YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14682
KARAR NO : 2021/10854
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Beldesi … Köyü çalışma alanında bulunan 233 ada 3, 240 ada 48 ve 78 parsel sayılı sırasıyla 10.849,16; 30.415,20 ve 12.625,27 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı Hazine tarafından, davalı … ve müşterekleri aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış; ayrıca yargılama sırasında müdahil …, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava katılmış, vefatı üzerine mirasçıları … ve müşterekleri tarafından davaya devam olunmuştur.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, müdahil davacı … yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; Dava, genel mahkemeden aktarılan dava olup, ihtilafın dava tarihine göre çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahallinde 26.10.2014 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli taşınmazların bildiklerinden beri müdahil davacının ve murislerinin zilyetliğinde olduğunu doğrulamakla birlikte, tek ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, 233 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının çayır otu yetiştirme amacına uygun olarak kullanılan kısım olup, üst kısımlarının ise taşlık olduğunun, diğer kısmının ise üzerinde 100 – 150 yıllık armut ağaçlarının bulunduğu kısım olup, çok önceki yıllarda tarım arazisi niteliğinde olduğunun, ayrıca taşınmazın orta kısmında ladin ağacı varlığı mevcut tarım dışı alan bulunduğunun, bunun insanların tarım alanlarını terk etmeleri ve tarımdan vazgeçmelerinden kaynaklandığının, 240 ada 48 parsel sayılı taşınmazın çayır vasfında olup, üzerinde ev ve fırın bulunduğunun, iki kısım halinde kullanıldığının, tel örgülü kısmın çayır otu biçilmek, diğer kısmın ise hayvan otlatmak suretiyle tasarruf edildiğinin, 240 ada 78 parsel sayılı taşınmazın ise eski yıllardan beri tarım yapılan yer olduğunun belirtildiği, ancak rapor içeriği ve ekli fotoğraflar, taşınmazların niteliği, üzerilerinde bir zilyetlik mevcut olup olmadığı, zilyetlik mevcut ise taşınmazların tamamına yaygın olup olmadığı, taşınmazların kullanım bulunmayan kısımları bulunup bulunmadığı, ayrıca taşınmazlarda evveliyatında bir zilyetlik mevcut olmakla beraber bu zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği hususlarında tereddüte neden olduğu halde, bir arazinin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini belirlemenin en iyi yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olmasına rağmen hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi, söz konusu tereddütlerin giderilmesi yönünde 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan rapor da alınmamış, komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilip bu belgelerden yararlanılmamış, öte yandan bir kısım taşınmaz üzerinde orman emvali bulunduğu halde üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu aracılığıyla yöntemince orman araştırması da yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, taşınmazlara ait en eski ve dava tarihine yakın tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle aktarılan dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere ait) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalı; çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı olan kayıtlar celbedilerek dosya ikmal edilmeli; bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, imar ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, evveliyatında kullanım olmakla birlikte kullanım ara verilmiş ise ne zamandan beri ve hangi sebeple kullanılmadıkları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri komşu parsellerin tutanakları ve varsa dayanağı belgelerle denetlenmeli ve beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisi kurulundan, dava konusu taşınmazların ayrı ayrı toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerilerindeki bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, önceki bilirkişi raporunu irdeler mahiyette, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve raporda taşınmazların farklı nitelikteki kısımlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, imar-ihyaları tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerilerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, ayrıca taşınmazlara ait ortofoto ve uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi istenilmeli; orman mühendisi bilirkişi kuruluna, taşınmazların orman yasaları karşısında durumunu belirleyen ve orman sayılan yerlerden olup olmadığını ortaya koyan rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden, ise keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir ve özellikle taşınmazların zirai bilirkişi tarafından farklı özellikte kısımları tespit edilir ise bu kısımları ayrı ayrı gösterir krokili rapor alınmalı; zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması halinde 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar sınırlamaları göz önünde bulundurulmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.