YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15052
KARAR NO : 2023/5865
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/229 E., 2020/211 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına, davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen, temyiz incelemesi neticesinde; Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili Akseki ilçesi Yarpuz Mahallesi çalışma alanında bulunan 141 ada 5 parsel … 7.796,45 metrekare ve 141 ada 27 parsel … 310.401,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve itiraz edilmeksizin 11.08.1998 tarihinde kesinleşmekle tapuya tescil edildikten sonra, 141 ada 27 parsel … taşınmaz 18.11.2020 tarihinde, kışlak vasfıyla, kamu orta malı parseline dönüştürülmüştür.
2. Davacı … vekili 02.08.2007 havale tarihli dilekçesi ile Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/237 Esas … dosyasında dava açarak; … ili Akseki ilçesi Yarpuz Mahallesi 141 ada 5 parselin içerisinde bulunan bir kısım taşınmazın uzun yıllardır müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile dava konusu edilen taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında asli müdahil … vekili 26.03.2008 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu yerin kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
3. Davacı … vekili 10.09.2007 havale tarihli dilekçesi ile Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/301 Esas … dosyasında dava açarak; … ili Akseki ilçesi Yarpuz Mahallesi 141 ada 5 parselin içerisinde bulunan bir kısım taşınmazın uzun yıllardır müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile dava konusu edilen taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini talep etmiş ve bu dava, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/237 Esas … dosyasıyla birleştirilmiştir.
4. Davacı … vekili 17.08.2006 havale tarihli dilekçesi ile Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/241 Esas … dosyasında dava açarak; … ili Akseki ilçesi Yarpuz Mahallesi 141 ada 5 ve 141 ada 27 parsellerin içerisinde bulunan bir kısım taşınmazların uzun yıllardır müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin davacı adına tescilini talep etmiş olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesinin 25.05.2009 tarih ve 2009/6766 Esas, 2009/8395 Karar … ilamıyla; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının isabetsizliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/357 Esas … dosyasına kaydedilen dava, aynı Mahkemenin 2007/237 Esas … dosyası ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevabında; haksız ve mesnetsiz açılan davaların reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin (Akseki Sulh Hukuk Mahkemesi) 16.07.2010 tarih ve 2007/237 Esas, 2010/379 Karar … kararı ile; davanın değeri itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçe gösterilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
2. Görevsizlik kararı uyarınca Akseki Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/54 Esas sırasına kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda, İ19.02.2014 tarih ve 2011/54 Esas, 2014/30 Karar … kararla; “Esas dosya davacısı … ve asli müdahil … ve birleşen dosya davacısı …’ın dava konusu 141 ada 5 parsel … taşınmazda hak iddia ettikleri ve teknik bilirkişi …’in 21/09/2013 tanzim tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterdiği kısmın devletin hüküm ve tasarrufunda yer alan zilyetlikle kazanılabilecek bir taşınmaz olmadığı, davacı ve asli müdahil birleşen dosya davacısının malik sıfatıyla zilyetliklerinin olmadığı, taşınmazın kayalık ve taşlık olduğu anlaşıldığından 141 ada 5 parsel yönünden esas dosya davacısı, asli müdahil ve birleşen dosya davacısı …’ın lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı, 2009/357 Esas … birleşen dosya davacısı … tarafından 141 ada 27 parselde dava edilen teknik bilirkişi … tarafından düzenlenen 21/09/2013 tanzim tarihli rapor ve krokisinde A, B ,C harfi ile gösterdiği kısımların devletin hüküm ve tasarrufunda yer alan zilyetlikle kazanılabilecek taşınmazlar olmadığı, davacısının ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyetliklerinin olmadığı, taşınmazın kayalık ve taşlık olduğu, … tarafından 141 ada 27 parselde dava edilen teknik bilirkişi … tarafından düzenlenen 21/09/2013 tanzim tarihli rapor ve krokisinde E, D harfi ile gösterdiği kısmın davacı …’ a babasından miras ve paylaşım yoluyla geldiği, E harfi ile gösterilen kısmın harman yeri olduğu, D harfi ile gösterilen kısmın ise duvarla çevrili olduğu, davacı ve ataları tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, devletin tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, davacının zilyetliğinin ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla olduğu, davacısı … lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, birleşen dosya davacısı …’in 141 ada 5 parsel … taşınmazda hak iddia ettiği ve teknik bilirkişi … tarafından düzenlenen 21/09/2013 tanzim tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterdiği kısmın; davacı …’in dedesine ait olduğu, …’in dedesinin, babası 1,5 yaşında iken vefat ettiği, babasının ağabeyleri tarafından büyütüldüğü ve paylaşım neticesinde bu taşınmazın babası …’a kaldığı, komşu taşınmazların …’ın kardeşlerine ait olduğu, sağlığında kızı Yasemin’e bağışladığı, taşınmazın köy içinde, taşınmazlara hemen komşu olması nedeniyle arsa vasfında