YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1400
KARAR NO : 2021/4515
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i, Ecrimisil, Tazminat
Taraflar arasında birleştirilerek görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, diğer birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün birleşen davalar yönünden davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili asıl dava dilekçesinde; vekil edeninin 933, 32 ve 34 parsel sayılı taşınmazların tamamını Buldan İzale-i Şuyu satış memurluğunun 2009/6 sayılı satış dosyasının 16.07.2010 tarihli ihalesi ile satın aldığını, davalıların noter kanalıyla ihtar edilmesine karşın taşınmazlardaki işgallerine son vermediklerini açıklayarak davalıların haksız elatmanın önlenmesi ile 2010-2012 dönemleri için şimdilik toplam 18.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalılar harici satış savunmasında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı … vekilince, davalılar … ve … aleyhine aynı mahkemede ikame edilen birleşen 2012/234 Esas sayılı davanın dilekçesinde; vekil edence satın alma tarihinde 933 ve 34 parsel sayılı taşınmazların yüksek sistem bağ ve nar bahçesi olduğunu, yüksek sistem bağın davalılarca sökülmesi nedeniyle vekil edeninin zarara uğradığını açıklayarak taşınmazların eski haline getirme bedeli ile uğranılan zarar ve mahrum kalınan kar nedeniyle şimdilik toplam 16.400,00 TL tazminata hükmedilmesini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuştur.
Davacılar … ile … vekilince davalı … ile … mirasçıları aleyhine aynı mahkemede ikame edilen, bilahare Mahkeme muhtırasın üzerine … mirasçısı sıfatıyla davalı …’nin hasım gösterildiği birleşen 2013/294 Esas sayılı davanın dilekçesinde; 933 ve 34 parsel sayılı taşınmazların muris …’ndan harici yolla satın almalarına karşın tapuda devrinin yapılmadığını açıklayarak, davacılarca taşınmazlar için ödenen bedelin dava tarihine uyarlanacak karşılığının davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece aldırılan 12.11.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda ve harcın tamamlanmaması nedeniyle dava dilekçesi ile bağlı kalınarak, asıl ve birleşen 2012/234 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2013/294 Esas sayılı davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/13974-2015/478 Esas-Karar sayılı ilamı ile sair yönlerini incelemeksizin, elatmanın önlenmesi talebi yönünden gerekli harcın ikmal edilmediği, ecrimisil talepleri yönünden ise artırılan dava değerleri yönünden eksik harcın ikmal edilmesi için davacı … vekiline süre verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuş, belirlenen eksik harç davacı vekilince ikmal edilmiş, neticede 18.03.2013 tarihli rapor tazminat istemine, 12.11.2013 tarihli rapor ecrimisil istemine esas alınarak fakat eksik harç ikmal edilmediğinden bahisle dava dilekçesi ile bağlı kalınarak asıl ve birleşen 2012/234 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2013/294 Esas sayılı davanın, talebin sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, taşınmazların halen davalıların kullanımında olması nedeniyle davacıların henüz fakirleşmediğinden bahisle reddine karar verilmiş; davacı … vekili birleşen 2012/234 Esas sayılı dava yönünden, davacılar … ve … vekili 2013/294 Esas sayılı dava yönünden temyize gelmiştir.
1. Birleşen 2012/234 Esas sayılı davada vaki eski hale getirme bedeli talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Fen elemanınca düzenlenen 12.03.2013 tarihli raporda B ve C harfi ile gösterilen yerler davacının satın alındığı tarihte yüksek sistem bağ olup davalı … tarafından yonca ve buğday ekilmek suretiyle taşınmazın niteliğine müdahalede bulunulduğuna göre, bu kısımlar için eski hale getirme bedeline hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
933 parsel sayılı taşınmazın satın alma tarihinde yüksek sistem bağ olduğu, davalı … tarafından sökülerek nar bahçesi haline getirildiği anlaşıldığına göre, bu kısım için nar bahçesinin sökülmesi ve bağ haline getirilmesi için gerekli eski hale getirme bedeline hükmedilmelidir.
2. Birleşen 2012/234 Esas sayılı davada vaki mahrum kalınan kar talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının taşınmazı satın aldığı Buldan İzale-i Şuyu satış memurluğunun 2009/6 sayılı satış dosyasında mevcut 20.07.2009 tarihli kıymet takdir raporunda 933 parselin tamamının 34 parselin kısmen yüksek sistem bağ olduğunun tespit edildiği, davacının taşınmazları bu haliyle satın aldığı, davalıların taşınmazların satışı sonrası bağları söktüğü anlaşıldığına göre, davacının taşınmazları bağ olarak kullanamamasından dolayı mahrum kaldığı kara hükmedilmelidir.
3. Kabule göre de, bozma sonrası Mahkemece belirlenen eksik harç davacı vekili tarafından 26.10.2015 tarihinde ikmal edildiğine göre ıslah dilekçesinin harçlandırılmadığı hususu doğru değildir.
4. Birleşen 2013/294 Esas sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Mirasçı sıfatıyla husumet yöneltilen davalı …, harici satışı yapan … mirasçılarından olmadığına göre, bu davalı yönünden husumetten red kararı verilmemesi doğru değildir.
b) Diğer davalı … yönünden ve esasa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Asıl dava dosyasında, eldeki davaya konu taşınmazların maliki … tarafından davacılar aleyhine meni müdahale davası açıldığı ve dava temyiz edilmeden kesinleştiğine göre, davacılar harici satış olgusuna dayalı olarak ödedikleri bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödedikleri kişilerden isteyebileceklerinin kabulü gerekir.
Öte yandan, dava dilekçesinde husumet davalı … yanında … mirasçılarına yöneltildiğine ve dosyaya Fatih 3. Sulh Hukuk Mahkemesince … hakkında verilen 1995/775-830 Esas-Karar sayılı veraset ilamı ibraz edildiğine göre; Mahkemece davada yer almayan ortakların (mirasçıların) davaya dahil edilmesi veya miras şirketine TMK’nin 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.