YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13054
KARAR NO : 2021/12272
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar … mirasçıları … ve arkadaşları, davacılar …, … ve … ile davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Bartın İli Ulus İlçesi Kızıllar Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 8.444.502,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, ırsen intikal, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kendi kullanımlarında olan taşınmaz bölümlerine ilişkin tespitin iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacılar …, … ve …’un davalarının reddine, bilirkişi raporuna ekli krokide A, B ve C harfi ile gösterilen taşınmazların orman vasfıyla tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline; davacı …’ün davasının kısmen kabul kısmen reddine, bilirkişi raporuna ekli krokide D harfi ile gösterilen taşınmazın orman vasfıyla tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide E harfi ile gösterilen taşınmazın … mirasçıları adına verasete iştirakli olarak tarla vasfıyla tapuya tesciline; davacılar … ile …’in davalarının kabulü ile bilirkişi raporuna ekli krokide F harfi ile gösterilen taşınmazın … adına, aynı krokide G harfi ile gösterilen taşınmazın davacı … adına fındıklık vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … mirasçıları … ve arkadaşları, davacılar …, … ve … ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacılar …, … ve …’in, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli krokide A, B ve C harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve dava konusu edilen A, B ve C harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu ve dört yönü orman vasfıyla tapuda kayıtlı bulunan taşınmazla çevrili orman içi açıklık vasfında bulunduğu anlaşıldığına göre, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli krokide A, B ve C harfi ile gösterilen taşınmaz bölümleri hakkındaki hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar … mirasçıları … ve arkadaşlarının hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli krokide D harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne, davalılar Hazine ve Orman İdaresinin aynı krokide E, F ve G harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli krokide D harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün orman içi açıklık vasfında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıların dayandığı 1320 tarihli ve 294 ve 297 sıra numaralı tapu kayıtları keşifte uygulanmamış ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalması halinde orman içi vasfında olmayacağı değerlendirilmemiş; yine aynı krokide E, F ve G harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin eski tarihli belgelerde ne şekilde göründüğü ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilmeli, dosya içerisinde bulunan 1320 tarihli ve 294 ile 297 sıra numaralı tapu kayıtları ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte celp edilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılarak çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara hakkında açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı belirlenmeli, varsa bu dava dosyaları dosya arasına alınmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir/üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle, dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
Yine keşifte, teknik bilirkişi eliyle davacıların dayandığı tapu kaydının varsa krokisi/ haritası zemine uygulanarak kaydın kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulamasına ilişkin sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, bu yolla çekişmeli taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; tapu kayıt malikleri ile davacılar arasında akdi veya ırsi irtibat tesis edilmeli; teknik bilirkişiye, yapılan keşfi ve kayıt uygulamasına takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmelidir.
Yapılacak araştırma sonucu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ek krokide E, F ve G harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu veya davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı belirlendiği takdirde, davacıların davalarının reddine karar verilmelidir. Anılan krokide D harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden ise, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenir ise tapu kaydının 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısında hukuki kıymetinin olup olmadığı tartışılmalı; taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenir ise, dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığının ya da miktarı ile taşınmazın tamamını kapsamadığının anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmaz bölümünün dört yönü orman vasfıyla tapuda kayıtlı bulunan taşınmazla çevrili orman içi açıklık vasfında bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmeli, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde ise orman içi vasfında olmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar …, …, …’in taşınmazın A, B ve C harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … ve arkadaşlarının taşınmazın D harfi ile gösterilen bölümü ile Hazine ve Orman İdaresinin E, F ve G harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün D, E, F ve G harfi ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29.20 peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 30.10 TL’ nin temyiz edenlerden …, … ve …’den ayrı ayrı alınmasına ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden … ve arkadaşlarına iadesine, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.