YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12752
KARAR NO : 2023/6438
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 713/1, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, Dahili Davalı … Vekili ve Dahili Davalı … Vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili …’n … ilçesi … … (…) … Gediği mevkiinde kain doğusu … varisleri…., batısı … …. varisleri, Kuzeyi göl, güneyi … ile çevrili bulunan yaklaşık 150 dönüm miktarındaki (keşifteki beyanlarında 103 dönüm olarak düzelterek) tarlayı malik ve zilyedi bulunan …’dan harici senet ile satın aldığını, davacı ve satın aldığı önceki zilyetlerinin dedelerinden beri nizasız fasılasız 100 yıldan beri kullandıklarını, bu nedenle taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.03.2007 tarihli ve 2002/108 Esas, 2007/42 Karar … ilamı ile; dava konusu yerin bulunduğu … İlçesi, … Köyünde yürütülen kadastro çalışmaları sırasında; dava konusu yerin 146 ada 1 parsel no ile tespit gördüğü, ancak taşınmaz hakkında görülmekte olan tespit davası bulunduğundan kadastro tutanak aslı ve eklerinin 28.02.2007 tarihli ve 1270 … yazıları ile Kadastro Mahkemesi’ne gönderildiği, dosya kapsamına göre görevli mahkemenin … Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar 19.03.2007 tarihinde kesinleşmiş, dosya … Kadastro Mahkemesi’ne devredilmiş ve Mahkemede 2007/405 Esas sırasına kaydedilmiştir.
… Kadastro Mahkemesi’nin 18.05.2011 tarihli ve 2007/405 Esas, 2011/405 Karar … ilamı ile; teknik bilirkişilerin krokili raporunda Ek:4’te gösterdikleri krokide A1 ile sarı renkle gösterilen kısım hakkındaki davanın kabulü ile; krokide A1 ile sarı renkle gösterilen ve kadastro tespitinde … İli, … İlçesi, … Köyü, … Gediği mevkii, 146 ada 1 parsel olarak tespit gören taşınmazın tutanağının iptali ile, taşınmazın 31.616,24.m² yüzölçümü ve iki katlı kargir ev ve tarla niteliğiyle Yusuf oğlu, 1947 doğumlu, … adına aynı ada ve parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline, Krokide A2, A3, A4, B1 ve B2 ile gösterilen kısımlar hakkındaki davanın reddine, davacının Orman İdaresi aleyhine açtığı davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve hazine vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesi’nin 13.11.2014 tarihli ve 2014/8888 Esas, 2014/9497 Karar … ilamı ile;
146 ada 1 parsel … taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı … yararına 3402 … Kanunu’nun 14 üncü maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, ancak, hüküm yerinde tespitin iptali yerine, tutanağın iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, bu hususun hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, hükmün düzeltilerek onanmasının uygun görüldüğü gerekçesiyle hükmün ikinci bendinin (a) fıkrasında yer alan “… taşınmazın tutanağının iptali…” ibaresinin kaldırılarak, bunun yerine “… taşınmazın kadastro tespitinin iptali…” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 … Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 nci maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına,
Mahkemece, krokide (A2, A3, B1 ve B2) ile gösterilen bölümler hakkında verilen red kararının usul ve kanuna aykırı olduğu, uzman bilirkişi raporundaki krokide (A2, A3 ve B1) ile gösterilen bölümlerin 184 ada 1 … mera parseli içinde, krokide (B2) ile gösterilen bölümün ise 135 ada 1 … mera parseli içinde olduğunun bildirildiği, ancak, dava kadastro mahkemesinde görülmesine rağmen, dava konusu 184 ada 1 ve 135 ada 1 … mera parsellerinin tutanak aslının dosyada bulunmadığı, her iki mera parselinin aynı mahkemenin 2007/35 Esas … dosyasında davalı olduğu ve davanın halen derdest olduğunun mahkemenin 2007/35 Esas … dosyanın incelenmesiyle anlaşıldığı, bu nedenle, aynı parselin dava konusu olduğu davaların 6100 … Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrı ayrı görülmesinin isabetsiz olduğu, dava konusu 184 ada 1 ve 135 ada 1 parsel … taşınmazlar hakkında tek sicil (kayıt) oluşturulabilmesinin sağlanması bakımından yerel mahkeme hükmünün krokide (A2, A3, B1 ve B2) ile gösterilen bölümler yönünden bozulmasına,
Mahkemece, krokide (A4) ile gösterilen bölüm hakkında verilen red kararının usûl ve kanuna aykırı olduğu, uzman bilirkişi raporundaki krokide (A4) ile gösterilen taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği ve bu bölümün “ark” olarak tescil harici bırakıldığı, tutanağı düzenlenmemiş taşınmazlar hakkında açılacak davalara bakma görevinin genel hukuk mahkemelerine ait olduğu, tutanak düzenlenmemiş ve kadastro paftasında “ark” olarak gösterilmiş taşınmazla ilgili davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle krokide (A4) ile gösterilen bölüm yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk (Kapatılan) Dairesi’nin bozma ilamı sonrası dava dosyası … Kadastro Mahkemesi’nin 2015/15 Esas Sırasına kaydedilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay ilamında bahsedilen bilirkişi raporundaki krokide (A4) ile gösterilen taşınmaz yönünden dosya tefrik edilmiş ve … Kadastro Mahkemesi’nin 2015/69 Esas Sırasına kaydedilmiş, … Kadastro Mahkemesi’nin 27.03.2015 tarihli ve 2015/69 Esas, 2015/48 Karar … ilamı ile asliye hukuk mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmiş, karar 03.07.2015 tarihinde kesinleşmiş ve dava dosyası … 4. