YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13450
KARAR NO : 2022/8262
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün asıl dosyanın davacıları, birleşen dosyanın davalıları vekili, davalı / karşı davacı … mirasçıları, davalı … ve arkadaşları vekili, asli müdahil davacı …, davalı …, … ve arkadaşları vekili ve davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, İçel ili … ilçesi… Köyü çalışma alanında bulunan 150 ada 24 parsel sayılı 2.389,19 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 24.10.1979 tarih ve 1979/642-808 Esas, Karar sayılı ilamı ile oluşan 22.05.1981 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazlarına davalıların baraka ve çardak yapmak suretiyle müdahale ettiklerini belirterek, davalıların müdahalelerinin men’i ile üzerindeki yapıların kal’ine ve lehlerine ecrimisile hükmedilmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar; davalı …, karşı dava dilekçesi ile taşınmazın zilyetliğinin kendisine ait olduğunu, bu nedenle üzerine ev ve çardak yaptığını öne sürerek, taşınmazın adına tescili istemiyle; davalı … ise, noter satış senedi ile taşınmazın 100 m2′ sinin davacıların murisi tarafından …mirasçıları tarafından da taşınmazın zilyetlikle kullanılan kısmı dahil 250 m2′ sinin kendisine satıldığını öne sürerek adına tesciline karar verilmesi istemiyle karşı dava açmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesince verilen, davacıların ecrimisil taleplerinin feragat nedeniyle reddine, elatmanın önlenmesi taleplerinin kabulü ile üzerindeki yapıların kal’ine, karşı davacıların davasının reddine ilişkin hükmün, bir kısım taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtayca bozulmasına karar verilmiş ve bozmadan sonra yürütülen yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle dava dosyası re’sen Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, asıl davanın davacılarının davasının kısmen kabulüne, karşı davacılar …’ın ve …’nin davasının reddine, müdahil davacı …’ın davasının görevsizlik nedeniyle reddine, birleşen dosya davacıları …, …, …’ın davalarının ayrı ayrı kabulüne ve karşı davacı müdahil davacıların davasının reddine, çekişmeli 150 ada 24 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi … Kurugöllü tarafından düzenlenen 08.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporu eki krokide bilirkişi raporunda (A), (G) ve (İ) harfi ile gösterilen kısımların ifrazından geri kalan 1.726,35 m2 kısmın aynı parsel numarası ile … Şekip Bago mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, (A) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin …oğlu …, (B) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin, … oğlu …, (C) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin, (D) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin, (E) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin, (H) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin, (İ) Harfiyle gösterilen muhdesat cinsindeki ahşap evin …., oğlu … tarafından yapıldığının şerh düşülmesine, çekişmeli 150 ada 24 parsel sayılı taşınmazın, adı geçen krokide (A) harfi ile gösterilen 201,32 m²’lik kısmın, iş bu parselden ifrazı ile farklı parsel numarası ile … mirasçıları adına payları oranında, çekişmeli 150 ada 24 parsel sayılı taşınmazın, taşınmazın adı geçen krokide (G) harfi ile gösterilen 290,03 m²’lik kısmın, iş bu parselden ifrazı ile farklı parsel numarası ile … mirasçıları adına payları oranında, çekişmeli 150 ada 24 parsel sayılı taşınmazın, adı geçen krokide (İ) harfi ile gösterilen 172,22 m²’lik kısmın, iş bu parselden ifrazı ile farklı parsel numarası ile arsa vasfıyla ile … oğlu … mirasçıları adına payları oranında, tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, asıl dosyada davacılar/birleşen dosyalarda davalılar vekili, davalı/karşı davacı … mirasçıları, davalı … ve arkadaşları vekili, asli müdahil davacı …, davalı …,… ve arkadaşları vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar, TMK’nın 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olup aynı Kanun’un 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri, zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesi uyarınca, tapuda kayıtlı taşınmaz mala, kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa ve zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde taşınmaz mal zilyet adına tespit olunur.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; çekişmeli 150 ada 24 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu… Mahallesinde kadastro çalışmalarının 1994 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı-karşı davacı …’ın, dayandığı … 1. Noterliğinin 12.11.1958 tarihli 13253 yevmiye numaralı ve … 2. Noterliğinin 01.06.1978 tarihli 17148 yevmiye numaralı satış sözleşmeleri ile dava konusu taşınmazın hükme esas alınan 08.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 201,32 m²’lik kısmının zilyetliğini; davalı-karşı davacı …’in, dayandığı … 3. Noterliğinin 10.08.1965 tarihli 7572 yevmiye numaralı ve … 3. Noterliğinin 01.09.1967 tarihli 6386 yevmiye numaralı satış sözleşmeleri ile taşınmazın aynı krokide (G) harfi ile gösterilen 290,03 m²’lik kısmının zilyetliğini ve davalı-karşı davacı …’nun ise, dayandığı 30.11.1962 tarihli satış sözleşmesi ile taşınmazın aynı krokide (İ) harfi ile gösterilen 172,22 m²’lik kısmının zilyetliğini elde ettiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; çekişmeli 150 ada 24 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kaydının oluşum tarihi dikkate alındığında, zilyetliklerin devralındığı tarih itibariyle taşınmazın tapusuz olduğu ve hali ile taşınır mal hükmünde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinin somut olaya uygulanabilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluşmasından önce satıcı…’ dan satış sözleşmesi ile satın alınan kısımları yönünden, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca eklemeli zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının oluştuğu anlaşılmakta olup, Mahkemece, açıklanan bu gerekçe ile kabul kararı verilmesi gerekirken, anılan Kanunun 13/B-b maddesinde düzenlenen kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesi ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/son fıkrası gereğince yerel mahkeme hükmünün, gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesi suretiyle ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden … Büyükşehir Belediye Başkanlığına, davalı …’a, davalı …’ya ve davacı …’e ayrı ayrı iadesine, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.