YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13535
KARAR NO : 2023/295
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz ve Tescil
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16 ıncı Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor okunduktan sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Tekirdağ ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 321 parsel sayılı taşınmaz, malikinin kim olduğu ve ne zamandan beri zilyet bulunduğu bilinemediği belirtilerek, Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları, tapu kaydına dayanarak, Tekirdağ ili … ilçesi … Mahallesi …mevkiinde bulunan 286 parça taşınmaz hakkındaki kadastro tespitinin iptali istemiyle dava açmışlar; yargılaması sırasında asli müdahil …, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 321 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davaya katılmış ve davacı … ve arkadaşlarının açtığı davada, her bir taşınmaz hakkında dava tefrik edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2008 tarih ve 2006/34 Esas, 200836 Karar sayılı kararıyla; davacı … ve arkadaşlarının davalarının reddine, çekişmeli 321 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi … adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2008 tarihli ve 2006/34 Esas, 200836 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde verilen 22.09.2017 tarih ve 2017/3571 Esas, 2017/5642 Karar sayılı ilamla; “Mahkemece, müdahil … mirasçılarının karar başlığında müdahil olarak gösterilmesi gerekirken davalı olarak gösterildiği, çekişmeli taşınmazın tespit gibi … adına tesciline karar verilerek hükmün infazında tereddüte sebebiyet verildiği, 6100 sayılı HMK’ nin 297 inci maddesi uyarınca tarafların kararda doğru ve eksiksiz şekilde gösterilmelerinin ve infazı kabil hüküm kurulmasının zorunlu olduğu açıklanarak, bu husus göz ardı edilerek infazda kuşku yaratacak şekilde karar verilmesinin ve karar başlığının dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde düzenlenmesinin isabetsizliğine” değinilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu … köyü 321 nolu parsel sayılı taşınmazın asli müdahil … ve mirasçılarına ait taşınmaz olduğu ve uzun yıllardır tarla olarak kullandıkları, asli müdahilin dayanak vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı ve vergi kaydının sınırlarının sabit olmadığı ancak miktarı itibariyle taşınmazı kapsadığı ve miktar fazlasının bulunmadığı, haklarında karar kesinleşen davacıların tapu kaydının ise mera olarak verilen tapu kaydı olduğu ve söz konusu tapu kaydının sınırlarının birkaç köyü içine alacak kadar çok geniş alanları kapsadığı ve mera olarak verilen tapu kaydının da davacıların murisleri ve mirasçıları tarafından mera olarak kullanıldığı, davacıların tarla olarak kullandıkları taşınmazların dava konusu taşınmazla ilgisinin olmadığı ve davacıların dava konusu taşınmazı hiçbir zaman ne mera olarak ne de başka bir şekilde kullanmadıkları, davacıların davalı olan ancak feragatleri nedeniyle davanın reddine karar verilip tespit malikleri adına tespit yapıldığı ve Mahkemenin 1975/22 Esas, 1990/36 Karar sayılı dosyasında yine tespit malikleri adına karar verildiği ve söz konusu belirtilen Ahi Çelebi Vakıfnamesine itibar edilmediği, asli müdahil …’in kadastro tespitine kadar nizasız fasılasız malik sıfatıyla 50-60 yılı aşkın süredir vergi kaydına bağlı olarak zilyetliğinde olduğu ve vergi kaydına bağlı olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı şartlarının oluştuğu, maliye hazinesi adına yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, müdahil davacı … ve müştereklerinin dava konusu Tekirdağ ili, … ilçesi, … Mahallesinde … Mevkiinde bulunan nitelikli (eski 321) yeni 101 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak açtıkları davanın kabulü ile kadastro tespitinin iptaline, dava konusu Tekirdağ ili … İlçesi … mahallesinde … mevkiinde bulunan 7.224,67 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli (eski 321) yeni 101 ada 17 parsel parsel sayılı taşınmazın tamamı 576 hisse kabul edilerek davacı … mirasçıları adlarına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, kayıt uygulamasının hatalı yapıldığını, kadastro tutanağının aksine karar verilmesinin yanlış olduğunu, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ve 3402 sayılı Kadastro Kanun’un 14 üncü maddesindeki sınırların aşıldığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 14, 17 ve 20 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine ve kararda daşahılan hukuki gerekçelere göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
Taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.