Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14261 E. 2023/5699 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14261
KARAR NO : 2023/5699
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/10 E., 2021/5 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili Eskipazar ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 152 ada 6, 38, 39, 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazlar, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, yüz ölçümü ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları tarafından, davalılar … ve müşterekleri ile Hazine, … ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan, yüzölçümünün düzeltilmesi ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalılar Hazine ve … vekilleri cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddine ve haklarında 152 ada 6, 38, 39, 44, 45 ve 46 parsel numaraları ile kadastro tespit tutanağı düzenlenen taşınmazlardan 1.838,00 m2 yüzölçümü miktarı dışında kalan taşınmaz bölümlerinin 3402 … Kanunu’nun (3402 … Kanun) 18 nci maddesi uyarınca Hazine adına tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
2. Diğer davalılar, aşamalardaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2010 tarih ve 2008/11 Esas, 2010/244 Karar … kararı ile, “dava konusu taşınmazların …, … ve … tarafından müşterek olarak tarla vasfı ile kullanıldığı, bu şahısların ölümü ile taşınmazların mirasçıları tarafından müşterek olarak kullanılmaya devam edildiği, taşınmazların sürekli olarak tarla vasfıyla özel mülkiyete konu olduğu, sınırlarının sabit olduğu, Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas, 2000/118 Karar … ilamı ve bu ilamın eki sayılan krokinin dava konusu taşınmazlara aynen uyduğu, krokide gösterilen hudutların fiili zeminde aynen mevcut olduğu, herhangi bir değişme olmadığı, 28.01.1964 tarihli sıra no 13’de kayıtlı tapu kaydının hudut ve mevkii itibariyle de dava konusu taşınmaza aynen uyduğu gerekçesiyle, dava konusu taşınmazların 152 ada 6 parsel … taşınmaz altında tevhit edilerek neticeten 28.069,27 m2 yüzölçümü ile ve tarla vasfıyla 28.01.1964 tarihli sıra no 13’de kayıtlı tapu kaydı malikleri …, …, … ve … ölü olduklarından mirasçıları olan … ve diğerleri adlarına hükümde gösterilen paylarla tapuya tesciline; 152 ada 6 nolu parselde tevhit edilen l52 ada 38, 39, 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazların tapu kütüğündeki ilgili sayfaların kapatılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.12.2010 tarih ve 2008/11 Esas, 2010/244 Karar … kararı, davalı Hazine ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.12.2012 tarih ve 2012/5768 Esas, 2012/10753 Karar … ilamıyla, “… Yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığına işaret edilerek; davaya konu taşınmaz üzerinde yeniden keşif yapılması, davacı tarafın Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya konu ettiği yer ile Sulh Hukuk Mahkemesinden Kadastro Mahkemesine devreden temyiz incelemesine konu olan işbu dosyada davaya konu taşınmaz bölümünün aynı yer olup olmadığının belirlenmesi, refakate alınacak üç kişilik uzman fen bilirkişi kurulundan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas, 2000/118 Karar … dava dosyasındaki fen bilirkişisi …’ya ait rapor ile kadastro paftası ve yol nedeniyle yapılan kamulaştırmaya ait kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulama yapılmasının istenilmesi ve bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınması, bundan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 29/12/2014 tarih ve 2013/238 Esas, 2014/185 Karar … kararı ile, “…Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas, 2000/118 Karar … ilamına konu alanın, çekişmeli 152 ada 6, 38, 39, 46A, 45A ve 44A rumuzu ile gösterilen kısımları içine aldığı; krokide 44B, 45B ve 46B rumuzu ile gösterilen kısımların ise tapu kaydının ve mahkememizce ve Yargıtayca tapunun dayanağı kabul edilen krokinin kapsamı dışında kaldığı, tapu kaydının kapsamı dışında kalan kısımlar