Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12949 E. 2021/11841 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12949
KARAR NO : 2021/11841
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 30, 31, 32, 33, 34 ve 35 parsel sayılı 39.032,27, 2.819,93, 39.703,00, 4.768,18, 19.753,91, 9.912,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle değişen paylarla davacı ve davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiştir. Davalı Hazinenin itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek tüm parsellere uygulanan tapu kayıtlarının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarına uyulması gerektiği ve tapu kayıtlarının miktarının küçük, zeminde uygulandığı alanın büyük olması nedeniyle tapu miktarı hisse kabul edilmek suretiyle miktar fazlası olan hisselerin Hazine adına tesbitine karar verilmiştir.
Davacı …, taşınmazlardaki kendi payının kardeşlerinden fazla yazıldığını, herkesin payının eşit olması gerektiğini beyanla tapu kaydına dayanarak taşınmazlardaki Hazine payının iptali ile kendisi ve kardeşleri adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da dosya kapsamından; dava konusu taşınmazların, dayanak tapunun sınırlarında yazılı olan kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı ve sınırlardaki taşınmazların Hazine tarafından gerçek kişilere satılmak suretiyle gerçek kişiler adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, hatalı değerlendirme sonunda ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kanıtlanamadığı, sınırlardaki taşınmazların Hazine tarafından gerçek kişilere satılmak suretiyle gerçek kişiler adına tescil edildiği gözetilerek ve kadastro tespitinde müşterek mülkiyet ilişkisi söz konusu olan taşınmazlar bakımından; dava açmayan paydaşların davalı olarak gösterilmeleri onlara ait payların dava edildiği sonucunu doğurmayacağı ve bu nedenle Hazine payından dava açmayan paydaşlara pay verilmemesi gerektiği de dikkate alınarak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.