Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15707 E. 2021/13205 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15707
KARAR NO : 2021/13205
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.12.2020 tarihli ve 2018/7209 Esas, 2020/7808 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalı … tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 323 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen A-2 Blok 2. kat 12 numaralı dairenin haksız olarak davalılar tarafından işgal edildiğini belirterek, davalıların dava konusu daireden tahliyesine, haksız müdahalenin men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 43.453,20TL işgal bedeli, pişmanlık akçesi ve aidat bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile vekil edenlerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ile kısmen reddine, 323 ada, 3 parselde bulunan taşınmazın A 2 Blok, 2. Kat, 12 numaralı bağımsız bölüme davalıların müdahalelerinin men’i ile taşınmazlardan tahliyelerine, davacının kira alacağı talebinin kısmen kabulü ile 34.168,50 TL’nin 14.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının aidat alacağı talebinin kabulü ile 3.280,00 TL’nin 14.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, davacının pişmanlık akçesi talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire’nin 02.12.2020 tarihli ve 2018/7209 Esas, 2020/7808 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davalı … karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece verilen gerekçeli karar ilamı, davalı …’ye kalemde tebliğ edilmiş ise de, kalemde yapılan tebligatın kime ve nasıl yapıldığı belli değildir. Bu nedenle, davalı …’a yapılan gerekçeli karar tebliğ usulsüz olup, Dairenin 02.12.2020 tarihli ve 2018/7209 Esas, 2020/7808 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verilerek, davalı …’ın karar düzeltme dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile, temyiz incelemesine geçildi.
Taraflara hukuki dinlenilme hakkının verilmesi Anayasal bir haktır. Anayasamızın 36. maddesine göre teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde de hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı içerisinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nin 27. maddesi hükmüne göre, “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.”Yine HMK’nin 118-186 maddeleri arasında yazılı yargılamanın tamamının ne şekilde yapılması gerektiği açıklanmıştır. Kanun’un 184. maddesinde “Hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir Mahkemece tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder” hükmü ve aynı Kanun’un 186. maddesinde “Mahkeme tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla 2 tarafı davet eder . Taraflara çıkartılacak olan davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde, davalı … adresi olarak “… . Mah. … Cad. … SK. … İş Merkezi no:12 …/…” gösterildiği, bu adrese yapılan dava dilekçesi tebliğ mazbatasının davalı adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, bunun üzerine davalının MERNİS adresine dava dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bahsi geçen tebliğ evrakı incelendiğinde, muhtara tebliğ yapıldığı, ancak davalının adreste bulunup-bulunmadığı, komşuya haber verilip verilmediği hususlarının tebliğ evrakında belirli ve okunaklı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. O halde Mahkemece yapılması gereken iş, az yukarıda da açıklandığı üzere hukuki dinlenilme hakkı gereği davalı …’a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğinin sağlanarak iddia ve savunmalar çerçevesinde bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi yanlış olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’nin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 02.12.2020 tarihli ve 2018/7209 Esas, 2020/7808 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.