YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13200
KARAR NO : 2021/10294
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün …, …, …, …, … harici davacılar ile … ve … haricindeki müdahiller ve davalı Hazine ile Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında Ergani ilçesi, Caferan mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, tapu kaydı, bağış, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak; davacılar… ve … tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği idiasına dayanarak; diğer davacı gerçek kişiler de vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında… ve … tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak, diğer gerçek kişiler de irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak davaya müdahil olmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaların kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporuna ekli krokide Y harfiyle gösterilen 64.449,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 4/5 hissesinin davacı …, 1/4 hissesinin müdahil … adına, C/1-3 harfiyle gösterilen 27.016,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın müdahil … adına, A2 harfiyle gösterilen 41.477,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına, C2 ve C3 harfli sırasıyla 15.983,71 ve 8.214,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların 1/2’şer hisseyle davacılar İsmail ve … adına, D1 harfiyle gösterilen 14.853,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına, G1 harfiyle gösterilen 37.139,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına, V1 harfiyle gösterilen 22.905,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tarla vasfıyla tapuya tescillerine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 101 ada 1 sayılı parselin geriye kalan bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm …, …, …, …, … harici davacılar ile … ve … haricindeki müdahiller ve davalı Hazine ile Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmiştir. Şöyle ki; yörede 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmış olup, çekişmeli 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan taşınmazların eski tarihli resmi belgeler üzerindeki konumu incelenerek orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların 1953 tarihli memleket haritası ve 1952 tarihli hava fotoğrafında ağaç örtüsü olmayan açık renkli alanda kaldığı belirtilmiş ise de hava fotoğrafının kadastral paftayla aynı ölçekte çakıştırması yapılmadığından rapor denetlenememiştir. Bir kısım davacılar ve müdahillerin dayandığı Temmuz 1948 tarihli ve 32 nolu, Ağustos 1941 tarihli ve 17 ile 18 nolu tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte celbedilmemiş; davada aynı zamanda zilyetlik iddiasına da dayanıldığı halde, Mahkemece tespit tarihinden geriye doğru 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerindeki taşınmazların konumları incelenmemiş, tek ziraatçi bilirkişiden alınan raporda ise genel olarak taşınmazlar üzerindeki imar ihya işlemlerinin tamamlanmadığı, sınırların belirgin olmadığı tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazlar kuzey ve batı yönden komşu Kömürtaş köyü çalışma alanına sınır olup, kenarlaştırılmış pafta üzerinde taşınmazların komşu köy parsellerine göre konumu araştırılmamış, tüm taşınmazlar komşularıyla birlikte gösterilecek şekilde tek büyük kroki üzerinde gösterilmemiştir. Bu haliyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
O halde; Mahkemece, öncelikle davacıların dayandıkları Temmuz 1948 tarihli ve 32 nolu, Ağustos 1941 tarihli ve 17 ile 18 nolu tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren sıra izler biçimde tüm tedavülleriyle birlikte ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak revizyon gördüğü parsel kayıtları eksiksiz celbedilmeli; yöreye ait en eski tarihli ve kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait (komşu köyde bulunanları da içerir şekilde) kadastro tutanakları, tespite esas alınan dayanak kayıtları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, dayanak tapu kayıtlarının 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Kanunlar karşısında hukuki kıymetinin olup olmadığı tartışılmalıdır. Orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde ise bu kez taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, teknik bilirkişi eliyle dayanak tapu kayıtlarının varsa krokisi/haritası zemine uygulanarak kayıtların kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kayıtların krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanılmalı, tapu kayıtlarının uymadığının ya da miktarı ile taşınmazların tamamını kapsamadığının anlaşılması halinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenmeli; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir çekişmeli 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan tüm taşınmazları komşu Kömürtaş köyü çalışma alanında kalan parsellerle birlikte birarada gösterir ve taşınmazların orman içi açıklık durumlarını denetlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar sınırlaması yönünden de gerekli araştırmalar yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle …, …, …, …, … harici davacılar ile … ve … haricindeki müdahiller ve davalı Hazine ile Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan harçların temyiz eden davacılar ve müdahillere ayrı ayrı iadesine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresi’nden harç alınmasına yer olmadığına, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.