YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13067
KARAR NO : 2021/10610
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz talebi, İlk Derece Mahkemesince 30.12.2015 tarihli ek kararla, süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiş, iş bu ek karar davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Osmaniye İli Kadirli İlçesinde 1990 yılında yapılıp 1992 yılında ilan edilen arazi kadastrosu sırasında, 7 Mart Mahallesi çalışma alanında bulunan 756 ada 9 parsel sayılı 327,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe niteliğiyle dava dışı Mehmet Hapucuoğlu adına tespit ve tescil edildikten sonra, satış yoluyla davalı …’ ya intikal etmiştir.
Davacı … İdaresi, taşınmazın evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış ve Mahkemece, 3402 sayılı Yasa’nın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin hüküm, davacı … İdaresinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2012 tarihli ve 2011/17052 Esas, 2012/5139 Karar sayılı ilamıyla, “orman iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davalarında 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği” gereğine değinilerek bozulmuş ve davalının karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, süresi geçtikten sonra temyiz yoluna başvurulduğu gerekçesiyle ek kararla temyiz talebi reddedilmiş ve iş bu ek karar davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, 30.12.2015 tarihli ek kararla hükmün süresinde temyiz edilmediği ve usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, gerekçeli kararın, davayı takip eden davacı … İdaresi vekili adına tebliğe çıkarıldığı, ancak vekilin vekalet ilişkisi sona erdiğinden bahisle bila ikmal iade edildiği, bu süreçte davacı … İdaresi vekili olduğunu belirten Av. … tarafından 18.03.2015 tarihinde dilekçe verilerek gerekçeli kararın taraflara tebliğinin talep edildiği, ancak tebliğe çıkartılan gerekçeli karar tebligat evrakına yine eski vekilin adının yazıldığı ve tebligatın 10.08.2015 tarihinde işyeri amiri imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın davacı kurumun yeni vekiline tebliğ edilmesi gerekirken, vekalet ilişkisi son bulan vekile yapılan tebligatın geçersiz olduğu göz ardı edilmek suretiyle, temyiz isteminin süresi içinde yapılmadığından bahisle, temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, mahkemenin 18.03.2015 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, davacı … İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan mahkeme kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 18.03.2015 tarili ek kararın kaldırılmasına, yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 25.04.2013 tarihli kararın ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresi’nden harç alınmasına yer olmadığına, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.