Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12559 E. 2023/2922 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12559
KARAR NO : 2023/2922
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2003/732 E., 2004/23 K.
KARAR : Tavzih talebinin reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen kararla ilgili verilen ek kararın yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi ek kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; 05.09.2019 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, … ilçesi, … Mahallesi, 1562 parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2002 tarihli ve 2000/497 Esas, 2002/690 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.02.2003 tarihli ve 2003/620 Esas, 2003/257 Karar sayılı kararıyla; hükmün onanmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.06.2003 tarihli ve 2003/7626 Esas, 2003/6676 Karar sayılı kararıyla; karar düzeltme talebinin kabulü ile, taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2004 tarihli ve 2003/732 Esas, 2004/23 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu karar, 26.09.2005 tarihinde kesinleşmiştir.

V.TAVZİH
A. Tavzih Talebi
Davacı vekili tavzih dilekçesinde; uyulan bozma kararında taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinildiği halde bozma sonrası verilen kararda taşınmazın vasfının belirtilmediğini, bu hali ile kararın tam olarak icrasının mümkün olmadığını ileri sürerek hüküm kısmına taşınmazın vasfının orman olduğunun eklenmesi suretiyle kararın tavzih edilmesi talebinde bulunmuştur.

B. Tavzih Talebi Üzerine Verilen İlk Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve 2003/732 Esas, 2004/23 Karar sayılı ek kararı ile tavzih talebinin kabulüne, hükmün birinci maddesindeki “… Kadastro tespitinin iptali ile” biten cümlesinden sonra gelmek üzere “orman niteliği ile” ibaresinin eklenmesine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.04.2018 tarihli ve 2016/7438 Esas, 2018/2982 Karar sayılı kararıyla; hükmün infazının 30.03.2006 tarihli ve 3709 yevmiye numaralı işlem ile yapılmasına göre artık hükmün tavzihinin mümkün olmadığı, tavzih isteğinin reddine karar verilmesi gereğine değinilerek ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Ek Karar
İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2019 tarihli ve 2003/732 Esas, 2004/23 Karar sayılı ek kararıyla; tavzihin hükmün infaz edilinceye kadar talep edilebileceği, hükmün 30.03.2006 tarihinde infaz edildiği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tavzih talebinin reddine ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, infaz edilen kararda taşınmazın vasfının belirlenmediğini, ba haliyle karraın tam olarak infaz edildiğinden söz edilemeyeceğini, tavzih hakkındaki kanun maddesinin gerekçesinde tespit hükümlerinde ve inşai hükümlerde uygulanması söz konusu olduğu sürece tavzih yoluna başvurulabileceğinin öngörüldüğünü açıklayarak, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tavzih istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesince verilen 05.09.2019 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına.

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.