bakımından Kadastro Kanunu’nun 30/2 nci maddesi gereğince, tapu maliklerinin ve mirasçılarının yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, zira bu bölümlerin daha öncesinde Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve daha sonra Hazinenin idari yoldan kum ocağı arazisi olarak tapu oluşturduğu araziden kazanılan yerler olduğu, kara yolları haritası keşifte uygulanmaya çalışılmış ise de, kamulaştırma haritasının sayısal özelliği bulunmaması sebebiyle, yolun mevcut genişliği ve fiili zemine göre yapılan kadastro çalışmalarında zeminde gösterilen kamulaştırılan alan ile hali hazırda yol olarak tespit edilen kısmın kadastro durumunun, kamulaştırma planındaki yola göre daha geniş olduğu bu bakımdan dava konusu parsellerin yola ya da yolun şev’ine ya da şaranpolüne her hangi bir tecavüzünün bulunmadığı” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 152 ada 6, 38, 39, 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazların davacılar … ve müşterekleri adına hükümde gösterilen paylarla tescillerine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 29/12/2014 tarih ve 2013/238 Esas, 2014/185 Karar … kararı, davalı Hazine ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 09.04.2019 tarih ve 2016/943 Esas, 2019/2568 Karar … ilamıyla “… İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği; hükmüne uyulan bozma ilamında Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas, 2000/118 Karar … dava dosyasındaki fen bilirkişisi …’ya ait rapor ile kadastro paftası ve yol nedeniyle yapılan kamulaştırmaya ait kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulama yapılmasına işaret edilmiş olmasına ve teknik bilirkişi raporu içeriğinde, bu çakıştırmanın yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen, kamulaştırma haritası ile kadastro paftası ve mahkeme ilamının eki kroki, üst üste çakıştırılmış halde gösterilmediği ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturması muhtemel olan ilamın dayanağı fen bilirkişisi … tarafından hazırlanan rapordaki istimlak sınırı ile dava konusu yer birbirine bitişik vaziyette olduğu halde bu husus üzerinde de durulmadığı; ayrıca, mahkemece dava konusu 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazların (B) rumuzu ile gösterilen bölümlerinin, taraflar arasında kesin hüküm oluşturan dayanak tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı ancak zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğu kabul edilmiş ise de, taraflar arasında daha önce görülen dava neticesi verilen ve kesin hüküm oluşturması muhtemel olan ilamın dayanağı olan fen bilirkişisi … tarafından hazırlanan krokide bu bölümün çay ve çay yatağı olarak gösterildiği ve bu bölümlerin 1968 yılında kum ocağı arazisi vasfıyla Hazine adına oluşturulan tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilmiş olmakla bu nitelikteki bir yerin zilyetlikle kazanımı mümkün bulunmadığına işaret edilerek; üç kişilik fen bilirkişi kurulundan, Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas, 2000/118 Karar … dava dosyasındaki fen bilirkişisi … tarafından hazırlanan rapor ile kadastro paftası ve yol nedeniyle yapılan kamulaştırmaya ait kamulaştırma haritası, ölçekleri eşitlenip üst üste çakıştırılmak suretiyle uygulama yapılması istenilmesi ve ilamın dayanağı olan …’nın düzenlediği krokinin ve dava konusu taşınmazların kadastral krokisinin, kamulaştırma planına göre konumunun kamulaştırma planı üzerinde gösterilmesi istenerek, çekişmeli taşınmazların kamulaştırma planına göre arz üzerindeki konumunu tereddütsüz olarak belirler mahiyette ve raporlar arasındaki irtibatı sağlar tarzda denetime elverişli rapor alınması ve bu şekilde düzenlenecek rapora göre, çekişmeli taşınmazların yalnızca kayıt kapsamında kalan bölümlerinin davacılar adına tescil edilmesi gerektiğinin düşünülmesi” gereğine işaret edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “dosyaya ibraz edilen 15.03.2021 tarihli ek raporun hükme esas alındığı açıklanarak; söz konusu rapora