Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12762 E. 2021/11803 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12762
KARAR NO : 2021/11803
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 128 ada 28 parsel sayılı 70.560 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları tarafından davalı … Gülsever aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men’i davasında davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında …, taşınmazı 29.05.1984 tarihli noter senedi ile satın aldığı iddiasına dayanarak davaya müdahil olmuştur. Kadastro Mahkemesinde aktarılan dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın asli müdahil … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan …, …, … , …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan krokiye göre, çekişmeli taşınmazın sınırında orman parsellerinin olduğu gözlenmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağı 3402 sayılı Kanun’un 5 ve 27. maddesi uyarınca hukuk mahkemesinde mülkiyeti dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş olup, aynı Kanun’un 30/2.maddesi gereğince davada re’sen araştırma ilkesinin uygulanması gerekmektedir. Ayrıca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğuna göre, çekişmeli taşınmazın gerçek hak sahibinin belirlenmesi yönünden, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edilmesi söz konusu olduğundan, öncelikle ilgili kamu kurumları olan Orman İdaresi ve Hazineye husumetin yaygınlaştırılarak davada yer almalarının sağlanması ve göstereceği delillerin toplanması, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir.
O halde; Hazine ve Orman İdaresinin davaya katılımları sağlandıktan sonra, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun olup olmadığı araştırılmalı, kesinleşen bir orman kadastrosu varsa çekişmeli taşınmazın konumu bilirkişiler marifetiyle duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, aksi halde eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılarak niteliği belirlenmeli, toplanan ve toplanacak deliller doğrultusunda ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar …, …, … , …, … ve …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.