Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13457 E. 2022/7553 K. 29.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13457
KARAR NO : 2022/7553
KARAR TARİHİ : 29.09.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin verdiği önceki kararlar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamlarında özetle; “davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, tapu kayıtlarının uymaması halinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 354 parsel sayılı taşınmazın, İslahiye Tapulama Mahkemesinin 1983/53 Esas ve 1985/54 Karar sayılı kararı ile Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek oluşturulan kadastro tutanağının 27.07.1987 tarihinde kesinleştiği ve tapuya tescil edilerek kesinleştiği ve çekişmeli taşınmazın dava konusu olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamı ile yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Davacılar … ve …, … Kaplan ve arkadaşları aleyhine tapu kaydına dayanarak müdahalenin men’i davası açmışlar, Mahkemece verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.12.1953 tarihli ve 1953/1259 Esas, 1953/4439 Karar sayılı ilamıyla; dayanak tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması gereğine dayanılarak bozulmuştur. Bozma sonrası dosya, 1954/109 Esas numarasını almış, yargılama devam ederken 3402 sayılı Kanun’un 27. maddesine gereği Kadastro Mahkemesine devredilmiş, Tapulama Mahkemesinin 1968/198 Esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam edilmiştir.
Aynı dosyada birleşen dosya davacıları … …ve arkadaşları, 354 parsel sayılı taşınmaz hakkında davalarından feragat etmişler, Mahkemece de 07.06.1978 tarihinde çekişmeli taşınmaz hakkındaki davadan feragat edildiği ve aktarılan dava kapsamında olmadığı gerekçesiyle tefrik kararı verilerek, kadastro tutanağının usulüne uygun olarak kesinleştirilmesi amacıyla tutanak Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiş, bu aşamadan sonra 19.03.1986 tarihinde … ve arkadaşları adına tespit edilmiş ve itiraz edilmeksizin 22.07.1987 tarihinde aynı kişiler adına kesinleşmiştir.
Her ne kadar birleşen dosya davacıları … …ve arkadaşları davalarından feragat etmiş ise de, davacılar … ve …’un davaları yönünden feragat beyanları olmadığı gibi dosya kapsamından bu davacıların dava konusu ettiği taşınmazın aktarılan taşınmaz kapsamında kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır.
O halde Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın tapu kayıt malikleri usulünce davaya dahil edilmeli, davacılar … ve …’un dava konusu ettiği taşınmazın, çekişmeli taşınmazı da kapsayıp kapsamadığı usulünce araştırılmalı, aktarılan dava kapsamında olması halinde tapu kaydının oluşmasının hukuki yönden geçerli olmayacağı düşünülmeli ve iddia ve savunmalar doğrultusunda araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve davacılar … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
istek halinde peşin harcın temyiz eden davacı … ve arkadaşlarına iadesine, 29.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.