Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14919 E. 2023/1964 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14919
KARAR NO : 2023/1964
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 26. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mütevelli heyet üyeliğinden ihraç kararının iptali ile ihtiyati tedbir karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, usulüne uyun davet edilmedikleri halde 4 yıl süreyle üst üste mütevelli heyet toplantılarına katılmadıkları gerekçesiyle davacıların vakıf mütevelli heyet üyeliğinden ihraç edildiklerini, sözkonusu ihraç kararının toplantı ve karar yeter sayıları sağlanmadan alındığını ileri sürerek, davacıların davalı …’nın mütevelli heyet üyeliğinden ihracına dair 28.11.2017 tarihli mütevelli heyet toplantısında alınan kararın yok hükmünde olduğunun ve davacıların mütevelli heyet üyesi olduklarının tespitini, olmazsa mütevelli heyet kararının iptali ile davacıların mütevelli heyet üyesi olduklarının tespitini ve bu hususta ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Vakfın mu’tad genel kurul toplantısının Sonsöz Gazetesinde 02.11.2017 tarihinde ilan edildiğini, vakfın 1. toplantı tarihi olan 21.11.2017 günü çoğunluğun sağlanamaması üzerine 2. toplantının 28.11.2017 tarihinde yapıldığını ve bu toplantıda davacıların ihracına karar verildiğini, davacıların bu tarihin üzerinden 1 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 07.12.2018 tarihinde işbu davayı açtıklarını, dolayısıyla dava açma süresi olan 3 ayı geçtikten sonra açılan bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların Vakıf Tüzüğü’nün 11 inci maddesi uyarınca üst üste 4 yıl süreyle toplantılara katılmadıklarının tespit edildiğini, alınan kararın doğru olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mütevelli heyet toplantılarının yer ve tarihlerinin usulüne uygun şekilde üyelere bildirilmediği, ihraç kararının alındığı toplantıda Vakıf senedinde ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda (4721 Sayılı Kanun) düzenlenen toplantı ve karar yeter sayılarına uyulmadığı, kurucu unsurlardaki bu sakatlıklar sebebiyle ihraç kararının yok hükmünde olduğu ancak ihtiyati tedbir talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacılar hakkında alınan çıkarma ihraç kararının yok hükmünde olduğunun ve davacıların mütevelli heyeti üyeliklerinin devam ettiklerinin tespitine, ihtiyati tedbir talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; karar kesinleşinceye kadar geçecek süreçte müvekkillerinin haklarının zarar görmesi ve telafisi mümkün olmayan zararların oluşmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin de kabul edilmesi gerektiğini, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde üç davacı için tek avukatlık ücretine hükmedildiğini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zamanaşımı itirazının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, davalı Vakfın yıllık genel kurul toplantılarının nasıl yapılacağının vakıf tüzüğünde yer aldığını ve taraflarca bilinmesi gerektiğini, 4721 Sayılı Kanun’un 2 inci maddesinde açıklanan dürüst davranma kuralının davacılar tarafından yerine getirilmediğini, davacıların üst üste 4 defa vakıf toplantılarına katılmayarak dürüstlük ve iyiniyet özelliklerinden uzak olmalarına rağmen davanın kabulünün doğru olmadığını, bilirkişi tarafından ibraz edilen raporun hüküm vermeye yeterli bulunmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde üç davacı için tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların davalı Vakfın mütevelli heyet üyeliğinden ihracına dair kararın yok hükmünde olup olmadığı ve davada hükmedilen vekalet ücretinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 77 ve 78 inci maddesi, Davalı …’nın senedinin 11, 12 ve 13 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacı … davalıdan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.