Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15353 E. 2023/671 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15353
KARAR NO : 2023/671
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/25 E., 2021/51 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince 23.11.2020 tarihli ve 2020/9265 Esas,2020/5907 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur.

Bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununa (6100 Sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 45 inci maddesi ile eklenen Geçici 4/1 inci maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında Bursa İli, … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 1620 parsel sayılı 19.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 10183 ada 172 parsel numarasıyla ve 19.824,07 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı … ve dava dışı … kızı … adına kayıtlı bulunan eski 1619 parsel sayılı 10.525,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 10183 ada 173 parsel numarasıyla ve 10.045,45 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve … adına kayıtlı bulunan eski 1600 parsel sayılı 4.825,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 10183 ada 174 parsel numarasıyla ve 5.625,39 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.Davacı … dava dilekçesinde adına kayıtlı bulunan 10183 ada 173 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında azaldığını iddia ederek taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılardan Kadastro Müdürlüğü davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2013/162 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne; 10183 ada 172, 173 ve 174 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitinin iptaline, 10183 ada 172 parsel sayılı taşınmazın 08/06/2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 113,15 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 76,73 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin parselden ifrazı ile aynı ada 173 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 10183 ada 173 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 72,51 metrekare yüzölçümündeki bölümünün parselden ifrazı ile aynı ada 174 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, böylece 10183 ada 172 parsel sayılı taşınmazın 19.634,19 metrekare, aynı ada 173 parsel sayılı taşınmazın 10.162,82 metrekare ve aynı ada 174 parsel sayılı taşınmazın 5.697,90 metrekare yüzölçümüyle tesciline karar verilmiştir.

IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/9265 Esas, 2020/5907 Karar sayılı kararıyla; davacının, nizalı eski 1619 (yeni 10183 ada 173) parsel sayılı taşınmazda tam paylı malik olmadığı, taşınmazın paylı şekilde davacı … ile … kızı … adına kayıtlı olmasına rağmen, diğer paydaşın davada taraf olmadığı, davanın niteliği itibariyle, yargılama neticesinde verilecek hüküm diğer paydaşın da hukukunu etkileyeceğinden, onun da davada yer alması gerektiği, bu nedenle; Mahkemece öncelikle davacıya, paylı olarak malik olduğu yeni 10183 ada 173 parsel sayılı taşınmazın diğer tapu maliki olan Mehmet kızı Sahibe’nin yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmesi, aktif dava ehliyetindeki eksiklik giderildikten sonra işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma üzerine Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 sayılı Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) paylı mülkiyeti düzenleyen 688 ve devamı maddelerinde yönetim ve tasarruf yönünden paydaşlardan birinin diğerine zararı olmayacak şekilde zorunlu işleri yapma gerekli olduğunda mahkemeye başvurma yetkisini meydana gelecek zararları önlemek için tüm paydaşlar adına eylemde bulunma yetkisini (689 uncu madde) her bir paydaşın olağan yönetim işleri ve küçük onarımları yapma yetkisi (690 ıncı madde) yapabileceği hükümlerini getirdiği, buna göre kadastro yenilemesinde taşınmaz aleyhine oluşan tespitin düzeltilmesi için paydaşlardan her biri dava açma hakkına sahip ve açılan bu dava anılan hükümler uyarınca aktif husumet ehliyetine tam olarak taşıyan tasarrufu oluşturduğu, diğer paydaşların taşınmazın korunmasına yönelik açılan bu davaya olur vermesinin zorunlu tutulması söz konusu olamayacağı, bu durumda paydaşlardan birinin açmış olduğu davanın bu şekilde görülmesinde hukuka ve usule aktif husumet yetkisinin eksikliği iddia edilerek yapılması mümkün olmadığından davanın esastan görülerek sonuçlanmasında usule bir aykırılık olmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına direnilmiş ve mahkemenin 09.02.2016 tarihli hükmü yeniden tesis edilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı Kadastro Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi, 4721 Sayılı Kanun,

3. Değerlendirme
1.Davanın, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesine dayalı olarak yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davası niteliğinde bulunduğu, bu madde uyarınca yapılacak çalışmanın, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi amacına yönelik olduğu, diğer bir anlatımla taşınmazların mülkiyetinin kim ya da kimlere ait olduğu hususunda bir değerlendirme ya da yargılama yapılmadığı, diğer yandan bu tür davalarda istenilen talebin bölünemez nitelikte olduğu, davacının payı oranında işlemin doğruluğunun denetlenmesini istemesinin davanın niteliği gereği mümkün bulunmadığı, verilecek kararların da taşınmazın tamamı hakkında olabileceği, bu nedenle 4721 Sayılı Kanun’un 693/3 üncü maddesi uyarınca her bir paydaşın diğer paydaşları temsilen dava açabileceği anlaşılmakla, Yerel Mahkemenin bu hususlara ilişen direnme kararının yerinde olduğu kabul edilerek, işin esasının incelenmesine geçildi.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.