Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13754 E. 2023/820 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13754
KARAR NO : 2023/820
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2005/18 E., 2018/21 K.
HÜKÜM : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının …, …., …., … ve ….’a yönelttiği davanın husumetten reddine, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, Kahramanmaraş ili ….. ilçesi …. Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 4 parsel sayılı 16.877 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, 3/12 payla …., 5/12 payla …. ve 2/12 payla İbrahim Kuşçu adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesi ile; …. ilçesi …. köyü Uzuntaş mevkii 102 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamı 40 hisse itibar olunarak 1/2’nin …. çocukları ve …’e ait olduğunu, diğer 1/2 hissenin ise babası …’ya ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığını, babası …’nın ölümünden sonra annesinin kendisine kalan 1/4 hisseyi 03.07.1954 tarihli senet ile kendisine hibe ettiğini, kız kardeşi …’in ise hissesini 01.03.1970 tarihli senet ile satın aldığını bu itibarla 20 hissede 11 hissesinin bulunduğunu, tespitin yalnızca 3 mirasçı adına yapıldığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hisseleri oranında adlarına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.08.2003 tarih ve 2002/35 Esas, 2003/250 Karar sayılı önceki kararıyla, dava konusu taşınmazın 1/2 payı üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, taşınmazın payları da gösterilmek suretiyle Mehmet İspir mirasçıları ve Mustuk Kuşcu mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin15.08.2003 tarih ve 2002/35 Esas, 2003/250 Karar sayılı önceki kararı, davalılardan …, …, …. ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2004 tarih ve 2004/3770 Esas, 2004/4289 Karar sayılı ilamıyla; “davalı …’e yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken … hakkında kesin hüküm oluşacak şekilde hüküm kurulmuş olmasının ve davalı tarafın dayandığı 1937 tarih 135 tahrir sayılı vergi kaydı ile 1937 tarih 122 tahrir sayılı vergi kaydının farklı isimlere oluştuğu dikkate alınıp nedenleri üzerinde durulmadığından, gerektiğinde söz konusu siciller üzerinde uzman bilirkişisi araştırması yapılmadığından, davacının öne sürdüğünü bağış ve satış olgusu üzerinde durulmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının tespit maliki olmayan …, …, …, …, … ve …’a yönelttiği davanın husumetten reddine, davalı parselin tespite esas dayanağı olan 1937 tarih,78 hesap numaralı, 135 tahrir sayılı vergi kaydının kayıt itibari ile davacı ile kardeşleri adına yapıldığı, babalarından kaldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya evrakın bulunmadığı gibi intikal ettiğine dair de vergi kaydının bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi annesinden ve kardeşlerinden satın aldığı taşınmazların bu taşınmaza ilişkin olmadığı anlaşıldığından davacının …, …, …, …, … ve …’a yönelttiği davasının husumetten reddine, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … Kuşçu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkili olan davacının dedesinden geldiğini, … öldüğünde babannesinin 1/4 hissesini 3.7.1954 tarihinde babasına bağışladığını, ayrıca yine babasının kızkardeşi …’da 01.03.1970 tarihinde hissesini babasına sattığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda pay devrinin ve satışın yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … Kuşçu vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.