Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12519 E. 2023/1621 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12519
KARAR NO : 2023/1621
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/502 E., 2019/568 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapusuz olan taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışması sırasında tapulama harici bırakılan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … ilçesi … Köyü … Mevkiinde bulunan yaklaşık 200 m2 yüzölçümündeki taşınmaza vekil edeni olan davacının yaklaşık 25 seneyi aşkın bir süredir nizasız fasılasız, malik sıfatıyla zilyet olduğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında orman kadastrosu ve 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanun’un Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun’la (1744 Sayılı Kanun) değişik 2 nci madde uygulaması, 1989 yılında sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 Sayılı Kanun) 2/B madde uygulaması ve aplikasyon çalışması mevcut olup, genel arazi kadastrosu 1971 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz bu çalışmalarda tespit dışı bırakılmıştır.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2010/386 Esas, 2014/278 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, Bursa ili … ilçesi … Köyü … Mevkiinde bulunan, 01.05.2013 tarihli bilirkişi raporu eki tescile esas krokide (A) harfi ile işaretlenen 248,17 m²’lik alanın, “arsa” vasıflı olarak, Mehmet oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2010/386 Esas, 2014/278 Karar sayılı önceki kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/10496 Esas, 2015/3856 Karar sayılı ilamıyla; “eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarından, dava konusu yere davacı tarafından davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyet olunduğunun anlaşılamadığı, davacının dava konusu yer üzerindeki malik sıfatıyla kesintisiz zilyetliğini kesin ve şüpheden uzak şekilde ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamı öncesinde davanın kabulüne karar verildiğini, zilyetlik yönünden davalılar tarafından bir temyiz itirazı yapılmadığı gibi Yargıtay bozma ilamında da bu hususun bozma konusu yapılmadığını, bozma konusu yapılmayan bir hususta İlk Derece Mahkemesinin önceki kararın aksine bir karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu hususta vekil edeni açısından usuli müktesap hak oluştuğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu, 3116 Sayılı Orman Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 1744 Sayılı Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

127,14 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 51,96 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.