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş, tevzi sonrası dava dosyası mahkemenin 2015/276 Esas sırasına kaydedilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetlikte iktisap şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili belediyenin taraf sıfatının bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, mahkemece husumet itirazlarının kabul olmaması halinde esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kullanımında olan ark tescil harici bırakılmış ise de 1971 yılında imar ve ihyasının tamamlandığı, tescil harici bırakılan alanın sulama arkı niteliğinde olmadığı ve yöredeki taşınmazlara su iletiminde kullanılmadığı, sit ve mera sınırı dışında kaldığı, 1971 yılından davacıya satım tarihine kadar …’ın satış sonrasında da keşif tarihine kadar kesintisiz ve nizasız olarak davacının kullanımında olduğu, bu haliyle eklemeli zilyetliğin koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; … ili, … ilçesi, …’ta bulunan 146 ada 1 parsel ile 143 ada 13 parseller arasında kalan fen bilirkişisi … … ve Harita Mühendisi M…. …’ın 09/10/2019 tarihli raporu ve ekindeki krokide A4 rumuzu ile gösterilen 385,75 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına kayıtlı, 146 ada 1 parsel … taşınmaz ile tevhid edilerek toplam 32.001,99 m2 yüzölçümü ile aynı adanın en son parsel sayısı altında davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz yoluna başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili, Dahili Davalı … vekili ve dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının esas ve usul açısından kanuna aykırı olduğunu, eksik ve yetersiz inceleme ile tanzim edilmiş bilirkişi raporlarına istinaden davanın kabulüne karar verildiğini, sundukları bilgi ve belgelerin incelenmediğini, davacı tarafın iddia ve taleplerini ispat edemediğini, dava konusu edilen taşınmazın dere yatağında olduğunu, taşınmaz yapısı, dere yatağı ile olan bağlantısı ve dere yatağı niteliği göz önüne alınmadan davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili idarenin yasal hasım olması nedeni ile … aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktir edilmesinin Kanun ve içtihatlara aykırı olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Dahili Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, açılan davanın 4721 … Kanun’un 713 üncü maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tescil davası mahiyetinde olduğunu, müvekkili Belediyenin bu tür davalarda yasal hasım konumunda olduğunu, bu durum dikkate alınmaksızın aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili … aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Dahili Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, yerel mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 4721 … Kanun’un 713 üncü maddesine göre tescil şartlarının oluşabilmesi için zilyetliğin davasız ve aralıksız olması gerektiği, dava konusu taşınmazın zilyetlik şartları bakımından 3402 … Kanunda ve 4721 … Kanun’un 713 üncü maddesindeki şartların oluşmadığını, bu hususta yeterli inceleme yapılmadığını, ayrıca dava konusu yerin ark olarak kamuya terk edilmiş olduğunu ve kamuya terk edilen alanların zilyetlikle kazanılmasına imkan bulunmadığını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve hukuki niteleme
Dosya içeriği ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık 4721 … Kanun’un 713 üncü maddesi hükümlerine göre açılan davada 3402 … Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili hukuk’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki dava, 4721 … Kanun’un 713/1 inci maddesi ile 3402 … Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, bu tür davalarda Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilikleri yasal hasım durumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiç bir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacakları gözetilmeden, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bu nedenle hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 … Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili, dahili davalı … vekili ve dahili davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının (IV.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine,
Davalı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz itirazının (IV.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) (3) ve (4) numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine (2) numaralı bent olarak; “…Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen 54,30 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 33,75 TL nin mahsubu ile bakiye kalan 20,55 TL harcın davanın niteliği gereği davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına…” (3) numaralı bent olarak; “…Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına…” ve (4) numaralı bent olarak ise; “…Davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına….” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden dahili davalı … Başkanlığına ve dahili davalı … Başkanlığına ayrı ayrı iadesine,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.