Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13500 E. 2023/177 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13500
KARAR NO : 2023/177
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/25 E., 2017/10 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Yozgat ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 37 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına; 101 ada 67, 148, 180 ve 210 parsel sayılı taşınmazlar … ve müşterekleri adına; 101 ada 91 parsel sayılı taşınmaz … adına; 101 ada 146 parsel sayılı taşınmaz … adına; 101 ada 147 parsel sayılı taşınmaz … adına; 101 ada 149 parsel sayılı taşınmaz … adına; 101 ada 150 parsel sayılı taşınmaz … ve müşterekleri adına; 101 ada 152 parsel sayılı taşınmaz … adına ve 101 ada 151 parsel sayılı taşınmaz ise tapu kaydı nedeniyle … ve … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili (Kapatılan) Akdağmadeni Kadastro Mahkemesine sunduğu 27.08.2008 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili olan Hazineye ait 15.12.1951 tarih ve cilt no 40 sayfa no 90 ve sıra no 262 numaralı tapu kaydı kapsamındaki Yozgat ili … ilçesi … Köyünde bulunan 60.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kadastro sırasında sehven 101 ada 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152 ve 91 parsel sayılı taşınmazlar olarak davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazların Hazineye ait tapulu taşınmazlar olup yitik kişilerden kalan metruk arazilerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davacı Hazine vekili eldeki dava dosyasıyla birleşen (Kapatılan) Akdağmadeni Kadastro Mahkemesinin 2008/215 Esas sayılı dosyasına sunduğu 21.07.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili olan Hazineye ait 15.12.1951 tarih ve cilt no 40 sayfa no 88 ve sıra no 251 numaralı tapu kaydı kapsamındaki Yozgat ili … ilçesi … Köyünde bulunan 10.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 101 ada 151, 152 ve 91 parsel numaralarıyla; 11.12.1951 tarih ve cilt no 40 sıra no 180 sayfa no 74 numaralı tapu kaydı kapsamındaki 4000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 101 ada 180 parsel numarasıyla; 11.12.1951 tarih ve cilt no 40 sıra no 177 sayfa no 73 numaralı tapu kaydı kapsamındaki 1800 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 101 ada 210 parsel numarasıyla; 13.12.1951 tarih ve cilt no 40 sıra no 198 sayfa no 77 numaralı tapu kaydı kapsamındaki 9.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın 101 ada 37 parsel sayılı numarasıyla davalılar adına tespit edildiğini, bu taşınmazların Hazineye ait tapulu taşınmazlar olup yitik kişilerden kalan metruk araziler olduğunu, zilyetlik yoluyla kazanılmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazine tarafından açılan davalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.

II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Bir kısım davalılar …, …, … ve … 23.10.2008 tarihli celsedeki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2012 tarih ve 2008/214 Esas, 2012/64 Karar sayılı önceki kararı ile, asıl davanın reddine, 101 ada 91, 146, 147, 148, 149, 150, 151 ve 152 numaralı parsellerin tespit gibi tesciline; birleşen 2008/14 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı Hazinenin 11.12.1951 tarih ve 180 numaralı tapu kaydının 101 ada 180 parsel sayılı taşınmaza uyduğu anlaşıldığından B harfi ile gösterilen 4.000 m2lik kısmının ifraz edilerek en son parsel numarası ile Hazine adına kayıt ve tesciline, A harfi ile gösterilen 13.171,84 m2′ lik kısmının aynı parsel numarası ile tespit gibi tesciline, 101 ada 37 ve 210 numaralı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2012 tarih ve 2008/214 Esas, 2012/64 Karar sayılı önceki kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2015 tarih ve 2014/130 Esas, 215/16333 Karar sayılı ilamıyla; “çekişmeli 101 ada 180 parsel taşınmaz yönünden davacı Hazinenin dayandığı 11.12.1951 tarihli ve 180 sıra numaralı 4000 m2 yüzölçümlü tapu kaydınını gayri sabit hudutlu olup miktarına itibar edilmesi gerektiğinin kabulü isabetli ise de, kapsam tayininin gayri sabit ” dağ” hududu esas alınarak yapılmasının doğru olmadığı ve miktar fazlası kısım yönünden keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların, taşınmazın 40 – 50 yıldır tespit malikleri tarafından yem bitkisi ekilerek kullanıldığını