Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15096 E. 2023/477 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15096
KARAR NO : 2023/477
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1427 E., 2021/375 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Çorum ili Merkez ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 130 ada 14 parsel sayılı 2532,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 184 ada 2 parsel sayılı 402 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise kargir ev, depo çeşme ve bahçe vasfıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak belgesizden, davalılar adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu malı niteliğindeki yerlerden olduğunu, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan …, duruşmadaki beyanında; davayı kabul etmediğini, dava konusu taşınmazın murisinden kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuş; diğer davalılar ise, davaya cevap vermemişlerdir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tespit sırasındaki vasıfları ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı … istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … istinaf dilekçesinde; dosya tamamlanmadan ve gerekli araştırmalar yapılmadan iki kez keşif yapıldığını, dosyaya sunulan raporların hatalı olduğunu, taşınmazların murisleri … tarafından 40 yıldır aralıksız şekilde arpa ve buğday ekilmek suretiye kullanıldığını, vefatı sonrasında oğlu olan …’a, onun ölümüyle de davalılara kaldığını, taşınmazları kısa süre kullanamadıklarını, ancak bunun aralıksız kullanmayı etkileyecek nitelikte olmadığını, inşaat bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki kargir evin en az 15 yıllık bir yapı olduğunun belirtildiğini, inşaatın temel atımı ve inşaat süreci de dikkate alındığında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğuna ilişkin şüpheden uzak delil elde edildiğini, tanıkların komşu köyden olup yeterli bilgi sahibi olmadıklarını öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun sınırlı olarak kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile dava konusu … Köyü 184 ada 2 ve 130 ada 14 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespitteki gibi tesciline,184 ada 2 parsele ait kadastro tutanağının beyanlar hanesine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi gereğince “taşınmaz üzerindeki kargir ev, çeşme ve deponun” davalılara elbirliği mülkiyeti şeklinde ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalılara murislerinden kalmadığının mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğunu, davalıların taşınmazları kadastro tespitinden sonra kullanmaya başladıklarını, yeterli orman ve mera araştırması yapılmadığını, davalıların mülkiyete esas zilyetliklerinin bulunmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olup olmadığı, değilse davalılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Davalı … ve davacı Hazine vekilinin dava konusu 184 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında, dava konusu 184 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı … ve davacı Hazine vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davalı …’un, dava konusu 130 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, temyize konu 130 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kimin kullanımında olduğunun belli olmadığı, taksimle murise kaldı belirtilmiş ise de, davalıların dedesine ait cevresindeki parsellerden ayrı kullanılmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarında çelişkiler olduğu ve taşınmazın batı sınırının belirsiz olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu karara yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmemiş ise de, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporlarına göre, dava konusu taşınmazın 1956 – 2005 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal amaçlı kullanılan çevre parsellerle benzer özellik gösterdiğinin ve tarla olarak kullanıldığının belirtildiği; ziraat bilirkişi raporunda ise, taşınmazın kısmen boş kısmen fiğ ekili olduğu, çevresindeki tarım arazisi niteliğinde olan parsellerin devamı niteliğinde olduğu ve taşınmaz üzerinde insan emeği ile ve uzun zamanda meydana gelebilecek izler bulunduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı bildirilmiştir. Mahalli bilirkişi beyanları da, bilirkişi raporlarını destekler nitelikte olup, iki kez yapılan keşifte dinlenen tüm mahalli bilirkişiler, taşınmazın evvelinde davalıların dedesine ait olup 40 yıl arpa ve buğday ekilmek sureti ile kullanıldığını, ondan sonra davalıların babasına kaldığının, onun ölümüyle de davalılara kaldığını ve davalıların da taşınmazı aynı şekilde icara vererek kullanmaya devam ettiklerini beyan etmişlerdir.
Bu haliyle; dosya kapsamına göre, dava konusu 130 ada 14 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, evveliyatında davalıların murislerine ait olup zilyetliğin intikaline ilişkin mahalli bilirkişi beyanlarında bir çelişki bulunmadığı, zilyetliğin nizasız ve aralıksız devam ettiği ve davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davacı Hazinenin, dava konusu 130 ada 14 parsele ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararırın bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … ve davacı Hazine vekilinin, dava konusu 184 ada 2 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA,

Davalı …’ un, dava konusu 130 ada 14 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu parsel yönünden BOZULMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davalı …’ tan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.