Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13507 E. 2023/736 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13507
KARAR NO : 2023/736
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/20 E., 2018/16 K.
KARAR : Kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemecesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, müdahil davacı … vekili, davacı … mirasçıları … ve … ile davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar …, …, …, , …, …, …, …, İncesu Sulh Hukuk Mahkemesinde devam eden 1994/31 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetki gereği, dayandıkları tapu kayıtlarının miktar itibariyle düzeltilmesi için dava açmışlar, İncesu Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.03.2003 tarihli ve 2003/26 Esas sayılı görevsizlik kararı ile dosya İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/116 Esasına kayıt edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama devam ederken dava konusu edilen taşınmazların bulunduğu mevkide kadastro tespit çalışmaları yapıldığından dava konusu taşınmazlar bu davada davalı olduklarından bahisle yüzölçüm hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5 ve 25-27 nci maddeleri gereğince dava konusu 214 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mahkemenin görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İncesu Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Davacılar …, …, …, , …, …, …, …, İncesu Kadastro Mahkemesinin birleşen 2005/449 Esas, 2006/19 Karar sayılı dosyasında; davalı …’in dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir hakkı olmadığını belirterek 224 ada 19 parselde davalı adına yapılan tespitin iptali ile adlarına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

3.İncesu Kadastro Mahkemesinin birleşen 2005/146 Esas, 2006/5 Karar sayılı dosyasında; davacı … 18.02.2005 tarihli İncesu Kadastro Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Kasabası, Gölünbaşı Mevkinde bulunan 214 ada 9 parsel sayılı taşınmazın murisi ve eşi …’in malı iken ölümü ile mirasçıların aralarında yaptıkları rıza-i taksim neticesinde hissesine düştüğünü, dava konusu yer ile davalılar ve diğer kişilerin bir hak ve alakalarının bulunmadığını belirterek davalılar adına yapılan tespitin iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

4.İncesu Kadastro Mahkemesinin birleşen 2005/145 Esas, 2006/4 Karar sayılı dosyası; davacı …’in 18.02.2005 tarihli İncesu Kadastro Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; … ili, İncesu ilçesi, … Kasabası, Gölünbaşı Mevkiinde bulunan 214 ada 7 parsel sayılı taşınmazın murisi ve babası …’in malı iken ölümü ile mirasçıların aralarında yaptıkları rıza-i taksim neticesinde hissesine düştüğünü, belirterek davalılar adına yapılan tespitin iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

5…. mirasçısı … 14.03.2005 havale tarihli müdahale dilekçesi ile dava konusu 214 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında taşınmazların tespitlerinin tapu kayıtlarına dayandırıldığını, bu kayıtlara göre de her iki parselde de 7/16 oranında hissesi olduğunu belirterek davaya müdahil olmuştur.

