Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13171 E. 2021/11065 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13171
KARAR NO : 2021/11065
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı …, davalı Hazine ve dahili davalı … İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … Köyü çalışma alanında bulunan 147 ada 1 parsel sayılı 8.761,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2006 yılında yapılan kadastro sırasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ağaçlık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adına tescili istemiyle davalı Hazine aleyhine dava açmış ve yargılama sırasında dava, Orman İdaresine de yöneltilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, … Köyü 147 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın 22.04.2014 tarihli kadastro bilirkişisi raporunda “B” harfi ile gösterilen 2.408,21 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı Hazine ve dahili davalı … İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Mahkeme kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün “fazlaya ilişkin talebin reddine” ilişkin kısmının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı Hazine ve dahili davalı … İdaresi vekilinin davanın kabul edilen ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda “B” harfi ile gösterilen kısma ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, bu bölüm yönünde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz bir bütün olarak değerlendirilmiş, taşınmazın “B” kısmının üzerinde bulunan bitki örtüsü, niteliği, cinsi yaşları konusunda ayrıntılı bilgi verilmemiş; orman bilirkişi raporunda ise, sadece en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafı incelenmiş ama davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının denetlenmesi açısından tespitten 15-20-25 yıl öncesine ilişkin memleket haritası ve hava fotoğrafları incelenmemiş ve çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanak kayıtları getirtilerek yöntemince uygulanmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi içen Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösteren orman tahdit haritası, komşu taşınmazlara ait tapu kayıtları, dava konusu olmaları halinde ilgili dava dosyaları ve kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile memleket haritaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi tarafından taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, üzerinde bulunan bitki örtüsünün cinsi,sayısı dağılımı ve yaşlarını, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki sınırlamalar göz önüne alınmak suretiyle adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesiz olan başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği yöntemince araştırılmalı ve bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin “hükme esas alınan 22.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda “A” harfi ile gösterilen ve davanın reddedilen kısmı ile ilgili temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün “fazlaya ilişkin talebin reddine” kısmının ONANMASINA, davalı Hazine ve dahili davalı … İdaresi vekillerinin davanın kabul edilen ve hükme esas alınan 22.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda “B” harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü hükmün bu kısmının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden dahili davalı … İdaresi’ne iadesine, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 27,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.