde taşınmazın hava fotoğraflarındaki konumunun gösterilmemesi nedeniyle taşınmazın niteliği hususunda duraksama oluştuğu, Dairenin iade kararı ile, keşif sırasında uygulandığı bildirilen 1963 ve 1989 tarihli memleket haritasının yapımında kullanılan hava fotoğrafları bulunduğu yerden getirtilerek, çekişme konusu yerin konumunun çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesinin ve hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şeklinin detaylı olarak incelenmesi için ek rapor alınmasının istendiği, iade kararı uyarınca alınan bilirkişi ek raporu ekinde de dava konusu taşınmazın hava fotoğrafındaki konumunun gösterilmediği, bu haliyle dosya kapsamının, dava konusu edilen taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli olmadığı, ayrıca, dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile getirilmediği gibi komşularda tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen taşınmazların bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının dosya kapsamına alınmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede imar uygulamasına ilişkin gerekli araştırma yapılmadığı açıklanarak, taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kalıp kalmadığının saptanması, tahdit içinde kalmıyorsa, en eski memleket haritası ve hava fotoğaflarında taşınmazın öncesinin ne olduğunun belirlenmesi, zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, dava tarihinden 15 – 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığının belirlenmesi, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisinin 07.03.2018 tarihli raporunda “A” harfi ile gösterilen 1.099 m²’lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, aynı raporda “B” harfi ile gösterilen 1.787,60 m²’lik taşınmazın ise 4721 sayılı TMK’nın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderacatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 28.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.