değerlendirildiği ve ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla kullanıldığı, devletin tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı” gerekçeleriyle, 2011/54 Esas … asıl dosya yönünden davacının ve asli müdahilin davasının reddine, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/357 Esas … birleşen dosyası yönünden 141 ada 5 parsel … taşınmaz bakımından davanın reddine, 141 ada 27 parsel … taşımaz bakımından fen bilirkişisi …’in 21.09.2013 tarihli rapor ve krokisinde E harfi ile gösterdiği 124,22 metrekarelik kısım ile D harfi ile gösterdiği 1.492,33 metrekarelik kısma yönelik davanın kabulüne, A harfi ile gösterdiği 689,01, B harfi ile gösterdiği 5.968,77 metrekarelik kısmın ve C harfi ile gösterdiği 3.949,94 metrekarelik kısımlara yönelik davanın reddine, 141 ada 27 parsel … taşınmazın davalı adına olan tapusunun fen bilirkişisi …’in 21.09.2013 tarihli rapor ve krokisinde E harfi ile gösterdiği 124,22 metrekarelik kısım ile D harfi ile gösterdiği 1.492,33 metrekarelik kısmının iptali ile, 141 ada 27 parsel … taşınmazdan ifraz edilerek, tarla vasfıyla davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/301 Esas … birleşen dosya yönünden davanın kabulüne, 141 ada 5 parsel … taşınmazın davalı adına olan tapusunun fen bilirkişisi …’in 21.09.2013 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterdiği 619,79 metrekarelik kısmının iptali ile, 141 ada 5 parsel … taşınmazdan ifraz edilerek, arsa vasfıyla davacı … Şahin adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2014 tarih ve 2011/54 Esas, 2014/30 Karar … kararı, davacı … vekili, birleşen dosya davacısı … vekili ve davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.05.2017 tarih ve 2015/16659 Esas, 2017/4821 Karar … ilamıyla; “Birleşen dosya davacısı …’ın 141 ada 5 … parsel ile 141 ada 27 … parselin fen Bilirkişisi raporunda A, B, C harfleri ile gösterilen bölümlerine, davacı …’ın ise 141 ada 5 parsel … taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden; 141 ada 5 ve 141 ada 27 nolu … parselin fen bilirkişisi raporunda A, B, C harfleri ile gösterilen bölümleri üzerinde davacılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davalı Hazine temsilcisinin 141 ada 5 … parselin B, 141 ada 27 … parselin E ve D harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, yapılan orman ve zilyetlik araştırmasının yeterli olmadığı açıklanarak, taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi, yapılan araştırma sonucu çekişmeli yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığının ve zilyetlik ile kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşılması durumunda TMK 713 ve 3402 … Kanun 14 ve 17 nci maddesi şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozmaya ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarih ve 2017/229 Esas, 2020/211 Karar … kararı ile; “Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu edilen yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu ve dava konusu edilen diğer yerlerle ilgili verilen önceki karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği” gerekçeleriyle, 2011/54 Esas … asıl dosya yönünden; verilen karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesi 2009/357 birleşen dosya yönünden; 141 ada 5 parsel … taşınmaz bakımından verilen karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, 141 ada 27 parsel … taşımaz bakımından fen bilirkişisi …’in 21/09/2013 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterdiği 689,01 metrekarelik kısma, B harfi ile gösterdiği 5.968,77 metrekarelik kısma ve C harfi ile gösterdiği 3.949,94 metrekarelik kısma yönelik karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, 141 ada 27 parsel … taşımaz bakımından fen bilirkişisi …’in 07/09/2020 tarihli rapor ve krokisinde E harfi ile ve kahverengi renk ile gösterdiği 124,22 metrekarelik kısım ile D harfi ile ve kırmızı renk ile gösterdiği 1.492,33 metrekarelik kısma yönelik davanın kabulü ile, 141 ada 27 parsel … taşınmazın fen bilirkişisi …’in 07/09/2020 tarihli rapor ve krokisinde E harfi ile ve kahverengi renk ile gösterdiği 124,22 metrekarelik kısım ile D harfi ile ve kırmızı renk ile gösterdiği 1.492,33 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile, 141 ada 27 parsel … taşınmazdan ifraz edilerek, tarla vasfıyla davacı … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/301 Esas … birleşen dosya yönünden; davanın kabulü ile, 141 ada 5 parsel … taşınmazın fen bilirkişisi …’in 07.09.2020 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile ve turuncu renk ile gösterdiği 619,79 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile, 141 ada 5 parsel … taşınmazdan ifraz edilerek, arsa vasfıyla davacı …kızı …adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü temyiz dilekçesinde; dava konusu 141 ada 27 parselin mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve temyize konu yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım şartlarının davacı taraf lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davalı Hazine temsilcisi tarafından, dava konusu 141 ada 27 parsel yönünden verilen davanın kabulüne ilişkin kararı temyiz edilmiş olup, Takbis’te yapılan araştırmada, karar tarihinden önce 18.11.2020 tarihinde, 141 ada 27 parselin ham toprak olan niteliğinin kışlak olarak değiştirildiği ve dava konusu parselin kamu orta malına dönüştürüldüğü anlaşılmıştır.
