Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13766 E. 2021/13055 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13766
KARAR NO : 2021/13055
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davacıların davasının reddine, davacı-karşı davalıların davalarının ise kabulüne ilişkin hükmün davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih ve 2016/11567 Esas, 2020/2135 Karar sayılı ilamı ile onanmasına-bozulmasına karar verilmiş olup, bu kez de davalı-karşı davacılar vekili tarafından hakkında bozma kararı verilen parseller yönünden, katılma yoluyla da davacılar vekili tarafından hakkında onama kararı verilen parseller yönünden kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan yüzölçümleri kadastro tutanaklarında yazılı 107 ada 1, 108 ada 1, 233 ada 2, 241 ada 2 ve 243 ada 42 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü olduğu belirtilmek suretiyle … adına; 241 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ise, tapu kaydı nedeniyle 4/20 payla … , 16/20 payla … adına tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak, kadastro tespitlerinin iptali ve miras hisseleri oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlar; yargılama sırasında diğer taşınmazlar yönünden davalı olan … ve …, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu 241 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının reddine, katılan davacıların davalarının kabulüne, çekişmeli 107 ada 1, 108 ada 1, 233 ada 2, 241 ada 2, 6 ve 243 ada 42 parsel sayılı taşınmazların kararda belirtilen miras payları oranında … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih ve 2016/11567 Esas, 2020/2135 Karar sayılı ilamıyla, ” dava konusu 107 ada 1, 108 ada 1, 233 ada 2, 241 ada 2 ve 243 ada 42 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına karar verildikten sonra, dava konusu 241 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlar yönünden; Mahkemece, dosyada bulunan tapu kayıtlarının 241 ada 6 parsel sayılı taşınmaza sınırları itibarı ile uyum göstermemiş ise de, tapu kayıtlarının uymamasının sebebinin mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin tapu kayıtlarında geçen isimleri duymamış olmalarından kaynaklandığı, Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/179 Esas sayılı dosyasında yapılan keşifte Nisan 1292 tarih ve 99 nolu tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunun anlaşıldığı, bu nedenle karşı davacılar … ve …’ın dayanağı olan Nisan 1292 tarih ve 99 nolu tapu kaydına itibar etmek gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, müdahiller Nisan 1292 tarih ve 99 sıra numaralı paylı tapu kaydına dayandıkları halde hangi hukuki sebebe (tapu kayıt malikleri arasında taksim, pay satın alma, bağış vb) dayanarak taşınmazın müstakilen murisleri … adına tescilini talep ettiklerinin açıklattırılmadığı, çekişmeli taşınmaza revizyon gören Mayıs 1947 tarih ve 267 sıra numaralı ve Nisan 1292 tarih ve 99 sıra numaralı tapu kayıtları üzerinde kökten itibaren inceleme yapılarak tapuların birbiri ile bağlantı durumu tespit edilmediği gibi tapu kayıtlarının da yöntemince uygulanmadığı, tapu kayıtlarının tesisindeki sınırlar ile tedavüllerindeki sınırlar farklı olduğu halde sınır değişikliğinin nedenleri üzerinde durulmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tespit gününe kadar kim tarafından ne şekilde tasarruf edildiği ve kullanımın ne sıfatla olduğu açıkça belirlenmediği, bu nedenle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli bulunmadığı açıklanarak, Mahkemece öncelikle katılan … ve …’tan, paylı tapu kaydına dayandıkları halde hangi hukuki sebebe (tapu kayıt malikleri arasında taksim, pay satın alma, bağış vb) dayanarak taşınmazın müstakilen murisleri … adına tescilini istedikleri sorulup açıklattırılması, taşınmazın tespitine dayanak Mayıs 1947 tarih ve 267 sıra numaralı ve Nisan 1292 tarih ve 99 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa oluşumlarından başlanarak dayanakları olan kayıtlar ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının getirtilmesi, tespit tapu kayıtları üzerinde kök kayıttan itibaren inceleme yapılarak tapuların birbiri ile bağlantı durumunun tespit edilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımı ile yapılacak keşifte tespite dayanak tapu kayıtları yöntemince uygulanması, tesis sınırları ile tedavül kayıtlarındaki değişen sınırların yerel bilirkişilere zeminde tek tek sorulmak suretiyle gösterilmesinin istenilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanının tanınması, tapu kayıtlarının taşınmaza uyup uymadığının komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmesi, fen bilirkişisine tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinin, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, öte yandan, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime hangi hukuki sebeple kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, davacılar … ve …’ın dayandığı tapu kaydı kapsamından kalıyor ise tapu kayıt malikleri arasında herhangi bir taksim, pay devri, bağış ya da satış işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kimler arasında, hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek tapu kayıtlarının kapsamı ve hukuki değerleri kesin olarak belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiş ve bu kez davalı-karşı davacılar … ve … vekili tarafından sadece 241 ada 6 parsel yönünden süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup, iş bu karar düzeltme dilekçesinin davacı-karşı davalılar … ve arkadaşları vekiline tebliği üzerine süresi içerisinde verdikleri cevap dilekçelerinde kararın 107 ada 1, 108 ada 1, 241 ada 2, 233 ada 2 ve 243 ada 42 parseller yönünden de bozulması istemiyle katılma yoluyla karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
1. Davalı-karşı davacılar … ve … vekilinin 241 ada 6 parsele ilişkin bozma ilamına yönelik karar düzeltme istemlerinin incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve … ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı-karşı davalılar … ve arkadaşları vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince; adı geçenlerin katılma yoluyla karar düzeltme talepleri haklarında onama kararı verilen 107 ada 1, 108 ada 1, 241 ada 2, 233 ada 2 ve 243 ada 42 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yöneliktir.
Mülga 1086 sayılı HUMK’un 442/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunursa diğer taraf (karar düzeltme süresini geçirmiş olsa bile) karar düzeltme dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde vereceği ayrı bir dilekçe veya cevap layihasıyla karar düzeltme talebinde bulunabilir. Ancak katılma yoluyla karar düzeltme hakkının, asıl karar düzeltme talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu kuşkusuzdur. Davalı-karşı davacılar … ve … vekilinin karar düzeltme istemi münhasıran çekişmeli 241 ada 6 parsele yönelik olduğuna, bir başka ifadeyle haklarında onama kararı verilen 107 ada 1, 108 ada 1, 241 ada 2, 233 ada 2 ve 243 ada 42 parsel sayılı taşınmazlar yönünden karar düzeltme isteminde bulunmadıklarına göre, karar düzeltmeye konu olmayan parseller hakkındaki hükme yönelen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar … ve … vekilinin; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ise davacı- karşı davalılar … ve arkadaşları vekilinin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, anılan Kanun’un 442. maddesi uyarınca (6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi gereğince 1086 Sayılı HUMK’un 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 490.00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalı -karşı davacılardan alınarak Hazineye irad kaydına, 113.30 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 10.30 TL’nin karar düzeltme isteyen davalı-karşı davacılardan alınmasına, istek halinde peşin alınan karar düzeltme harcınının karar düzeltme isteyen davacı-karşı davalılara iadesine, 28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.