beyan etmelerine rağmen, zirai bilirkişi raporunda 15 – 20 yıldır işlenmediğinin belirtildiği, bu haliyle yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile zirai bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu halde, bu çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, 101 ada 151 parsel yönünden, dayanak 17.04.1990 tarihli tapu kaydı tescil ilamı ile oluştuğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince kapsamının haritasına göre belirlenmesi gerektiği halde kayıt uygulamasında bu durum göz önünde bulundurulmadığı gibi, tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı kabul edilen bölüm yönünden keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların, taşınmazın 40 – 50 yıldır tespit malikleri tarafından yem bitkisi ekilerek kullanıldığını beyan etmelerine rağmen, zirai bilirkişi raporunda 15 – 20 yıldır işlenmediğinin belirtildiği, bu haliyle yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile zirai bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu halde, bu çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, 101 ada 37, 91, 146, 147, 148, 149, 150, 152 ve 210 parseller yönünden, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, Kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak bilirkişi raporu ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında kullanıma ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve incelemenin yeterli bulunmadığı, 101 ada 67 parsel sayılı taşınmaza yönünden ise, kadastro hakimi, tüm taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorunda iken bu parsel yönünden olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamış olmasının isabetsiz olduğu” açıklanarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 101 ada 151 parsel yönünden davacı Hazineninde taraf olduğu tapu iptali ve tescil davasında davalılar lehine tescile karar verildiğini, kesinleşen bu hüküm İlk Derece Mahkemesince uygulanmaksızın kanuna aykırı olarak hüküm kurulduğunu, kaldı ki taşınmazlar üzerinde davalıların uzun süredir zilyetliklerini aralıksız sürdürdüklerini, davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı ve hükmen tescil sonucu oluşan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uygulanamaması halinde tapu miktarı ile sınırlı olarak tescil kararı verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 14, 16, 17 ve 20 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Dava konusu 101 ada 37, 67, 91, 146, 147, 148, 149, 150, 152, 180 ve 210 parseller yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin de temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Dava konusu 101 ada 151 parsel hakkındaki hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; taşınmazın tespitine esas alınan 17.04.1990 tarih ve 30 sıra numaralı 1542 m2 yüzölçümüne sahip tapu kaydı, Akdağmadeni Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/268 Esas, 1988/199 Karar sayılı tescil ilamı ile oluştuğundan kapsamının 3402 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi gereğince krokisine / haritasına göre belirlenmesi gerekir. Söz konusu tapu kaydına ait krokinin, keşif mahallinde, taşınmazın kuzey, batı ve güney sınırları itibariyle uygulanması sonucu harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 02.11.2017 tarihli raporda, (a) ile gösterilen 365 m2’lik alanın 101 ada 468 sayılı orman parseli içerisinde, (b) ile gösterilen 958,21 m2’lik alanın dava konusu parsel içinde, 1191,05 m2’lik kısmının ise tapu kaydı uygulaması dışında kaldığı, kaydın hudutları itibarı ile zemine uyduğu ancak krokinin bir bütün olarak uygulama kabiliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, anılan tapu kaydının kısmen dava konusu taşınmaza uyduğu, taşınmazın geriye kalan kısmı yönünden tespit maliki davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek, tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenen taşınmaz bölümünün tespit malikleri adına payları oranında tespit ve tescili gerekirken, tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dava konusu Yozgat ili … ilçesi … Köyü 101 ada 37, 67, 91, 146, 147, 148, 149, 150, 152, 180 ve 210 parseller yönünden, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Dava konusu Yozgat ili … ilçesi … Köyü 101 ada 151 parsel yönünden, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.