Kamu orta mallarının mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise köy tüzel kişiliğine -somut olayda belediye- aittir. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 … On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6360 … Kanun) 1/2 nci maddesi ile, … Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan Yarpuz Beldesinin tüzel kişiliği sona ermiş olup, 6360 … Kanun’un geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca, yerine, bağlı bulunduğu … İlçe Belediye Başkanlığı geçmiştir.
Bu durum karşısında; somut olayda, kışlak niteliğinde olan 141 ada 27 parsele ilişkin davada, 5216 … Kanun hükümleri ve 6360 … Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Yarpuz Beldesinin bağlı bulunduğu … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Akseki Belediye Başkanlığının taraf olarak yer almaları gerektiği halde, bu husus gözden kaçırılarak Akseki Belediye Başkanlığı ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulmuş ve böylelikle taraf teşkili eksik bırakılmıştır. Oysaki bir davada taraf teşkilinin sağlanması 6100 … Kanun’un 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup, re’sen gözetilmesi gereken bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan; davanın esasıyla ilgili olarak, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dava konusu 141 ada 27 parselin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda D ve E ile gösterilen kısımları yönünden zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden oldukları ve zilyetlik yoluyla kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi, dosyaya sunulan bilirkişi raporları da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, yörede 30.07.1998 tarihinde ilan edilen 6831 … Orman Kanunu’na (6831 … Kanun) göre yapılmış orman kadastrosu bulunduğu ve dava konusu edilen yerlerin orman tahdidi dışında bulunduğu gösterilmiş ve kadastro tespit tarihinin 1997 olması karşısında taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında en eski tarihli hava fotoğrafları yönünden yapılan değerlendirmede bu yerlerin açık alan olduğu belirtilmiş olduğu halde, çekişmeli taşınmaz bölümleri hava fotoğrafı üzerinde çakıştırma yapılmak suretiyle gösterilmediğinden, rapor denetlenememektedir.
Yine gerçeğin bir resmi olan, kadastro tespit tarihinden 15 – 20 – 25 yıl önceki döneme ilişkin hava fotoğrafları, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi aracılığıyla incelenerek anılan tarihlerde taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaca uygun olarak sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığı da tereddütüz olarak belirlenmemiş ve ayrıca davacı …’ın, aynı çalışma alanı içinde senetsizden başkaca taşınmaz mal edinip edinmediği de kesin olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Akseki Belediye Başkanlığı ile … Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilip dava taraf olarak yer almaları sağlanmak suretiyle husumet yaygınlaştırılmalı; daha sonra yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1958 tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğraftan üretilmiş memleket haritası dosya arasına getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından önceki mahalli bilirkişiler dışında seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile yine önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilecek olan 1958 tarihli hava fotoğrafı ile dosya arasına getirtildiği anlaşılan 1974 ve 1986 tarihli hava fotoğrafları ve fotoğraflar esas alınarak üretilmiş memleket haritaları çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgede ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 … Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal – renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritasındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; yine dosya arasına getirtildiği anlaşılan 1974 ve 1986 yılına ait hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar – ihyaya konu edilip edilmediklerini, edilmiş iseler imar – ihyalarına en erken ne zaman başlanıldığını ve imar – ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca; bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, imar – ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden iseler imar – ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmişlerse imar – ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmaz bölümlerinin evveliyatlarını, toprak yapılarını, niteliklerini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıklarını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 … Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, davacı … adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 3/7/2005 tarihli ve 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 … Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre, 141 ada 27 parsel içerisinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda D ve E harfleriyle gösterilen kısımlarla ilgili bir hüküm kurulmalıdır.
3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığı gibi; her ne kadar 141 ada 5 parsele ilişkin olarak temyiz isteği bulunmasa da, kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, hakkında kabul kararı verilen, 141 ada 5 parsel içinde bulunan ve hükme esas bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen yer ifraz edildikten sonra, geriye kalan ve hükme esas raporda renksiz olarak, 21.09.2013 tarihli fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen raporda ise C harfi ile mavi renkli olarak ve D harfi ile pembe renkli olarak gösterilen, sırasıyla 6,69 ve 16,01 m2etrekarelik taşınmaz bölümlerinin 141 ada 5 parselle fiili bağlantıları koptuğundan, anılan bölümlerle ilgili olarak 141 adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle Hazine adına tescil hükmü kurulması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılmış olması da isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.