YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13072
KARAR NO : 2021/11335
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesinde 1998 yılında yapılan kadastro sonucunda, … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 108, 111, 382 ve 107 ada 109 parsel sayılı sırasıyla 11.876,48, 6.087,94, 7.000,00 ve 544,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle, sınırlarında yer alan taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir.
Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların kök muris … mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle 15.12.2003 tarihinde dava açtıktan sonra, yargılama sırasında 10.02.2006 tarihinde yapılan keşifte 101 ada 108 ve 111 sayılı parseller yönünden davadan feragat etmiş ve kök muris …’ in veraset ilamında yer alan tüm mirasçılarının davaya katılımı ve muvafakatleri sağlanmış ve ayrıca müdahil …, 101 ada 382 sayılı parselin ½ payı yönünden, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu 101 ada 108 ve 111 sayılı parseller yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine; 101 ada 382 sayılı parsel yönünden açılan davanın taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle reddine ve 107 ada 109 sayılı parsel yönünden açılan davanın kabulüne, taşınmazın tapu kaydının iptali ile … mirasçıları adına verasette iştirak esasları uyarınca tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından kabul edilen 107 ada 109 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dosyası temyiz incelemesinin yapılması amacıyla Yargıtay’a gönderildikten sonra, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarihli kararıyla, dosyada bulunan eksikliklerin tamamlanması için geri çevrilmesi üzerine, Mahkemece, geri çevirme kararı bozma ilamı olarak değerlendirilerek dava dosyası yeni esasa kaydedilmiş ve iki buçuk yıla yakın süre yargılama yapıldıktan sonra yapılan yanlışlığın farkedilmesi ile dava dosyası esası kapatılarak Dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin geri çevirme kararı üzerine dosyanın yeni esasa kaydedilmesi yok hükmünde olduğundan, 30.01.2014 tarihli hükme karşı yapılan temyiz itirazları incelendiğinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; çekişmeli 101 ada 108, 111 ve 382 sayılı parseller yönünden davacının davasının reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.