Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14322 E. 2021/10272 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14322
KARAR NO : 2021/10272
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar-birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 16, 103 ada 1, 2, 104 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 8.179.87, 1.995.68, 583.28, 2.055.98, 824,60 ve 682,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan; 103 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, ifraz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına payları oranında; 101 ada 16, 104 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar ise, tapu kaydı, ifraz, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve müşterekleri adına payları oranında tespit edilmiştir. Davacılar-birleşen dosya davalıları … ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak miras paylarına yönelik olarak; davalılar birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları ise, çekişmeli 101 ada 16, 103 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkında aynı nedenlere dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacı-birleşen dosya davalısı … adına; 103 ada 1, 2, 104 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ise, hüküm yerinde gösterilen payları oranında tarafların müşterek miras bırakanı … mirasçıları adına (…’tan eşi …’a intikal edecek payında mirasçılardan …’a düşen paya eklenmesi sureti ile) tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalılar-birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1.Hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, davalılar-birleşen dosya davacıları …, … ve …, çekişmeli 103 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların müşterek murisleri …’tan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini öne sürerek miras paylarına yönelik olarak dava açmış oldukları gibi, asıl davaya konu olan 104 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarda miras payları oranında malik olup, Mahkemece de, muris …’ tan davalılar-birleşen dosya davacılarına intikal edecek payın adlarına tesciline karar verildiğine, ayrıca uyuşmazlığın dava tarihine göre çözümlenmesi zorunlu olup, davacı yanın muris Sefer’in mirasçılarından olan ve yargılama sırasında vefat eden murisleri …’tan kendilerine intikal edecek paya yönelik bir davalarının da bulunmadığının anlaşılmasına göre, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalılar-birleşen dosya davacıları …, … ve …’ın çekişmeli 103 ada 1, 2, 104 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz istemleri yerinde değildir.
2.Davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, … ve …’un, dava konusu 103 ada 1, 2 ve 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, … ve …, çekişmeli 103 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların müşterek murisleri …’tan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini öne sürerek miras paylarına yönelik olarak dava açmış oldukları gibi, asıl davaya konu olan 104 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında bir dava ve talepleri bulunmadığı ve asıl davanın davacıları tarafından da tereke adına tescil talebinde bulunulmadığı halde, Mahkemece, muris …’ tan davalılar-birleşen dosya davacılarına intikal edecek payın adlarına tesciline karar verildiğine, ayrıca uyuşmazlığın dava tarihine göre çözümlenmesi zorunlu olup, davacı yanın muris …’in mirasçılarından olan ve yargılama sırasında vefat eden murisleri …’tan kendilerine intikal edecek paya yönelik bir davalarının da bulunmadığının anlaşılmasına göre, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, … ve …’un da dava konusu 103 ada 1, 2 ve 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz inceleme istemleri yerinde değildir.
3.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, … ve …’un dava konusu 104 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; davacılar-birleşen dosya davalıları … ve arkadaşları, murisleri …’tan intikal eden miras paylarına yönelik olarak dava açmış olup, davacıların payları ile sınırlı olarak (…’tan eşi …’a intikal edecek payın mirasçılardan …’a düşen paya eklenmesi durumu hariç) davanın kabulü ile, kalan payların tespit malikleri üzerinde bırakılması gerekirken, davacıların talebi aşılmak ve dava açmayan … mirasçılarından …, … ve …’a da miras payı verilmek suretiyle taşınmazların …’ın tüm mirasçıları adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir.
4.Dava konusu 101 ada 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesi “mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak” yazılmasını zorunlu kıldığı gibi; bu zorunluluk, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. ve 298. maddelerinin de amir hükmüdür. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında yer alan “aleni yargılanma ilkesi” ve “hukuki dinlenilme hakkı” da, kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılar. Bu prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi uyarınca gerekçenin; “tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” göstermesi gerekir. Bir başka anlatımla; gerekçe, hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunlu olduğu gibi, duruşmada tefhim edilen hüküm sonucuna nasıl ulaşıldığını açıklamayan ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. Somut olayda mahkemenin kararı incelendiğinde, hükmün gerekçesinde, çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek miras bırakanı …’tan intikal ettiği ve muris terekesinin sağlığında paylaşılmadığı gibi, murisin ölümünden sonra taksime de konu edilmediği, muris mirasçısı …’ın ise kendisine muristen intikal eden payı mirasçılardan …’a hibe ettiği açıklandığı halde, hüküm yerinde çekişmeli 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile muris mirasçılarından … adına tesciline karar verilmesi suretiyle, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gereklidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar-birleşen dosya davacıları …, … ve …’ın; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, … ve …’un temyiz istemlerinin REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, … ve …’un ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar-birleşen dosya davacıları …, …, …, …, …, … ve …’un temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.