YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15078
KARAR NO : 2023/1380
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/85 E., 2021/96 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesi ile; birlikte miras bırakan …’in mirasçıları olduklarını, … ili, … ilçesi, … mezrasında bulunan ve maliki oldukları eski zabıt kütüğünün 22.04.1935 tarihli ve 848 sırada kayıtlı 13.776 m² miktarlı tarlanın, bölgede yapılan kadastro çalışmaları dışında tespit harici bırakılarak kaydın herhangi bir revizyon da görmediğini açıklayarak, miras bırakanları adına tapuda kayıtlı olan, fakat herhangi bir neden olmaksızın tescil harici bırakılan bu taşınmazın mirasçıları adına tespit edilerek tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2014/283 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan keşif sonrası değerinin 275.520,00 TL olarak belirlendiği ve 11.02.2016 tarihli celsede davacı vekiline bakiye 4.619,70 TL eksik nispi harcın yatırılması için bir haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde yatırılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtar edildiği, davacı tarafından nispi harcın verilen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 119/1-d ve 2 maddeleri gereğince eksik 4.619,70 TL tamamlama nispi peşin harcın verilen bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve 2017/6374 Esas, 2019/7233 Karar sayılı kararı ile, “Mahkemece davacının yatırması gereken eksik harç miktarının tespit edilerek eksik harç miktarı belirtilmek suretiyle ikmali hususunda davacı tarafa takip eden celseye kadar süre verilmesi, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde anılan celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermesi, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde eksik harç ikmal edilerek davanın yenilenip yenilenmeyeceğini beklemesi ve yenilenmediği takdirde kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu edilen tapu kaydının 112 ada 525 parsel ile 112 ada 526 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, bu anlamda bu tapu kaydına dayalı olarak tespit harici bırakılan yerde zilyetlikle kazanım koşulunun oluşmadığı; davacıların 25.01.2021 tarihli ıslah talepli dilekçesine yönelik ise, davacı tarafından 6100 sayılı Kanun’un 180 inci maddesi uyarınca yasal süre içinde davanın tamamen ıslahı yoluna gidilmediği, bu anlamda ıslah dilekçesinin davanın tamamen ıslahına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, tapu iptali ve tescil talebi yönünden İlk Derece Mahkemesince tapu kayıt maliklerinin davaya dahil edilmesi için süre verilmediğini, öte yandan davanın ıslahına ilişkin yapmış oldukları işlemin hukuka uygun olmakla beraber İlk Derece Mahkemesinin bu talebi reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ıslah dilekçesinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı, ıslaha değer verilip verilmeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı kararı ile “Dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde ve sair hususlarda usule müteallik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri de tamamlamak imkânını veren ve mahkeme kararına lüzum olmadan tarafların sözlü ve yazılı beyanlarıyla yapılabilen ıslahın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seksen dördüncü maddesinin açık hükmü dairesinde tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip Yargıtay’ca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmanın mümkün olamayacağına” ilişkin 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 E., 1948/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının değiştirilmesinin gerekmediğine karar verilmiştir.
2. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 45 inci maddesinin 5 inci fıkrası ise “İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.” şeklindedir.
3. Bununla birlikte 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu’nun (7251 sayılı Kanun) 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 177 nci maddesine eklenen 2 nci fıkrasında “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. (6100 sayılı Kanun’un 176 ncı maddesi) Taraflar ıslah yolu ile iddialarını ve savunmalarını genişletip değiştirebilirler. Buna göre, davacı dava dilekçesinde belirttiği dava sebebini değiştirebileceği gibi, vakıaları eksik belirtmişse, onları ıslah yolu ile tamamlayabilecektir.
3. Davacı vekili, mahkemeye ibraz edilen 25.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile açık bir şekilde davasını ıslah ettiğini belirterek, tapu iptali ve tescil yönünde açtığı davadaki talep sonucunu değiştirerek; tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tapu sicilinin tutulmasından doğan tazminat isteminde bulunduğu, davacı vekilinin talep sonucunu terditli dava hâline dönüştürdüğü gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.