Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13526 E. 2023/75 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13526
KARAR NO : 2023/75
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ret-feragat nedeni ile ret
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.04.2004 tarihli ve 2004/2570 Esas, 2004/3132 Karar sayılı ilamı ile … Kadastro Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, birleşen dosya davacısı …’nın davasının vaki feragati nedeniyle reddine karar verilmiştir.

… Kadastro Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili, Yahyalı ilçesi, 100.yıl ve İsmet Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 58 ada 1 parsel ve 59 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1983/168 Esasında davalı olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmış, dava konusu 56 ada 16 parsel, 42 ada 100 parsel, 53 ada 34 parsel, 628 ada 123 parsel, 642 ada 47 parsel, 647 ada 13 parsel, 649 ada 6 parsel sayılı taşınmazları ise davalı oldukları dikkate alınmayarak tespitleri sehven kesinleştirilmiş, Kadastro Mahkemesinin kararı ile davalı hale getirilmiştir.

2. Asıl davada davacı … 01.11.1983 tarihli Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, Yahyalı ilçesi … Mahallesinde sınırlarını belirtmiş olduğu 8 parça taşınmazın kök murisi …’ya ait bulunmakta iken vefatı ile kendisi ve davalıların babası …’ya kaldığını, kök murisi olan babasının vefatından sonra mirasçılar arasında rıza-i taksim yapılmadığını, mirasçı olan kardeşi …’nın da vefat ettiğini, dava konusu taşınmazların tamamına davalılar …., … ve … tarafından haksız ve yersiz olarak el konulduğunu belirterek dava konusu yerlere el atmanın önlenmesine ve veraset belgesinde gösterilen hisse nispetinde tapuya tespit ve tesciline karar verilmesini istemiş, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/168 Esasında görülen davada, 13.06.1988 tarihinde dava konusu yerler hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeni ile görevsizlik üzerine, dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

