YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14378
KARAR NO : 2023/276
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1034 E., 2021/588 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteğinin ise değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında … ili … ilçesi …. Mahallesi çalışma alanında bulunan 124 ada 7 parsel sayılı 3.339,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, “6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A1) ile gösterilen 1.586,07 m2 yüzölçümündeki kısmının …; (A2) ile gösterilen 1.753,61 m2 yüzölçümündeki kısmının … kullanımlarında olup, üzerindeki zeytin ağaçlarının kullanıcılara ait olduğu” şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunmasına karşın kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın bir bölümünde davalı lehine kullanıcı şerhi verildiğini ileri sürerek taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıma ilişkin şerhin iptali ile taşınmazın tamamının kendi kullanımında olduğuna yönelik şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz ile bu taşınmaza komşu 124 ada 8 parsel sayılı taşınmazın müşterek miras bırakanı …’e ait iken vefatı ile mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçıların taşınmazları taksim ettiğini ve mirasçılardan …’in ise eşi olup, bu kişinin vefat ile de … payının kendisine isabet ettiğini öne sürterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif sırasında davalı tanığı Nilgün aksini beyan etmekle beraber, davalı tanığı …’un dava konusu yeri davalının eşi İsmail’in davacı …’e bıraktım dediğini duyduğuna ilişkin beyanı, mahalli ve tespit bilirkişi beyanları dikkate alındığında çekişmeli taşınmazın davacının kullanımında olup, davalının eşinin hakkını davacıya devrettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile, taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın …’in kullanımında olup, üzerindeki zeytin ağaçlarının da davacı bu kişiye ait olduğu” şerhi yazılarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının dava dilekçesinin ekine diğer kardeşlerinin hisselerini satın aldığına dair belge sunduğunu ancak bu belgelerin keşif sırasında dinlenen kardeşleri tarafından doğrulanmadığını, keşif sırasında dinlenen tespit bilirkişilerinin ve tanıklarının beyanlarından hak sahibi olduğunun anlaşıldığını, hükme esas alınan kendi tanıkları …’ın duyuma dayalı beyanı üzerinden karar verildiğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek diğer nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın kullanım hakkının davalının kayınpederi olan kök muris …’den kaldığı, murisin sağlığında çocuklarına taşınmazlarını paylaştırdığı, davalının eşi …’in taşınmazdaki payını davacıya devrettiği, taşınmazın kadastro tespit tarihi ve öncesi itibariyle davacının kullanımında olup, üzerindeki zeytinlerin davacı tarafından dikildiği, davalının taşınmazda bir kullanımının bulunmadığı gerekçesi ile davalı … vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere dayanarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın kullanım hakkının kime ait olduğu ve taşınmazın kullanım hakkı davalının eşi …’e ait ise bu kişi tarafından davacıya devredilip devredilmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki, çekişmeli taşınmazın evveliyatında kullanım hakkının tarafların müşterek miras bırakanı …’e ait olduğu dosya kapsamı ile belirlenmiş olup, esasen tarafların da bu hususta bir itirazları söz konusu değildir.
Diğer yandan, davacı taraf taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiasına dayandığına, davalı taraf ise çekişmeli taşınmaz ile bu taşınmaza komşu 124 ada 8 parsel sayılı taşınmazın eşi ile davacının müşterek miras bırakanı …’e ait iken vefatı ile mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçıların taşınmazları taksim ettiğini ve mirasçılardan eşi …’in vefatı ile de payının kendisine isabet ettiğini savunduğuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, müşterek muristen intikal eden kullanım hakkının murisin sağlığında paylaşılıp paylaşılmadığı ya da murisin ölümünden sonra taksim edilip edilmediği, paylaşım ya da taksim sonucunda çekişme konusu taşınmaz bölümünün kime isabet ettiği hususlarında toplanmaktadır.
Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu hususlarda yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, davacı ile davalının eşinin müşterek miras bırakanına ait olduğu belirtilen çekişmeli taşınmaz bölümünün murisin sağlığında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım mevcut ise bu paylaşımın hangi tarihte yapıldığı ve paylaşımdan sonra çekişmeli taşınmazın hangi süre ile kim tarafından kullanıldığı, yine paylaşım söz konusu olmayıp murisin ölümünden sonra taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise taksimin hangi tarihte yapıldığı ve taksimden sonra taşınmazın hangi süre ile kim tarafından kullanıldığı hususları mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklardan ayrıntılı olarak sorulup bu yönde somut olgulara dayalı ayrıntılı beyan alınmamış, mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinde belirtilen ve hükmede esas alınan taşınmazın davalı tarafın kendi murisi … tarafından davacı …’e satıldığı yönündeki beyanlar üzerinde önemle durularak bu olgu somut olarak ortaya konulmamış, bu kapsamda özellikle tespit bilirkişilerinin … ya da eşinin payını sattığına dair bilgileri bulunmadığı ve …’in vefatından sonra kızlarının taşınmazı kullandığını gördükleri ve davalı tanığı …’ın …’in vefatına kadar bu yeri davacı ile birlikte kullandıkları şeklindeki beyanları ile taşınmazın … ya da mirasçıları tarafından kullanılmayıp, davacı tarafından kullanıldığı yönündeki beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş, mahalli ve tespit bilirkişileri ayrı ayrı dinlenilmesi gerektiği hususu da gözardı edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, yaşlı, tarafsız, taşınmazı ve tarafları iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, bu keşif sırasında mahalli ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarından, davacı ile davalının eşinin müşterek miras bırakanına ait olduğu belirtilen çekişmeli taşınmaz bölümünün murisin sağlığında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım mevcut ise bu paylaşımın hangi tarihte yapıldığı ve paylaşımdan sonra çekişmeli taşınmaz bölümünün hangi süre ile kim tarafından kullanıldığı, yine paylaşım söz konusu olmayıp murisin ölümünden sonra taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise taksimin hangi tarihte yapıldığı ve taksimden sonra taşınmazın hangi süre ile kim tarafından kullanıldığı, taşınmaz bölümünün paylaşım ya da taksim yoluyla davalının eşi …’e ait olduğunun anlaşılması halinde bu kişi tarafından davacıya devredilip devredilmediği, bu kapsamda devrin taşınmazdaki hakkının devri mahiyetinde mi yoksa kullanımın bir süre devri mahiyetinde mi olduğu ve taşınmazın hangi tarihten beri davacı tarafın zilyetliğinde olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, önceki keşif sırasındaki beyanlar arasındaki çelişkiler ile yapılacak keşif sırasında beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı; fen bilirkişisinden, keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.