Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15625 E. 2021/12143 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15625
KARAR NO : 2021/12143
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.02.2021 tarih ve 2018/7713 Esas, 2021/39 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, kayden maliki olduğu 174 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 23 numaralı bağımsız bölümün boşandığı eşi olan davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve boşanma davasının kesinleştiği 15.02.2011 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisile hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalı, davacının dava konusu yapılan evde oturmasına açık muvafakati olduğunu, taşınmazda yatalak babasına baktığını, öte yandan taşınmazda müşterek çocukları …’ın oturduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının haklı bir neden olmaksızın taşınmazda oturmaya devam ettiği gerekçesiyle verilen, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, davalının kızı ile birlikte evde ikamet etmesi, tarafların daha öncelerinde evli olmaları karşısında kullanımın kötü niyetli olmadığı, ecrimisilin kötü niyetli işgalciden talep edilebileceği gerekçesiyle ecrimisil isteğinin reddine ilişkin hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.10.2015 tarihli ve 2014/10231 Esas,2015/11348 Karar sayılı ilamı ile; “çekişme konusu kat irtifakı kurulu 174 parseldeki 23 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, tarafların Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.02.2011 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandıkları, davacının davalıya taşınmazı tahliye etmesi ve tahliye tarihine kadar aylık 900,00 TL ecrimisil ödemesi konusunda 06.04.2012 tarihli ihtarname keşide ettiği, ihtarnamenin 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının, evli olup eşi ile beraber yaşadığını, zaman zaman kızı … ve bu evde bulunan yatalak babası sebebiyle eve gelip gittiğini, daimi olarak ikamet etmediğini savunduğu, bu savunması doğrultusunda tanık deliline dayandığı ve ikametgah belgesi ibraz ettiği, ancak, davalının ileri sürdüğü ikametgah belgesinde hangi tarihten itibaren bu adreste oturduğu konusunda açıklık bulunmadığı belirtilerek, öncelikle davalının ikametgah belgesinde belirtilen adreste hangi tarihten itibaren oturduğunun saptanması gereğine ve iddia ve savunma doğrultusunda taraf tanıkları dinlenerek davalının davacı taşınmazını kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise hangi tarihte kullanıma son verdiğinin tespiti gerekirken, belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmiş olmasının ve öte yandan, davalının dava tarihinden önce taşınmazı kullandığının saptanması halinde 06.04.2012 tarihli ihtarname ile davacının onayını geri aldığı gözetilerek, bu ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 11.07.2012 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde davalının kullanımı kötüniyetli kabul edilerek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hükme esas alınan tanık beyanları uyarınca davalının dava tarihinden önce dava konusu taşınmazdan ayrıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.02.2021 tarih ve 2018/7713 Esas, 2021/39 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş ve davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, çaplı taşınmaza vaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dava konusu kat irtifakı kurulu 174 parseldeki 23 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, tarafların Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.02.2011 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandıkları, davacının davalıya taşınmazı tahliye etmesi ve tahliye tarihine kadar aylık 900,00 TL ecrimisil ödemesi konusunda 06.04.2012 tarihli ihtarname keşide ettiği, ihtarnamenin 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince ibraz edilen 05.10.2012 tarihli cevap dilekçesinde, dava konusu konutun, içindeki eşyalarla birlikte davacı tarafından davalı müvekkiline bırakıldığını, müvekkilinin taşınmazda oturmasına davacının açık muvafakatinin olduğunu, taşınmazda ortak çocukları olan …’ın oturduğunu, ergin ve bekar olan müşterek çocuğun öğrenim hayatının devam ettiğini, müvekkilinin ise annesi olması sebebi ile kızının yanında kaldığını, müvekkilinin yeni vefat eden yatalak babasına da dava konusu konutta baktığını, davacının evli olup eşi ile birlikte oturduğunu, herhangi bir zarara da uğramadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu, yine bizzat davalı tarafından 16.11.2012 tarihinde dosyaya delil olarak sunulan ve müşterek çocuk … tarafından tanzim edildiği bildirilen tarihsiz dilekçede müşterek çocuğun taşınmazda annesi olan davalı ile birlikte oturduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalının eldeki dava tarihinden sonra taşınmazı tahliye ettiği, davacının 06.04.2012 tarihli ihtarname ile davalının taşınmazda oturması yönündeki onayını geri aldığı ve bu ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 11.07.2012 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde davalının kullanımının kötüniyetli olduğu kabul edilerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tanık beyanlarına üstünlük tanınarak hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulması gerektiği halde, sehven onandığı anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.02.2021 tarihli ve 2018/7713 Esas, 2021/39 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 08.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.