3. Birleşen dosyada davacı …, mevkini belirttiği taşınmazın kayınbabası …’ya ait iken 1/3 oranındaki kısmını kendisine sattığını, taşınmazın teslim edilerek zilyetliğinin kendisine geçtiğini, taşınmazın diğer kısımlarının da kayınbabası tarafından iki gelinine verildiğini, bunlardan bir hisseyi davalının satın aldığını, davalının 2/3 hisseye sahip olmasına rağmen kendisine ait olan 1/3 oranındaki hissesini müdahale ettiğini belirterek davalının haksız müdahalesinin önlenmesi ile kendisine teslimine karar verilmesini istemiş, 15.08.2003 tarihli keşifte dava konusu ettiği taşınmazda kendisine kayınpederinden intikal eden yeri …’ya satarak devrettiğini belirtmiş, beyanını imzası ile tasdik etmiş, bu parsele yönelik davasından vazgeçmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, dava konusu taşınmazların murisleri …’ya ait olduğunu, dava dilekçesinin 7 inci ve 5 inci sıralarında belirtilen taşınmazların satın alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yahyalı Kadastro Mahkemesi’nin 13.10.2003 tarihli ve 1990/27 Esas 2003/11 Kararı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine, 53 ada 34 parselin … oğlu … adına,56 ada 16 parselin … oğlu … ve … oğlu … mirasçıları adına, 58 ada 1, 59 ada 9, 42 ada 100, 628 ada 123, 642 ada 47, 649 ada 6, 647 ada 13 taşınmazların … oğlu … adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2003 tarihli ve 1990/27 Esas, 2003/11 Kararı sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 21.09.2004 tarihli ve 2004/2570 Esas, 2004/3132 Karar sayılı ilamında; bir kısım taşınmazların sınırında mera parsellerinin olduğu buna rağmen mera araştırmasına ilişkin yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu taşınmazlar hakkında mahallinde yapılan tüm keşiflerde dava konusu tüm taşınmazların davacı … ve onun babasından intikal olmadığının, … Çulha olarak bilinen davacının kardeşi … oğlu …’dan intikal olduğunun, evveliyatta onun zilyetliğinde ve kullanımında olduğu belirtildiği, dava konusu taşınmazlardan 647 ada 42 parsel dışındaki tüm taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazların kök murisin vefatından sonra taksim edilmediğinin dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişi beyanları ile … oğlu … ‘ nın oğlu …’nin imzalı beyanından anlaşıldığı, dava konusu taşınmazlardan 59 ada 9 parsel ile 58 ada 1 parsel sayılı taşınmazların sonradan iptal olunan imar uygulaması ile yol ve kanal olarak yeniden düzenlendiği ancak kadastro tespit tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiği, dosya kapsamındaki tüm deliller dikkate alınarak davacının dava konusu yerlerin davalıların babası …’nın da babası olan kök murisleri …’den intikal ettiğini ispatlayamadığı, tüm beyanlarda dava konusu taşınmazların … oğlu … ‘dan intikal olduğunun ve onun ve mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğunun net bir şekilde ifade edildiği, komşu taşınmaz dayanak kayıtları ve vergi kayıtlarıyla taşınmazlarda … olarak bilinen davalıların murisi … oğlu … …’nın zilyetliğinin doğrulandığı, dava konusu 53 ada 34 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi anlatımlarında belirtildiği üzere … olarak bilinen davalıların murisi … oğlu … …’nın yedinde iken tarafından gelinlerine bölüştürüldüğü, gelinlerinin ise paylarını … oğlu … …’ya sattıkları, …’un satın aldıktan sonra eklemeli zilyetliği ile zilyetlikten taşınmaz edinme koşullarını gerçekleştirdiği, birleşen dosya davacısı …’nın davasından feragat ettiği, ancak davalıların kök murisi … olarak bilinen davalı … oğlu … … ve 53 ada 34 parsel sayılı taşınmazda … oğlu … lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde belirtilen zilyetlikten taşınmaz iktisabına ilişkin koşulların oluştuğu, gerekçesi ile davanın reddine, birleşen dosya davacısı …’nın davasının vaki feragati nedeniyle reddine, dava konusu … İli, …. İlçesi, … Mahallesi, 642 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 20000 m2 yüzölçümüyle mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, dava konusu … ili, Yahyalı ilçesi, 100. Yıl Mahallesi, 53 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 1439 m2 yüzölçümüyle avlulu kargir ev ve bahçe niteliğiyle … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı yer 58 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 140 m2 yüzölçümüyle arsa niteliğiyle, … oğlu … mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı yer 59 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 271 m2 yüzölçümüyle arsa niteliğiyle … oğlu … mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı yer 42 ada 100 parsel sayılı taşınmazın 1265 m2 yüzölçümüyle bağ niteliğiyle … oğlu … mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı yer 56 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 315 m2 yüzölçümüyle avlulu kerpiç ev ve ahır niteliğiyle … oğlu … mirasçıları adlarına mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı yer 649 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 18400 m2 yüzölçümüyle tarla niteliğiyle … oğlu … mirasçıları adlarına mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 647 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 14139 m2 yüzölçümüyle tarla niteliğiyle … oğlu … mirasçıları adlarına mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı yer 628 ada 123 parsel sayılı taşınmazın 4298 m2 yüzölçümüyle tarla niteliğiyle … oğlu … mirasçıları adlarına mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, eksik araştırma ve inceleme yapıldığı için dava konusu taşınmazın vasfının açık ve net bir şekilde anlaşılamadığını, mahalli bilirkişilerin çelişkili beyanlarda bulunduklarını, zilyetlikle iktisap koşulunun oluşabilmesi için taşınmazların aralıksız-kesintisiz 20 yıl kullanılmış olması gerektiğini, bu şartların gerçekleşmediğini, davacı tanıklarının yaşları itibariyle kadastro tespit tarihinden geriye doğru 20 yıllık süreyi bilmeleri mümkün olmadığını, mahkemenin bu tanıkların beyanlarına dayanarak karar vermesinin isabetsiz olduğunu, dava kısmen reddedildiği için lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre , uyuşmazlık, davacı … tarafından, davalılar aleyhine, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtığı el atmanın önlenmesi ve tescil davası olup, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeni ile dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.

2. İlgili Hukuk
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükümlerini içermektedir.
2.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi “Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır” yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır’ hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması (HMK) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul ve Kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve Kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA,

Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 11.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.