II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2011 tarihli ve 2005/1 Esas, 2011/7 Karar sayılı ilam ile birleşen dosya davacıları … ve …’in davalarının kısmen kabulüne, … ve arkadaşlarının açmış oldukları davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazların tamamının 1/4 payının …, 3/4 payının ise … mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … ile müdahil davacı-davalı … tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2012 tarihli ve 2012/5040 Esas, 2012/9856 Karar sayılı kararı ile yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, davacıların talebinin dayanak tapu kaydının yüzölçümünün düzeltilmesi talebini de içerdiği bu sebeple de Hazinenin davaya dahil edilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile …’ın hisselerinin geçerli bir tapu dışı satış sözleşmesi ile satın alındığı hususunun ispatlanamadığı, dolayısıyla 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b ve koşulları oluşmadığından 13/B-c maddelerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, dava konusu 224 ada 19 parsel sayılı taşınmazda dayanak tapu kayıtlarındaki maliklerinden …’nun paylarını … … ve …’a, … … ‘un payını …’e, …, …, …’ın paylarını ise …’e sattığı, dava konusu 214 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kadastro tespit maliklerinden …’nun payını …’a, … … , …, …, …’ın paylarını ise …’e sattığı, dava konusu 214 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kadastro tespit maliklerinden …’nun payını …’a, … … , …, …, …’ın paylarını ise …’e sattığı, … ve mirasçılarının beyanlara göre dava konusu her üç taşınmazda zilyetliğini devraldıkları payların ve aslında taşınmazların tamamının 1958 yılından günümüze kadar tarım arazisi olarak tasarrufa konu edildiği dolayısıyla 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddede öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile zilyetliğini devraldıkları paylar yönünden taşınmaz edinme koşullarının sağlandığı gerekçesi ile; davacıların davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen 2005/449 Esas, 2006/19 Karar sayılı dosya davacılarının davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
birleşen 2005/145 Esas, 2006/4 Karar sayılı dosya davacısı …’in davasının reddine,
birleşen 2005/146 Esas, 2006/5 Karar sayılı dosya davacısı …’in davasının reddine, müdahil davacı …’in davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahalle, 214 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 8/16 hissesinin İncesu Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 2002/121 Esas, 2002/125 Karar sayılı veraset ilamına göre … mirasçıları adlarına, 8/16 hissesinin … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1984/1217 Esas ve 1984/971 Karar sayılı veraset ilamına göre … mirasçıları adlarına, Harita Mühendisi … ve Fen Bilirkişisi …’ın 19.02.2018 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere 12513,59 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, malikhanesinin bu şekilde doldurulmasına, veraset ilamlarının ve 19.02.2018 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına, dava konusu … İli, … İlçesi, …. Mahalle, 214 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 8/16 hissesinin İncesu Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 2002/121 Esas ve 2002/125 karar sayılı veraset ilamına göre … mirasçıları adlarına, 8/16 hissesinin … mirasçıları adlarına Harita Mühendisi … ve Fen Bilirkişisi …’ın 19.02.2018 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere 3573,66 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, malikhanesinin bu şekilde doldurulmasına, veraset ilamlarının ve 19.02.2018 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına, dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahalle, 224 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 7/16 hissesinin …, 5/16 hissesinin … mirasçıları, 4/16 hissesinin İncesu Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.07.2002 tarihli ve 2002/121 Esas, 2002/125 Karar sayılı veraset ilamına göre … mirasçıları adlarına, Harita Mühendisi … ve Fen Bilirkişisi …’ın 19.02.2018 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere 10108,24 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, malikhanesinin bu şekilde doldurulmasına, veraset ilamlarının ve 19.02.2018 tarihli ve 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, müdahil davacı … vekili, davacı … mirasçıları … ve … ile davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ham toprak vasfında olup, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı iddiası ile kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Müdahil davacı … vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere davacılar murisi …’ın da hissesini murisi …’ya sattığı, ancak parasının ödenmemesi sebebi ile tapudaki devrin yapılmadığı, paranın ödenip ödenmediğinin önemli olmadığı, kendisi lehine 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b-c maddesindeki koşulların oluştuğu iddiası ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davacı … mirasçıları … ve … ile davacı … temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2011 tarihli kararı ile … mirasçıları adına 1/4 hisse tescil edilmesine rağmen 31.05.2018 tarihli karar ile daha fazla hisse tescilinin hatalı olduğu iddiası ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. 214 ada 19 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … mirasçıları … ve … ile davacı …, davalı Hazine ve müdahil davacı …’in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. 214 ada 7 ve 9 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Davalı Hazine ve müdahil davacı …’in temyizi yönünden;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

b) Davacı … mirasçıları … ve … ile davacı …’in temyizi yönünden;
Mahkemece Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). Hukuk Genel Kurulunun 23.10.2002 tarihli ve 2002/11-663 Esas, 2002/847 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere bozma kapsamı dışında kalan hüküm bölümü onanmış sayılır.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2011 tarihli ve 2005/1 Esas, 2011/7 Karar sayılı ilam ile birleşen dosya davacıları … ve …’in davalarının kısmen kabulüne, … ve arkadaşlarının açmış oldukları davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazların tamamının 1/4 payının …, 3/4 payının ise … mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiş olmasına ve bu karara karşı davacılar … mirasçıları tarafından temyiz yoluna başvurulmamasına rağmen bozma ilamı sonrasında verilen temyize konu karar ile 214 ada 7 ve 9 nolu parsellerde davacı … mirasçıları adına 8/16 paya hükmedilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde usulü kazanılmış hakkı ihlal eder şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; davacı … mirasçıları dışındaki diğer davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilerek yeniden hüküm kurulması için temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. 214 ada 19 nolu parsel yönünden (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı … mirasçıları … ve … ile davacı …’in, davalı Hazine ve müdahil davacı …’in temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2. 214 ada 7 ve 9 nolu parseller yönünden ;
(V.C.3.2.a.) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine ve müdahil davacı …’in temyiz itirazlarının reddine,
(V.C.3.2.b.) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı … mirasçıları … ve … ile davacı …’in parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL’nin temyiz eden müdahil davacı …’den alınmasına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı … mirasçılarına iadesine,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.