ekli krokide yer alan 152 ada 44,45 ve 46 parsellerin tamamı ile 152 ada 6 nolu parselin (C) rumuzlu alanı ile 152 ada 38 nolu parselin (D) rumuzlu alanı ile 152 ada 39 nolu parselde yer alan (E) ve (F) rumuzlu alanlar yönünden, Eskipazar Asiye Hukuk Mahkemesinin 2000/52 Esas, 200/118 karar … dosyasında yer ve kesinleşen …’nın raporuna ekli krokide yer alan kayıt kapsamında kalan bölümler olduğu; … raporuna ekli kroki kapsamın kalan 152 ada 52 parselde yer alan (A) rumuzlu alan ile 152 ada 43 parselde yer alan (B) rumuzlu kısımların hem davalı olmadıkları hem de mera parseli olmaları sebebiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile de kazanılamayacak kamu orta malı olmaları sebebiyle haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği; yine … krokisinde yer almakla birlikte fen bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide kadastro parseli dışında bulunan (L) rumuzlu alanın, kadastro sınırı dışında kalması sebebiyle 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 26/son maddesi uyarınca bu kısma yönelik olarak da hakkında hüküm kurulması yer olmadığına karar verilmesi gerektiği; yine 152 ada 7 nolu parsel içinde yer alan (G) ve (H) rumuzlu alanlar ile yine aynı parselde yer alan fakat … krokisi içinde kalmayan (P) rumuzlu alanlar yönünden ise ilgili kısımların dava dışı 7 nolu parsel içinde kalmış olmaları ve … krokisinde bu parselin, evvelinde olmasına rağmen gösterilmemiş olması ile birlikte evvelce yapılan keşiflerde 7 nolu parsel ile 39 nolu parselin birbirinden su arkı ile ayrıldığı birbirlerine tecavüzünün olmadığının beyan edilmesi karşısında 7 nolu parsel içinde kalan (G)+(H)=49.23 m2 lik alanın … ait ölçeksiz krokiden kaynaklandığı da dikkate alındığında, bu alanlar yönünden açılan davanın reddine tespit gibi tesciline karar vermek gerektiği; Dava konusu edilen ve … krokisi dışında gösterilen ve 15.03.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda yer alan 152 ada 6 parselde yer alan (M) rumuzlu kısım ile 152 ada 38 parselde yer alan (O) kısımlı alan ile yine 152 ada 39 parselde yer alan (N) rumuzlu alanların Hazineye ait idari yoldan oluşturulan ve kum ocağı arazisi vasfında olan senetsizden oluşan 20.07.1968 tarihli tapu kaydından geriye dönük olarak davacılar ve halefleri lehine 20 yıldan fazla zilyet oldukları, bu zilyetliğin ekonomik amaca yönelik olarak tarla vasfıyla kullanıldığı, hiçbir itiraza ve kesintiye uğramadan zilyetliğin sürdürüldüğü ve tüm dosya kapsamından yapılmış olan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca ifade edilmiş olmakla birlikte, dosya da yer alan ziraat bilirkişi raporlarında da bu hususun doğrulanmış olması karşısında, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) madde 30/2 kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde yukarıda bahsi geçen (M), (O) ve (N) rumuzlu alanlar yönünden de açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği..” gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddine; Fen Bilirkişi Kurulunun 15.03.2021 tarihli raporuna ekli krokide yer alan 152 ada 52 parselde yer alan (A) rumuzlu 1696,51 m2 lik kısım ile 152 ada 43 parselde yer alan (B) rumuzlu 896,09 m2 lik kısmında yer alan parsellerin davalı olmadıkları anlaşıldığından ve yine (L) rumuzlu 1002,70 m2 lik alan yönünden ise kadastro sınırı dışında kaldığı anlaşıldığından bu parseller yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına; 152 ada 7 nolu parselde yer alan (G+H+P) rumuzlu 1951,86 m2 lik kısım yönünden ise davanın reddi ile tespit gibi tesciline; 15.03.2021 tarihli raporuna ekli krokide yer alan 152 ada 44 nolu parselin 3513,57 m2 ve tarla vasfıyla, 152 ada 45 nolu parselin 5247,85 m2 ve tarla vasfıyla, 152 ada 46 nolu parselin 7136,72 m2 ve tarla vasfıyla, 152 ada 6 nolu parselin (M+C) rumuzlu olan 5907,77 m2 ve tarla vasfıyla, 152 ada 38 nolu parselin (D+O) rumuzu ile 4043,65 m2 ve tarla vasfıyla, 152 ada 39 parselin (E+N+F) rumuzlu yerin 2219,72 m2 ve tarla vasfıyla olmak üzere davacı … ve arkadaşları adına hükümde gösterilen paylarla tescillerine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Asliye Hukuk Mahkemesince Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.02.2000 tarihli bozma ilamı sonrası verilen 2000/52 Esas, 2000/118 Karar … kesinleşen kararının taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiğini, işbu kararla, çifte tapu nedeniyle 1968 tarih ve 40 sıra … Hazine tapusunun davacının dayandığı 1964 tarih ve 13 sıra … tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle iptal edildiğini, dayanak tapu kaydının 1.838,00 m2 ile sınırlı olduğunu, kalan kısımların dava dışı olması nedeniyle Hazinenin üzerine kayıtlı kaldığının görüldüğünü, 1992 tarihli dava dilekçesiyle yürütülen bu davada davacının miktara yönelik bir itirazının, zilyetlik veya maliklik iddiasının bulunmadığının açık olduğunu, bu nedenle davacının tapu miktarı olan 1838 m2 dışında bir hakkının bulunmadığını, 28.02.2000 tarihli Yargıtay kararı ile işbu dava tarihi arasında 20 yıl davasız ve aralıksız zilyetlik ve imar – ihya şartlarının oluşmadığının açık olduğunu, bu nedenlerle mahkemenin davanın kısmen kabulü yönündeki kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, iş bu kararın eksik inceleme ve araştırma ile ayrıca toplanan delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde verildiğini belirterek, bu sebeplerle ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince müvekkili olan davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik takdir edildiğini, kararın bu yönden lehe bozularak dava için sarf edilen emek dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 13, 14, 20, 27 ve 30 uncu maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı … vekili ile davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak; bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf açısından usuli kazanılmış hak doğacağından, bu hakkın zedelenmemesi için ilk derece mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması zorunludur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, dava konusu 152 ada 6, 38, 39, 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazların yalnızca kayıt kapsamında kalan bölümlerinin davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamının gereklerine uygun şekilde düzenlenen ve hükme esas alınan 15.03.2021 tarihli bilirkişi kurul raporunda, davacıların dayanağı ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturan dava dosyasında fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen krokinin, çekişme konusu 152 ada 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazların tamamı ile 152 ada 6 parsel … taşınmazın C ile gösterilen, 152 ada 38 parselin D ile gösterilen, 152 ada 39 parsel … taşınmazın E ve F harfleri ile gösterilen bölümlerini kapsadığı; 152 ada 6 parsel … taşınmazın M harfi ile gösterilen 760,31 metrekarelik ve 152 ada 38 parsel … taşınmazın O harfi ile gösterilen 19,97 metrekarelik bölümü ile 152 ada 39 parselin N ile gösterilen 490,51 metrekarelik bölümünün kesin hükmün kapsamı dışında kaldığı açıklandığı halde, kesin hükmün kapsamı dışında kalan bu bölümler yönünden davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle bozma ilamına aykırı düşecek şekilde tescil hükmü kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 152 ada 44, 45 ve 46 parsel … taşınmazların tamamı ile 152 ada 6 parsel … taşınmazın C harfi ile gösterilen, 152 ada 38 parselin D harfi ile gösterilen ve 152 ada 39 parsel … taşınmazın E ve F harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacılar adına; 152 ada 6 parsel … taşınmazın M harfi ile gösterilen 760,31 metrekarelik bölümü ile 152 ada 38 parsel … taşınmazın O harfi ile gösterilen 19,97 metrekarelik bölümünün ve 153 ada 39 parselin N ile gösterilen 490,51 metrekarelik bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Davalı … vekili ile davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;
Davalı … vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi