YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14587
KARAR NO : 2023/3653
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, Çanakkale Kadastro Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sonucu …. Köyü çalışma alanında bulunan 174 ada 1 parsel sayılı 12.616,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iştirak halinde … mirasçıları adına tespit edilmiş; sonrasında …’nin itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmaz belirtilen payları oranında … ve … mirasçıları adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve müşterekleri dava dilekçesinde; dava konusu 174 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı …’nin hakkı olmadığını, taşınmazı murisleri …’ın 40 yıl önce Tamış Köyünden İbrahim isimli kişiden satın aldığını, o zamandan beri kendileri tarafından kullanıldığını belirterek … payının iptali ile taşınmazın kendileri adına tescili talebiyle dava açmışlar; yargılama sırasında da 11.08.1971 tarih, 5 sıra numaralı tapu kaydı sunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatında …’a ait olduğunu, ölümü ile Hatika ve M. … …’a kaldığını, annesi Hatika’nın payının kendisine intikal ettiğini, M. …’nin ise payını davacılar murisi …’a sattığını, bu nedenle 1/2 hissenin kendisine, 1/2 hissenin davacılara ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2013/26 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararı ile “çekişmeli 174 ada 1 parselin dava dışı komşu 175 ada 1 parsel ile birlikte davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı kapsamında kaldığı, 175 ada 1 parselin de belgesizden davacılar adına tespit edildiği, tapu kaydının kadastro tespitleri sırasında ibraz edilmemesi nedeniyle her iki taşınmazın tapu kaydı olmaksızın tespit gördüğü, davacı tarafın tapu kaydının nizalı taşınmaza uyduğuna ilişkin iddiasını tanık anlatımlarıyla ispatladığı, her ne kadar bazı mahalli bilirkişilerce davalının dayısı olan … … …’ın nizalı taşınmazın zilyedi olduğu beyan edilmiş ise de, davacı tanıklarının beyanlarından bu zilyetliğin nizalı taşınmazın kiralanması suretiyle olduğu, davalı tanıklarının da zilyetliğin mülkiyete mi kira akdine mi dayandığını bilmediklerini beyan etmeleri karşısında davalının dayısı olan … …’nin zilyetliğinin mülkiyet hakkı doğurmayacağı, davacı tarafın dayandığı ve nizalı taşınmaza uyduğuna kanaat getirilen tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, çekişmeli 174 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili 12.03.2008 tarihli kadastro komisyon kararının iptaline, taşınmazın 25.12.2007 tarihli kadastro tespiti gibi tesciline” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16 . Hukuk Dairesinin 25/5/2017 tarihli ve 2015/9205 Esas, 2017/3687 Karar sayılı kararıyla “mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişi ve davalı tanıklarının genel olarak davacı dayanağı 11.08.1971 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydı hudutlarını bilmediklerini beyan ettikleri, davacı tanıklarınca tapu hudutları anlatılmış ise de tapu hudutlarında okunan şahıs isimleri ile uyduğu belirtilen taşınmazların tespit maliklerinin birbirini tutmadığı, aralarındaki bağlantının detaylı olarak sorulmadığı ve çelişkinin kesin olarak giderilmediği belirtilerek; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, çekişmeli taşınmazı ve çevresini iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, davacı taraf dayanağı tapu kaydının yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, uzman bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerini düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, tapu kayıtlarının uyup uymadığının komşu parsel tutanaklarıyla da denetlenmesi, tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu kesin şekilde tespit edildiği takdirde davanın kabulüne, uymadığı tespit edildiği takdirde ise Mahkemece yapılan 2. keşifte dava konusu taşınmazın ekili dikili olmadığını belirtir mahkeme gözlemi ile taşınmazın fotoğraflarıyla desteklenen dava konusu taşınmazın 5000 metrekaresinin kuru tarıma uygun olduğunu, geri kalan kısmın ise tamamen meşelikten oluştuğunu, 30 yılı aşkındır tarım yapılmadığını, meraya dönüşmüş otlak olarak kullanıldığını belirtir ziraat mühendisi Şener Gürsel’in sunduğu bilirkişi raporu göz önüne alınarak ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; söz konusu tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu ve taşınmazın 40 yılı aşkın bir süredir davacılar tarafından kullanıldığı belirtilerek davanın kabulü ile taşınmazla ilgili olarak alınan 12/03/2008 tarihli Kadastro Komisyonu kararının iptali ile, söz konusu taşınmazın 25/12/2007 tarihli kadastro tespitindeki yüzölçümü ve nitelikleri ile davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili
tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu dinlenen mahalli bilirkişi beyanına göre tapu kaydı uymadığını verilen kararın hukuka aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, dava konusu taşınmazın davacının sunduğu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden …’den alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.