Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15478 E. 2023/1184 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15478
KARAR NO : 2023/1184
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/155 E., 2021/495 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak ve tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi nedeniyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı … vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan …’ın vakıf evlatlarından …’in oğlu, diğer üç davacı …, …. ve …’ın ise …’in kardeşi …. vakfiyede … olarak zikredilen … …’ın çocukları ileri sürülerek; davacılar …, … …, … ve …’ın … … bini … Vakfı’nın vakıf evladı olduklarının tespiti ile gelir fazlasından yararlanmaya hakkı olan evlat olduklarının, davacılardan …’ın ise tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davaya konu vakfın mülkah vakıf olup halen yöneticisinin mevcut olduğunu, husumetin mülhak vakıf yöneticisine de yöneltilmesi gerektiğini, vakfeden vakfiyesinde vakfın mal varlığı ve gelirlerini fukaraya, eytana vecirana (fukara komşulara), bir köyün hastalarına, felaketzedelere, hayır müessesesine, mabetlere vakfetmiş de olabileceğini, vakfiyedeki şartların incelenmesi için bilirkişi tayini yapılması gerektiğini, bu nedenle davacıların davasını kanıtlaması gerektiğini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre vakıf kurucusunun kendi eş ve çocuklarından sonra batın şartı koymuş olması nedeniyle, ön batında vakıf evladı varken sonraki batında bulunan torunların galle alamaması ve mütevelli olmaması şartı ve kuralı gereği davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ile davacılar …, …, …, …’ın vakıf evladı olduklarının tespitine, davacı …’ın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine, davacılar … ve …’ın galleye müstahak olmadıklarının tespitine, davacı …’ın galleye müstehak vakıf evladı ile tevliyete ehil olmadığının tespitine, davanın mahiyeti gereği taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, vakfiye koşullarına göre araştırma yapılması gerektiğini, kan bağı bulunmasının vakıf evladı olma sonucunu doğurmayacağını ayrıca davada lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu Vakfa ait vakfiye, vakıf senedi ve kayıtlar, nüfus kayıtları, … cevabi yazısı ile dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ve ek-raporuna göre davacıların … … Bini … Vakfı’nın kurucusunun soyundan geldikleri ve ırsiyet ilişkisinin kanıtlandığı, vakfiyede galle fazlasından yararlanmak için batın şartının öngörüldüğü, davacılardan … yönünden galleden yararlanma koşullarının gerçekleştiği belirlenerek adı geçen davacının galleden yararlanmaya müstahak vakıf evladı, diğer davacıların da vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş olmasında, öte yandan gerek dava konusu Vakfın mazbut vakıflar arasına alınmış olması ve gerekse tevliyet koşullarının gerçeklemediği gözetilerek davacı … yönünden tevliyete ehil olduğunun tespiti talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı, ne var ki dava kısmen kabul edildiğine göre, reddedilen kısım yönünden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş, davalının bu yöne değinen istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü ile, davacılar …, … ile …’ın mazbut … … … Vakfı’nın evladı olduklarının tespitine; davacı …’ın mazbut … … … Vakfı’nın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine; tevliyete yönelik ve sair taleplerin reddine; davanın reddedilen kısmı gözetilerek davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; galle fazlası almak ve tevliyet için mahkemeye dava açmanın mecbur olduğu, davalı …’nün kanuni hasım olduğu, davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin hak arama hakkının kullanılmasına engel teşkil edeceği, davanın kabul ve reddi yönünden vekalet ücretine hükmedilecekse her iki taraf lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasını, taraflara vekalet ücreti takdir edilecekse her iki tarafa vekalet ücreti takdir edilmek üzere kararın bozulmasın istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki vekalet ücreti dışındaki hususlara dair ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti ile vakfa mütevelli atanmasına dayanak tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile vekalet ücretine dair 323 üncü madde, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun (5737 sayılı Kanun) 3, 6, 7, 75 ve 76 ncı maddeleri, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR :
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.