Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14082 E. 2023/3851 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14082
KARAR NO : 2023/3851
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Söke Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-1 maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kanun’un Ek-1 maddesi uygulaması çalışmaları sonucunda, tapuda tarla vasfıyla Hazineye adına kayıtlı bulunan ait eski 125 parsel sayılı 17.940,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 175 ada 17 parsel numarasıyla 17.593,48 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; … ili … ilçesi … Mahallesi eski 125 yeni 175 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazineye ait olduğunu, bölgede 2019 yılında 3402 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonunda taşınmazın yüzölçümünde azalma meydana geldiğini belirterek, taşınmazda yapılan çalışmanın iptali ile düzeltme öncesi sınırlara göre taşınmaz sınırlarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dosya içerisinde bulunan belgeler, hükme esas alınan bilirkişi raporları, bilirkişi raporu ekinde düzenlenen tesis kadastro paftası ve kadastro parsel sınırının çakıştırmalı haritası, hava fotoğrafları ve ortofoto haritalarıyla kadastro parsel sınırının çakıştırılmalı görüntüsü dikkate alınarak dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesi 175 ada 17 (eski 125) parsel sayılı taşınmaz üzerinde Kadastro Kanunu Ek-1. Maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işleminin usulüne uygun olduğu, yüz ölçümünde meydana gelen farkın hesaplama yönteminden kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın sayısallaştırma işlemi sonucu oluşan yüz ölçümü ile kesinleştirilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı …’nin açmış olduğu davanın reddine, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesi 175 ada 17 (eski 125) parsel sayılı taşınmazın; 3402 sayılı Kadastro Kanunun Ek-1 maddesi uygulaması sonucu oluşturulan sayısallaştırma işlemi gibi tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; yenile çalışmalarının kanundaki esaslar çerçevesinde yapılmadığını, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tüm dosya kapsamına, sayısallaştırma raporu ile bilgilendirme itiraz sonuç raporu ve mahkemece yapılan keşfe katılan iki harita mühendisi, bir fen bilirkişi tarafından düzenlenen denetime elverişli fen bilirkişi heyeti raporuna göre; dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunun 1960 yılında yersel ölçü yapılmaksızın, doğrudan fotogrametrik paftasından faydalanmak suretiyle sınırlandırma işleminin yapıldığı, 1/5000 ölçekli fotogrametrik kadastro paftasına tersim edildiği, alanının mekanik planimetre aleti ile hesaplandığı; 17.940 m² yüzölçümü ile tespit edilerek tapuya tescil edildiği; fotogrametrik kadastro paftasındaki mülkiyet sınırları ile sayısallaştırma sonrası hesaplanan değerlere göre oluşan sınırların uyumlu olduğu, tesis kadastrosunda yüzölçümü hesap hatası dışında, ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatası olmadığı, alan azalışının hesaplama yöntemindeki farklılıktan kaynaklandığı, 1964, 1972 ve 1977 tarihli hava fotoğrafları ile uygulama sonucu oluşturulan sınırın çakıştırılması sonucu birbiri ile uyumlu olduğu, sayısallaştırma çalışmalarında herhangi bir hatanın olmadığı, buna göre, dava konusu taşınmazın sayısallaştırma uygulaması sonucu 17.593,48 m² yüzölçümü ile tespit edilmesinde bir hata bulunmadığı gerekçesi ile davacı … vekilinin tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK.nın 353/(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3402 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi gereğince yapılan çalışmalara itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.