Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13473 E. 2022/10243 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13473
KARAR NO : 2022/10243
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar …, …, …, …, …’un davalarının reddine, davalı …’nın davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı …, davacı …, davacı … ve katılma yolu ile davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Çekişmeli 101 ada 179 parsel sayılı taşınmazın tespit malikinin … Köyü Tüzel Kişiliği olmasına, 101 ada 180 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise dava bulunmayıp belirtilen parsellerle ilgili Hazine aleyhine hüküm de oluşturulmamasına göre, hükmü temyiz eden davalı Hazine vekilinin temyiz inceleme isteminin 101 ada 179 ve 180 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine karar verildikten sonra, davalı Hazine vekilinin 101 ada 275 parsel sayılı taşınmaz ve birleşen 2010/10 Esas sayılı dosyadaki fen bilirkişi İbrahim Karakurt tarafından düzenlenen 18.11.2009 tarihli rapor ekindeki krokide (F) harfi ile gösterilen bölümü ile, asıl dosya içinde bulunan aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 23.11.2009 tarihli rapor ekindeki krokide (Y) ve (Z) harfleri ile gösterilen bölümleri, davacı …’nın (S) harfi, davacı …’nın ise (O) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden, davacı …’nın, Asliye Hukuk Mahkemesinde toplam 8 dekar yerin adına tescili istemiyle açtığı davanın, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, Mahkemece, aktarılan davanın kapsamının krokide (P), (R) ve (S) harfleri ile gösterilen bölümler olduğu kabul edilerek (P) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline, (R) ve (S) harfleri ile gösterilen bölümlerin ise mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, fen bilirkişi rapor ve krokisine göre (P) harfi ile gösterilen bölümün dosyada tutanak aslı bulunmayan ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tespiti kesinleşen 101 ada 165 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığının görülmekte olduğu, aktarılan dava dosyasındaki keşif krokisi ile kadastro paftası ölçeği çakıştırılarak aktarılan davanın kapsamının neresi olduğunun belirlenmediği, 165 parselin dava konusu olduğunun belirlenmesi halinde malik hanesi doldurulmuş olsa bile aktarılan dava nedeniyle tespitinin kesinleşmeyeceği düşünülerek tutanağın davalı hale getirilmediği, bu bölüm 275 parsel sayılı taşınmaz içindeymiş gibi hüküm kurulduğu, davacılar … ve … ile davalı Hazine tarafından temyiz konusu yapılan 275 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit yapıldığı halde yöntemince mera araştırması yapılmadığı, açıklanarak, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, 275 parsel sayılı taşınmazı dıştan çevreleyen tüm taşınmazların tutanakları ve dayanakları getirtilerek taşınmaz yönünü ne okuduklarının belirlenmesi, taşınmazın tahsisli veya kadim mera olup olmadığı araştırılmak suretiyle dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, komşu köylerden, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişilerinin tamamı, önceki tarihli keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklar ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla keşif icra edilmesi ve bu keşif sırasında, dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tarafların dayandığı senetler uygulanarak kapsamları belirlenmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmels, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu kabul edilen bölümü ile mera olduğu belirtilen bölümünü bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmesi, taşınmazın geri kalan bölümlerinin mera olduğunun anlaşılması halinde davacıların zilyetliğinde olan bölümler ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, bu bölümlerin meradan ne şekilde ayrıldığı belirlenip taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğraflarının çektirilmesi, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, fen bilirkişi raporunda temyize konu (U) ve (V) harfleri ile gösterilen bölümler, dava dışı 101 ada 175 parsel sayılı taşınmaz içinde gösterildiği halde bu parsel de dava konusuymuş gibi hüküm kurulmasının ve dava konusu 275 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümleri yönünden infazda tereddüt oluşturacak şekilde ayrı ayrı mera olarak sınırlandırılmalarına şeklinde karar verilmesinin, ayrıca çekişmeli taşınmazın kalan bölümün yüzölçümünün yanlış hesaplanmasının isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar …, …, …, …, …’un davalarının ayrı ayrı reddine, … İli … İlçesi … Köyü 101 ada 275 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, davacı …’nın davasının kabulüne, … ili … ilçesi … Köyü 102 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, bu taşınmazın çayır vasfıyla … Oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili … ilçesi … Köyü 106 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, bu taşınmazın tarla vasfıyla … Oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı …, davacı …, davacı … ve katılma yolu ile davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 433/2. fıkrası gereğince, karşı taraf, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde bildirerek temyiz isteğinde bulunabilir.
Somut olayda; davacı … vekili, davacılardan …’ın temyiz dilekçesinin tebliği üzerine katılma yolu ile temyiz başvurusunda bulunmuş olup, hükmü temyiz eden … davanın karşı tarafı olmayıp davada davacı sıfatıyla yer aldığından, davacı … vekilinin katılma yoluyla hükmü temyiz etmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı … vekilinin katılma yoluyla temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar …, davacı …, davacı …’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde karar verildiğine göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır.
Somut olayda; Mahkemece, dava konusu 101 ada 275 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de, mahkemenin, bozma ilamı öncesi verilen 2006/52 Esas ve 2010/148 Karar sayılı ilamıyla, davacı … tarafından açılan davada, 16.10.2009 tarihli keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda “F” harfi ile gösterilen 1.871,21 metrekare yerin davacı adına tespit edilen 101 ada 180 parsele ilavesi suretiyle 101 ada 180 parselin bir bütün halinde 4.110,44 metrekare olarak tarla vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili ve diğerleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalı Hazinenin davacı adına tespit gören 101 ada 180 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş ve böylelikle bahsi geçen parsele ilişkin önceki hüküm kesinleşmiştir.
Dava konusu 101 ada 180 parsel sayılı taşınmaza ilk hükümle dahil edilen ve “F” harfi ile gösterilen 1.871,21 metrekarelik yerin, 101 ada 275 parsel sayılı mera parseli içinde kaldığının ilk hükme esas alınan fen bilirkişi raporu krokisinden anlaşılması karşısında, 101 ada 275 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi, mera parselinin de mükerrer kaydının oluşmasına sebebiyet vermiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacıya ait 101 ada 180 parsel sayılı taşınmaza eklenen”F” harfi ile gösterilen 1.871,21 metrekarelik kısmın, 101 ada 275 parselin miktarından düşülerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus düşünülmeden, 101 ada 275 parselin tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacıların sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …, davacı …, davacı …’nın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacı …, davacı …, davacı … ve davacı …’ya ayrı ayrı iadesine, 14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.