Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13489 E. 2021/12845 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13489
KARAR NO : 2021/12845
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … Müdürlüğüne izafeten … Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Davacı … İdaresinin dava dilekçesinde belirttiği Ekim 945 tarih ve 15 sıra nolu tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa harita ve krokisi ile birlikte getirtilerek … İdaresi adına kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi ve davacı … İdaresinin bu tapu kaydına da dayanıp dayanmadığının sorulup açıklattırılması, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/161 Esas, 1973/105 Karar sayılı ilamına ait dava dosyasının getirtilmesi, davalıların burada taraf olup olmadığının araştırılması, davacı … İdaresinin dayandığı Ekim 1945 tarih ve 16 sıra sayılı tapu kaydı ve tedavüllerinin harita ve krokisi bulunduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın ve 743 sayılı Medeni Kanun’un 645 ve 4721 sayılı Medeni Kanun’un 719. maddeleri gereğince harita ve krokisi bulunan kayıt ve belgelerin kapsamının harita ve krokiye göre belirlenmesi, öte yandan davalı şahısların tutunduğu tespite dayanak teşkil eden tesis tarihi T.evvel 309 tarih ve 38 sıra sayılı tapu kaydı ve tedavüllerinin 157 ila 161, 163 ila 168 sayılı parsellerin tamamına revizyon gördüğü anlaşıldığından, tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parselleri birlikte gösterir birleşik kroki ve dava dışı parsellerin tespit tutanak örnekleri ile kesinleşmiş iseler tescil kayıtlarının ve bunlara komşu parsellerin onaylı kadastro tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıt ve belgelerin tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmesi, söz konusu komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının kesinleşip kesinleşmedikleri de araştırılıp, kesinleşmiş ise tescil kayıtlarının, hükmen tescil edilmiş iseler tescile esas alınan ilamların getirtilmesi ve bundan sonra mahallinde davanın sonucunda yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı, tarafsız, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların gösterdiği aynı yöntemle seçilen tanıklar marifetiyle refakate harita ve fen bilirkişiler de alınarak yeniden keşif yapılmak suretiyle, davacı … İdaresinin dayandığı tapu kayıtlarının tesis sınırları ile kamulaştırma sonucu geri kalan tapunun kapsadığı kısımların ve davalı şahısların dayandığı tespite esas alınan tapu kayıtlarının kapsam ve sınırlarının, tapu kayıtlarının harita ve krokileri de uygulanarak kesin olarak saptanması, harita ve fen bilirkişilerine keşfi izleme olanağı veren rapor ve kroki düzenlettirilmesi, taraf tapularının aynı yerleri kapsaması halinde doğru temele dayanan eski tarihli tapu kaydına değer verilmesi gerektiğinin gözetilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … İdaresinin davasının reddine, çekişmeli 164, 166, 167, 168, 171 parsel sayılı taşınmazların komisyon kararındaki gibi tapuya kayıt ve tesciline (Aşağıalınca Mahallesi 164 parselin yüz ölçümünün 4.597.371.51 m2 olarak düzeltilmesine, yine maliklerden … babasının isminin Şanlıurfa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/532 Esas, 2014/705 Karar sayılı ilamına istinaden … olarak eklenmesine) karar verilmiş; hüküm, davacı … Müdürlüğüne izafeten … Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece özetle, davacı Vakıf İdaresine ait Ekim 1945 tarih ve 15, 16 sıra numaralı ve 29.05.1972 tarih ve 10 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisine getirtilen davacıya ait Ekim 1945 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının incelenmesinde, bu kaydın 4753 ve 5618 sayılı Kanunlara göre yapılan çalışmalar sonucu kamulaştırıldığı ve tamamının Nisan 1952 tarihli ve 4 ila 35 ve 28.06.1952 tarihli ve 214 ila 217 sıra numaralı tapu kayıtları ile üçüncü kişilere gittiği anlaşıldığından, Mahkemece bu kayda değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak diğer yönlerden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında, dosyadaki eksiklikler tamamlandıktan sonra taraflara ait tapu kayıtlarının mahallinde yapılacak keşifte uygulanması gerektiği açıkça ifade edildiği halde, Mahkemece yeniden keşif yapılmadığı ve dosya üzerinden aldırılan 31.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 31.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporu temyiz incelemesi sırasında dosya içerisinde bulunmadığından denetlenememekle birlikte, mahkeme gerekçesinde yer alan özetinde dahi bilirkişinin, keşif yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdiği belirtilmiştir. Yine bozma ilamında, dosyada eksik olup ilgili yerlerden getirtilmesi gerektiği belirtilen Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/161 Esas, 1973/105 Karar sayılı ilamına ait dava dosyasının, davalı şahısların tutunduğu tespite dayanak teşkil eden tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlar dışında revizyon gördüğü tüm parselleri birlikte gösterir birleşik krokisi ile bu dava dışı parsellerin tespit tutanak örneklerinin, kesinleşmiş iseler tescil kayıtlarının ve bunlara komşu parsellerin onaylı kadastro tespit tutanak örneklerinin ve varsa tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte dayanak kayıt ve belgelerinin de temyiz incelemesi sırasında dosya içerisinde bulunmadığı ve ayrıca, mahallinde keşif yapılmadığından davalılara ait tapu kayıtlarının da uygulanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle bozma ilamında dosyada bulunması gerektiği belirtilen ancak temyiz incelemesi sırasında halen dosya içerisine getirtilmediği anlaşılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/161 Esas, 1973/105 Karar sayılı dava dosyası ile yukarıda açıklanan ve eksik olduğu belirtilen tutanak ve belgeler ve ayrıca 31.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporu dosya içerisine alınmalı, bundan sonra önceki tarihli bozma ilamında açıklandığı şekilde mahallinde keşif yapılarak, davacı … İdaresinin dayandığı Ekim 1945 tarih ve 16 sıra numaralı tapu kaydının tesis sınırları ile kamulaştırma sonucu geri kalan 29.05.1972 tarihli ve 10 sıra numaralı tapunun kapsadığı kısımlar ve davalı şahısların dayandığı tespite esas alınan tapu kayıtlarının kapsam ve sınırları, tapu kayıtlarının harita ve krokileri de uygulanarak kesin olarak saptanmalı, harita ve fen bilirkişilerine keşfi izleme olanağı veren rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Yasaya uygun görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne İzafeten … Vakıflar Bölge Müdürlüğüne iadesine, 23.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.