YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13332
KARAR NO : 2021/13200
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup, hükmün birleşen dosya davacıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 122, 123 ve 124 parsel sayılı 2600, 3550 ve 5840 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, çiftlik tapu kayıtları nedeniyle … ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra, davalı … itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek 122 ve 123 parsel sayılı taşınmazların … oğlu … adına tespitine; davalı …’ün itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek 124 parsel sayılı taşınmazın … adına tespitine karar verilmiştir.
Davacılar … , … , … ve … vekili, çiftlik tapu kayıtlarına dayanarak, çekişmeli 122 ve 123 ile 124 parsel sayılı taşınmazların davacılar ile diğer tapu paydaşları adına tescili istemiyle; davacılar … ve müşterekleri vekili, aynı iddialara dayanarak; davacılar … ve …, komşu 157 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, bir kısım yerin komşu 124 parsel içinde bırakıldığın öne sürerek 195,41 m2 yüzölçümündeki eksikliğin 124 parselden alınarak 157 ada 2 parsele eklenmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar ve yargılama sırasında müdahil …, kadastro tespitinden sonra düzenlenen noter senetleriyle satın alma iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda 13.03.2015 tarihli kararla verilen, davacı ve müdahil davacılar … ve müşterekleri ile müdahil …’un davalarının reddine, … Köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli 122, 123 ve 124 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanaklarındaki tespit gibi tapuya tescillerine, davacılar … ve …’ın ve diğer müdahil davacıların davalarının görevsizlik nedeniyle reddine ilişkin hükmün, davacılar … ve müşterekleri vekili ile müdahil … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/12510 Esas, 2016/3662 Karar sayılı ilamıyla, “Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, davacının dayandığı tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olup miktarı ile geçerli bulunmasına, bir an için dayanılan kayıtların çekişmeli parseli kapsadığı kabul edilse bile, davalı tarafın 743 sayılı Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 10 yılı aşkın süre taşınmaz üzerinde zilyet oldukları, bu zilyetliğin Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonrada hiç itiraza uğramadan aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla tespite kadar devam ettiğinin saptanmış bulunmasına, davacılar ve bayilerinin taşınmaz üzerindeki davalı taraf zilyetliğine sessiz kalıp, çekişme yaratmamalarına, davalı tarafın insan ömrünü aşan zilyetliklerinin davacı tarafa teb’an ve kiracılık sıfatına dayalı olduğunun kanıtlanamamış olmasına, davalı tarafın uzun süreli malik sıfatı ile kullanmaları karşısında Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği 4 Ekim 1926 tarihinden önce uygulanmakta bulunan ve Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonrada Medeni Kanun’a aykırı olmayan hükümlerinin yürürlükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesi’nin 20 ve 78. maddelerine göre tapu kayıtlarının davalı taraf yararına hukuki kıymetini kaybetmiş bulunmasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın iktisap şartlarının oluştuğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğinin hukukun temel ilkeleri arasında yer almış olmasına, mahkemece toplanan delillerin belirtilen yasa hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılıp sonuca gidilmesinde Yasa’ya aykırı bir yön bulunmamasına, delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik tespit edilememiş olmasına göre, davacılar … ve müştereklerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verildikten sonra, davaya katılan …’un talebinin tespit gününden sonraki haklara dayalı olması nedeniyle, Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu göz ardı edilerek davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmasına karar verilmiş, davacılar … ve müştereklerinin karar düzeltme talepleri de reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar Adviye Onay ve arkadaşlarının davaları hakkında mahkemece verilen 13.03.2015 tarihli hüküm kesinleştiğinden talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına: …, … ile müdahil davacılar …, …, … Yatırımları ve İşletmeleri A.Ş, Gayrimenkul Değerler A.Ş, … Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş, Sibelgül Karacaoğlu, …, …, …, … ve arkadaşlarının davaları yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … vekili tarafından 124 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 31.40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 27.90 TL’nin temyiz eden birleşen dosya davacılarından alınmasına, 30.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.