YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13490
KARAR NO : 2022/9889
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğacağı, öte yandan bozma dışında kalan yönlerin ise kesinleşeceği, Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği açıklanarak, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulama yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 36, 40, 41, 43, 50, 53, 55 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tespitin iptali ile bu parsellerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 38, 44, 45 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 38 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, tespit tutanağında yer alan …..,Mevkii 2- 4 – 5 ve 6 no.lu vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; söz konusu vergi kayıtlarının “keber yeri”, “dağ”, “delikyeri”, “gölyeri” ve “dere” gibi gayri muayyen sınırlar içerdiği ve bu sınırlar itibariyle her yere uyabilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle çekişmeli taşınmazların vergi kayıt kapsamında kaldığının kabulüne imkan bulunmamaktadır.
Öte yandan; mahkemenin, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ve mülga 766 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle mülkiyeti kazanma şartlarını gerçekleştirdikleri anlaşılan tespit maliklerinin her birinin ayrı ayrı kendi kök murislerinden kuru arazide belgesizden zilyetlik yoluyla 100 dönüm taşınmaz edinilebilecekleri ve çekişmeli yerleri müştereken ayrı ayrı kullandıkları yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, mahkeme gerekçesinde vergi kayıt maliki ve vergi kayıt maliki mirasçısı olarak …’ın ayrı,…., oğlu …’un ayrı, …., oğlu ….., ve …’un ayrı, ….,oğlu ….., ayrı, ….., oğlu ….., ve … ….,’ın ayrı,….., evlatları …, …ve …’ın ayrı, … evlatları …ve …’in ayrı, … evlatları … ve …’un ayrı olmak üzere 100’er dönümden toplam 800 dönüm kazanabilecekleri belirtilmiş ise de tespit maliklerinden…oğlu …’un ve…oğlu …’un aynı kökten geldiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmazların vergi kaydı kapsamında kalmadıkları ve tespit maliklerinin belgesizden zilyetlik yoluyla kuru arazide toplam 700 dönüm yer kazanabilecekleri gözönünde bulundurularak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 38 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 07.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.