Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13807 E. 2021/11916 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13807
KARAR NO : 2021/11916
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.04.2021 tarihli ve 2019/6639 Esas, 2021/3939 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kamulaştırmaya konu kadastro sırasında tespit dışı bırakılan alanda yer alan yapıların vekil edeni tarafından yapıldığını ve ağaçların da vekil edeni tarafından dikildiğini belirterek, yapıların ve ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde bulunan, dosyada mevcut inşaat bilirkişisi … 04.08.2014 tarihli raporunda nitelikleri belirtilen ve fen bilirkişisi Harun Işık tarafından ortak olarak düzenlenen 20.04.2015 tarihli krokili raporda sınırları, yeri ve yüzölçümü gösterilen (B) harfi ile belirtilen 110 metre uzunluğundaki ve 176 m2 alana sahip taş duvarın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine yine dosyada mevcut ziraat bilirkişisi … ’ın 10.06.2014 tarihli raporunda nitelikleri belirtilen ve fen bilirkişisi Harun Işık tarafından düzenlenen 26.05.2014 tarihli krokili raporda (A) harfi belirtilen bahçedeki 14 adet incir ağacı, 4 adet dut ağacı, 22 adet üzüm ağacı, 12 adet şeftali ağacı, 4 adet ceviz ağacı, 4 adet erik ağacı, 11 adet kayısı ağacı, 2 adet badem ağacı, 4 adet nar ağacı, 10 adet elma ağacı ve 37 adet fıstık ağacı olmak üzere toplam 124 adet ağacın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 28.04.2021 tarihli ve 2019/6639 Esas, 2021/3939 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, ilama karşı davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme taleplerinin reddine ,
2. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhtesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde, bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu’nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez.
Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen taş duvar taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir. O halde, az yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, tespiti istenen bu kalem yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1. bendinin HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 442/3. maddesi gereğince kabulüne; Dairemizin 28.04.2021 tarihli ve 2019/6639 Esas, 2021/3939 Karar sayılı maddi hataya dayalı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün 1.bendindeki; “… İli … İlçesi … Köyünde kain ve tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde bulunan, dosyada mevcut inşaat bilirkişisi …’un 04.08.2014 tarihli raporunda nitelikleri belirtilen ve fen bilirkişisi … tarafından ortak olarak düzenlenen 20.04.2015 tarihli krokili raporda sınırları, yeri ve yüzölçümü gösterilen (B) harfi ile belirtilen 110 metre uzunluğundaki ve 176 m2 alana sahip taş duvarın davacı tarafından meydana getirildiğinin TESPİTİNE” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.