YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13550
KARAR NO : 2023/926
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/1 E., 2018/47 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 57, 357, 360, 367, 368 ve 370 parsel sayılı taşınmazlar, tapu kaydına dayalı olarak, tarla vasfıyla, davalı …Turizm End. A.Ş. adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … (…) vekili dava dilekçesinde özetle; … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 57, 357, 360, 367, 368 ve 370 parsel sayılı taşınmazlar, onaylı imar planı içinde olup, bir kısmı arsa vasfında, bir kısmı ise yol vasfında olmasına rağmen, kadastro sırasında tarla ve zeytinlik olarak gösterilmek suretiyle hatalı tespit yapıldığını, taşınmazların tarla olarak kullanılmayıp tamamen yerleşim yeri içinde olduklarını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile imar planındaki yolun kadastrosu paftasına işlenmesine, taşınmazların vasfının arsa olarak değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Ayrıca … Belediyesi vekili tarafından, 13.12.1999 tarihinde, … ili … ilçesi … Köyü 101 ada 57, 355, 357, 358, 360, 365, 367, 368, 369 ve 370 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak açılan cins ve yüzölçümü değişikliği talebine ilişkin dava, mahkemenin 2000/4 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya başlandıktan sonra, yargılama sırasında 15.01.2001 tarihinde verilen tefrik kararı gereğince her bir parsel ayrı bir esas (368 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava 2001/11 Esas, 367 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava 2001/12 Esas, 360 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava 2001/14 Esas, 357 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava 2001/16 Esas, 370 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava 2001/10 Esas) sırasında kaydedilmiş, 57 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava ise 2000/4 Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmüş olup, bilahare 18.07.2012 tarihinde bu dava dosyası, aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin 2001/10 Esas sayılı dosyası birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı …. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli ve 2012/3 Esas, 2012/2 Karar sayılı önceki kararıyla; davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli ve 2012/3 Esas, 2012/2 Karar sayılı önceki kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2013 tarihli ve 2012/8757 Esas, 2013/4 Karar sayılı ilamıyla; “davacının talebinin tapuya tescili gerekli bulunan “taşınmazın cinsine” ilişkin olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 25 inci maddesine göre bu hususta Kadastro Mahkemesi görevli olduğu, davacı Belediyenin taşınmazların cinsinin arsa olarak düzeltilmesini istemekte de hukuki menfaatinin bulunduğu açıklanarak, işin esası hakkında araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 tarihli ve 1996/3 Esas, 1998/1 Karar sayılı kararı, Emlak Vergisi Kanunu ve Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 83/6122 sayılı “arsa sayılacak taşınmazlara ilişkin” kararı birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ve iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan ve imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılacağı, ancak bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmayacağı, dava konusu taşınmazların keşif sırasında yapılan gözlem ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zirai faaliyette kullanılan yerlerin arsa sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu ve taşınmazların asıl kullanım amacının dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından, Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 83/6122 sayılı “arsa sayılacak taşınmazlara ilişkin” kararının 4 üncü maddesi uyarınca, dava konusu parsellerin zirai faaliyet kapsamında olduğu gerekçesiyle, vergi dairesince yoklama yapılmadan ve Maliye Bakanlığının zirai faaliyet kapsamı değerlendirilmeden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmazların cins değişikliği istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kanun’un 25 inci maddesi, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 5 ve 18 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden Gömeç Belediye Başkanlığından alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.