Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/14979 E. 2021/13239 K. 31.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14979
KARAR NO : 2021/13239
KARAR TARİHİ : 31.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asıl davada davalı ve birleşen davada davacı-karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.03.2021 tarihli ve 2021/583 Esas, 2021/1835 Karar sayılı ilamıyla ile onanmasına karar verilmiş olup, asıl davada davalı birleşen davada davacı-karşı davalı … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili 13.09.2012 tarihli dava dilekçesiyle, … ili … ilçesi 849 ada 33 parsel sayılı, üzerinde üç katlı yapı bulunan taşınmazın 1/3’er hisse ile …, … (payını 04.10.2012 tarihinde …’ye satmıştır) ve … ’e ait olduğunu, … ’in 2005 yılında vefat ettiğini, vefatı ile geriye mirasçı olarak müvekkili …, kardeşi … ve davalı kardeşi … ’in kaldığını, anne …’in ölümü sonrası taşınmazın kullanımı konusunda anlaşmazlıklar çıktığını, davalı …’ın hissedarların hilafına ve herhangi bedel ödemeksizin 2007 Ekim ayından itibaren önceleri orta kat daireyi bilahare ise binanın tamamını işgal ettiğini, davalıya 2008 yılında, oturduğu daire için ecrimisil ödemesi gerektiğinden bahisle ihtarname gönderildiğini belirterek davalının ortak malı işgali ve kullanımı nedeniyle 15.11.2007-15.08.2012 arası fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5000 TL ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine … vekili 25.04.2013 havale tarihli dilekçesiyle …, … ve Sulhiye’ye dava açarak; taşınmazın değerini artıran ve yıkılmasını önlemek amacıyla yapılan zorunlu gider miktarı 48.910,73 TL’yi davalılardan talep etmiş, davalılar vekili 27.05.2013 havale tarihli cevap dilekçesiyle zorunlu giderlerle ilgili red kararı verilmesi yönündeki savunması ile birlikte ayrıca karşı dava açarak; … için 13.09.2012 tarihinden itibaren şimdilik 500 TL, … için 2010 yılından itibaren şimdilik 8000 TL ve … için Ekim 2007’den itibaren şimdilik 3000 TL ecrimisil talebinde bulunmuş ve Mahkemece davalar birleştirilmiştir.
Davacı – birleşen davada davalılar / karşı davacılar vekilinin, dava ve taleplerini açıklamak üzere vermiş olduğu 26.02.2015 tarihli dilekçeyle; giriş ve en üst kattaki daire için 15 gün hariç 2010 yılı öncesine ait taleplerinin olmadığını, orta kat içinse 2007 yılından itibaren ecrimisil talepleri olduğunu belirterek, taleplerini …, … ve … için orta kattan dolayı 15.11.2007 – 27.05.2013 arası, zemin ve en üst kattan dolayı ise 15.12.2010 – 27.05.2013 arası şeklinde somutlaştırmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davada 5.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen … 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/221 Esas sayılı davasında davanın kısmen kabulüyle; 25.000 TL’nin (2.777,78 TL’si davalı …’dan, 2.777,78 TL’si davalı …’tan, 16.666,67 TL’si davalı …’dan ) olmak üzere davalılardan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, karşı davada ise davanın kabulüne; 36.115,79 TL’nin karşı davalı …’den alınarak karşı davacı …’a, 6.019,29 TL’nin karşı davalı …’den alınarak karşı davacı … ‘e ve 1.019,29 TL’nin karşı davalı …’den alınarak karşı davacı …’a verilmesine karar verilmiş; hükmün, asıl davada davalı-birleşen davada davacı/karşı davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine iş bu karar, Dairemizin 03.03.2021 tarihli ve 2021/583 Esas, 2021/1835 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Onama kararı sonrası, asıl davada davalı-birleşen davada davacı-karşı davalı … vekilince, süresinde kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil ve zorunlu giderlerin tahsili istemlerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan, asıl davada davalı-birleşen davada davacı/karşı davalı … vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Bilindiği üzere, paylı veya elbirliği mülkiyetinde taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman ecrimisil isteyebilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur.
Anlatılan ilke çerçevesinde somut olayı değerlendirdiğimizde; asıl davada davacı-birleşen davada davalılar/karşı davacılar vekilinin 03.12.2013 ve 26.02.2015 tarihli beyanları ile birlikte, sunduğu kira sözleşmesi ve davacılar tanığı …’un ifadeleri göz önüne alındığında; 3 katlı dava konusu yerin orta katını davalı-birleşen davada davacı/ karşı davada davalı …’ın Kasım 2007 yılından beri kullandığı, davacıların ise giriş ve en üst katı kiraya vermek suretiyle kullandıkları, daha sonra 2010 yılının sonunda davalı …’ın tüm kiracıları zorla çıkartıp binanın giriş anahtarını değiştirerek davacıların giriş çıkışını engellediği ve binanın tamamını kendi fiili hakimiyetine aldığı anlaşılmakla, Mahkemece bilirkişi raporu uyarınca orta kat daire için 15.11.2007 – 15.12.2010 tarihleri arasında ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğu, orta kat daire için de ecrimisil hesabının diğer dairelerde olduğu gibi 15.12.2010 – 27.05.2013 arası dönem için yapılması gerektiği, bu doğrultuda Dairemizce, hükmün belirtilen gerekçeyle bozulması gerekirken maddi hataya dayalı olarak onama kararı verildiği görülmekle, karar düzeltme isteğinin kabulüyle onama kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı / karşı davalı … vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden kabulüyle, Dairemizin 03.03.2021 tarihli ve 2021/583 Esas, 2021/1835 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı / karşı davalı … vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin reddine, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 31.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.