Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13592 E. 2023/1856 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13592
KARAR NO : 2023/1856
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/3 E., 2019/10 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; hakkındaki davadan feragat edilen 131 ada 196 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, dava ve temyize konu … ili … ilçesi … köyü 123 ada 16, 131 ada 196, 198, 201, 203 ve 136 ada 11, 13, 23 parsel sayılı sırasıyla 12.891.13 m², 3.211.30 m², 11.693.69 m2, 1.063.73 m², 701.13 m², 539.02 m², 1.756.90 m2 ve 826,49 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yoluyla gelen hak, taksim, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, 123 ada 16 sayılı parsel davalı … ve müşterekleri ile dava dışı … Rıza Sınar adına, diğer parseller ise davalılar … ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … köyü 136 ada 11, 13, 23, 131 ada 196, 198, 201, 203 ve 123 ada 16 parsel sayılı taşınmazların vekil edeni olan davacının murisi …’dan geldiğini, ancak kadastro tespitinde, taksim olmamasına rağmen, sadece davacının kardeşi Rüştü’nün mirasçıları olan davalılar adına tespit yapıldığını belirterek, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacının mirastan gelen hissesinin adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında 14.04.2014 tarihli yapılan keşifteki beyanıyla dava konusu 136 ada 13 parsel sayılı taşınmazla ilgili davasından feragat etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2014 tarih ve 2012/7 Esas 2014/23 Karar sayılı önceki kararı ile, dava konusu 136 ada 11, 13, 23 parsel, 131 ada 198, 201, 203 parsel, 123 ada 16 parsel sayılı taşınmazların evveliyatında tarafların ortak murisi …’a ait olduğu, yıllarca onun tarafından ekilip biçilerek kullanıldığı, 1940 lı yıllarda köyden ayrılarak …’ta yaşamaya başladığı, yokluğunda arazilerini erkek çocukları … ve …’nün kendi aralarında pay ederek kullandıkları, …’ın 1974 yılında vefatından sonra da aynı kullanım durumunun devam ettiği, murisin tüm mirasçılarının bir araya gelerek yaptıkları usulüne uygun bir taksim söz konusu olmadığı gibi mahalli bilirkişi ve tutanak tanıklarının birbiriyle uyumlu benzer beyanlarından da anlaşıldığı üzere murisin sağlığında taşınmazlarını erkek çocuklarına hibe ettiğine dair bir irade açıklanmasında bulunmadığı, yokluğunda ve köye döndüğü yaşlılık döneminde erkek çocuklarının araziyi kullanmasına ses çıkarmamasının hibe olarak yorumlanamayacağı gerekçesi ile, davacının davasının kabulüne, 136 ada 11, 13, 23 parsel, 131 ada 198, 201, 203, 123 ada 16 parsel sayılı taşınmazlardaki mirasen gelen hissesinin adına tesciline, kalan hissenin davalılar üzerinde bırakılmasına, 123 ada 16 parsel sayılı taşınmazda da davalılar adına kayıtlı 1/2 hisse yönünden mirasen gelen hissesinin adına tesciline, kalan hissenin davalılar üzerinde bırakılmasına, dava konusu 131 ada 196 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davacının usulüne uygun feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen önceki kararına karşı davalılardan … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.11.2018 tarih ve 2018/328 Esas, 2018/6509 Karar sayılı ilamıyla, “davanın kadastro tespitine itiraz davası olduğu açıklanarak, mahkemece … mirasçılarından … mirasçısı …’a pay verilmemesinin isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, çekişmeli taşınmazın kök muris …’dan intikal ettiği, sağlığında bağış yapmadığı, ölümünden sonra da terekesinin yöntemince taksim edilmediği yönünde kanaat oluştuğu gerekçesi ile, kök muris … mirasçılarından … mirasçısı …’a verilmesi gereken yasal miras payı da verilmek suretiyle, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 131 ada 196 parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat beyanı nedeniyle reddine, 131 ada 196 parsel sayıl taşınmazın tespit gibi tesciline, diğer parseller yönünden davanın kabulü ile 131 ada 198 – 201 – 203, 136 ada 11 – 13 – 23 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile bu taşınmazların tamamı 180 pay kabul edilerek 36/180 payın davacı … adına, 36/180 payın … mirasçısı … adına, 12/180′ er payın … mirasçıları olan çocukları adına tapuya tesciline, 123 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tamamı 360 pay kabul edilerek 180/360 payın … mirasçıları adına, 36/180 payın davacı … adına, 36/180 payın … mirasçısı … adına, 12/180 er payın … mirasçıları olan çocukları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılardan … vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 123 ada 16 ve 136 ada 13 parsel sayılı taşınmazların … ve … tarafından satın alındığını, bu taşınmazların muristen kalmadığını, bu hususun araştırılmadığını, temyiz dilekçesinde tapu kayıtlarının sunulduğunu, tanık beyanlarına göre murisin paylaşım yaptığının anlaşıldığını, davacıya kalan taşınmazların araştırılmadığını, davacı …’in mirasbırakanlarının kendilerinin sahip oldukları taşınmazları … ve …’ya sattıklarını, satışlara ait tapu kayıtlarının uygulanmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.03.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.